İftira Gülşen’e bile sıçradı! Havuz medyası herkesi komplo teorisyeni yaptı!

Havuz medyası hiç usanmadan sırf birilerini iktidarda tutmak için olmadık şeyler yayınlayıp milletin aklını öyle bir karıştırdılar ki!

Havuz medyasının neredeyse tüm kanalları/gazeteleri bu suça ortaktır ama bazılarının günahı saymakla bitmez. Ne yaptılar? Hiçbir somut delil ya da ispat olmadan ipe sapa gelmez yollarla insanları-kurumları suçladılar ya da akladılar. Sonuç: delirmiş ve aklı komplo teorisinden gerisine çalışmayan, sürekli büyük resmi gördüğünü sanan küçük insanlar.

Bu deliliğin izlerini her yerde görüyorum. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı çok sevdiğim bir sinemacı olan Paul Thomas Anderson’ın yeni filmi Licorice Pizza’yı (tekrar) izlemek için Kadıköy’deki bir AVM sinemasındayım. Filme girmeden önce karnımı doyurmak için yemek alanından bir şeyler sipariş edip boş bir masaya oturuyorum. Hemen arkamdaki masada koyu bir muhabbet, adamın biri üniversite çağındaki iki genci kafalamış, onlara şeytanın bu dünyada hüküm sürmek için ABD’nin zengin ailelelerini kullandığını, hepsinin şeytanın hizmetkarı olduğunu, bunun nihai bir savaş olduğunu ve başka bir sürü saçma şeyi anlatıyor. Anlattıklarından emin, en ufak bir şüphesi yok.

Ne oldu bu insanlara? Ne oldu da ucuz korku filmi senaryolarını hayatlarının gerçeğine çevirdiler?

İşte havuz medyası burada devreye giriyor. Hiç usanmadan sırf birilerini iktidarda tutmak için olmadık şeyler yayınlayıp milletin aklını öyle bir karıştırdılar ki! Türk basını, devlet kanalları ya da özel televizyonlar. Hiçbiri hiçbir zaman dürüst haber yapmadı ancak günümüzde gelinen seviye bambaşka!

Bu yazıyı yazarken televizyonda A Haber açık. Önce Türk jetinin haberini yaptılar, ardından yerli otomobil Togg haberi geldi, son olarak da Karadeniz’de bulduğumuz doğalgaz haberi. Müjde üstüne müjde ama ne hikmetse hepsi de 2023’e yetişiyor.

Milli muharip uçağımız Hürjet’in haberleri bu ara arttı çünkü muhalif medya Rusya’dan S-400 füzelerini alarak çıkarıldığımız F-35 projesinden ettiğimiz zararı sorguluyor. Savunma sanayimizi asıl sıçratacak hamleyi kaçırdık, hava kuvvetlerimiz küçük komşu ülkelerimizden bile geriye düştü, üstelik S-400’leri de kurup aktif hale getiremedik. Ne anladık biz bu işten? O zaman söyleyelim havuz medyasına hemen yeni bir dolma hazırlasın, halk yutar ne de olsa!

Ülkeyi Dünya devi yapacak müjdeler ancak seçimden sonrasına yetişecek. O zamana kadar kol gibi elektrik ve doğalgaz faturalarına devam. “Yahu biz niye bu kadar fatura ödüyoruz” diyebilecek vatandaşın da aklını öyle bir karıştırmak lazım ki kafayı “faturam bu ay iki kat geldi” diye yormasın, büyük resmi görsün, o böyle sürünerek yaşarken aslında şeytana ve onun yeryüzündeki temsilcileri olan ABD’li aşırı zenginlere savaş açtığını sansın.

Herkese, her şeye çamur atıyorlar. Baş düşman İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve sürekli bir muhalefeti şeytanlaştırma çabası, CHP’den, İyi Parti’ye neredeyse tüm muhalif partileri HDP’ye (daha doğrusu PKK’ya) yakınlaştırma ve her gün vatan haini ilan etme projesini usanmadan sürdürüyorlar.

Azıcık muhalif olan sanatçı ya da şov dünyası ünlüleri de hedefte. Ömrü aşk şarkıları yazmakla geçmiş Sezen Aksu’ya, bilmem kaç ülkede yayınlanan maskeli bir dans yarışmasına dair komplo teorileriyle dolu yüzlerce haber yayınlamış durumdalar. Sokak hayvanlarına öfke saçıyorlar, hayvansevelere hayvanperest diye isim takmış dalga geçiyorlar. Sokak röportajcıları, konserlerinde dekolte kıyafetler giyen ünlü şarkıcı Gülşen bile bunlardan nasibini alıyor. Siyasete bulaşmamaya ant içmiş insanlar bile artık hedef tahtasında.

Akşamları yayınladıkları tartışma programlarında doz artıyor, birkaç saat önce mercimek çorbası içip stüdyoya gelmiş, reklam arasında da çiğ köfte lüpleten tipler, kadim medeniyetlerin çöküşünden, şeytanın yeniden dünyada yürümekte olduğundan bahsediyor, felaket tellallığı yapıyor. Dünya bitiyor, elektrik faturası kimin umurunda!

Aslında çok mutsuz, sevilmemişler. Bu yüzden de üretebildikleri şey sevgi ya da neşe değil. Kendi zihniyetleri dışındaki herkese düşmanlar.

Peki, her gün yüzlerce yalan, yorulmuyor mu çoğu yalan haberleri yapanlar, yayanlar ya da bu kadar güçlü bir manipülasyona maruz bırakılan sıradan yurttaşların akıl sağlığını koruma şansı var mı?

Hepimizi delirttiler ve bunun işe yaradığını biliyorlar. Dozu arttırarak devam edecekler. İşte o zaman geçim derdiyle iyice bunalan ama bu manipülasyona maruz kalan yurttaş cinnet geçirecek.

Hakkımızda hayırlısı…

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com