Medya Günlüğü
16 Tem 2018 13:39 Son Güncelleme: 24 Kas 2018 02:45

Hürriyet okur temsilcisinden Ayşe Arman'a eleştiri! "Amaç gazetecilik değilmiş..."

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, bugünkü köşesinde Hürriyet’in yazarı Ayşe Arman’ı eleştirdi.

Hürriyet okur temsilcisinden Ayşe Arman'a eleştiri! "Amaç gazetecilik değilmiş..."
Ayşe Arman’ın söyleşi yaptığı çay firmasının reklamında da yer almasına ve bunun gazete yayımlanmasına dikkat çeken Bildirici, “Her ne kadar o sayfanın kenarında ‘Bu bir ilandır’ yazılmamış olsa da anlaşılan o söyleşi, bu çay firmasının reklam kampanyasının bir parçasıymış. Söyleşi reklam için yapılmış yani. Amaç gazetecilik değilmiş...” ifadelerini kullandı.

Faruk Bildirici’nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Kelebek ekinde 7 Temmuz’da yayımlanan ‘Sosyal medya detoksu’ başlıklı sayfanın kenarında ‘Bu bir ilandır’ yazıyordu. Sayfada Ayşe Arman’ın psikolog Üstün Dökmen ile birlikte çay içip sohbet ederken çekilmiş bir fotoğrafı vardı.

Böyle bir reklam sayfasında Hürriyet yazarının fotoğrafının kullanılması şaşırtıcıydı. Daha önce böyle bir uygulamaya rastladığımı da hatırlamıyorum. Sayfayı okuyunca bağlantıyı anladım; Ayşe Arman, bu çay firmasının #Hayatı farket kampanyası çerçevesinde bir süre önce Üstün Dökmen ile söyleşi yapmış; bu söyleşiyi okuyan dört sosyal medya fenomeni de yüzyüze iletişimin önemini fark etmiş, ellerinde çay bardakları ile bu reklam için poz vermişlerdi.

Bir gazetecinin, şirketlerin reklam kampanyalarında rol almasının yanlışlığını daha önce defalarca yazmıştım. Ama bu kez dahası var. Bu ilandaki söyleşi, yine Kelebek’te 5 Mayıs’ta yayımlanmış. O söyleşinin sunuşunda da Ayşe Arman, bu çay firmasının adını vererek, ‘...kampanyasıyla, herkesi yüz yüze iletişime ...çağırıyor. Sizi bilmem ama ben bu çağrıyı ciddiye aldım ve hep tanışmak istediğim değerli bir büyüğümle tanıştım’ diye yazmış.

Her ne kadar o sayfanın kenarında ‘Bu bir ilandır’ yazılmamış olsa da anlaşılan o söyleşi, bu çay firmasının reklam kampanyasının bir parçasıymış. Söyleşi reklam için yapılmış yani. Amaç gazetecilik değilmiş...”