Kaan Urgancıoğlu bu dizide Yargı dağıtıyor!

Yargı dizisi, hikayesi, oyunculukları, rejisi ve temiz teknik işçiliğiyle dikkat çeken bir iş ancak Ay Yapım’ın çok sevdiği sürprizli hikâye anlatımı 140 dakikalık bir dizi anlatımı için fazla!

Ay Yapım imzalı yeni Kanal D dizisi Yargı, dün akşam ilk bölümüyle seyirci karşısına çıktı. Pazar akşamına eklenen son dizi halkası olan Yargı, özenli prodüksiyonuyla ve meraklandırıcı hikayesiyle seyircinin dikkatini çekmeyi başararak gecenin en başarılı dizisi oldu.

Pazar akşamı yayınlanan tüm dizilerden seyirci çalmayı başaran Yargı, hikayesi sünerek sıkıcılaşmaz ise bu sezonun tutan işlerinden biri olabilir ancak bu durum dizinin bir sürü sıkıntısı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Kaan Urgancıoğlu ve Pınar Deniz, Netflix dizisi Aşk101’den hatırlayacağımız bir ekran çifti. Yapımcılar onları yakıştırmış olmalı ki bu dizide de bir araya getirmişler. Dizi senaristlerimiz, “bütün aşklar nefretle başlar” lafına çok inanıyor olacak ki bu çiftimiz de olabilecek en kötü şekilde tanışıyor. Bir cinayet vakasıyla yolları kesişen Ilgaz (Kaan Urgancıoğlu) ve Ceylin (Pınar Deniz), katili bulma yolunda birlikte hareket etmek zorunda kalıyor ve bu durum ikisinin de hayatında geri dönüşsüz bir kırılma noktası yaratıyor.

Diziyi, Delibal, Bir Aşk İki Hayat gibi sinema filmlerini de çeken Ali Bilgin yönetiyor, senaryosunu ise Sema Ergenekon yazıyor. Ay Yapım dizilerinden alışık olduğumuz şekilde müzikler Toygar Işıklı’ya emanet edilmiş. Başroller dışında da güçlü bir cast çalışması var. Hüseyin Avni Danyal (Metin), Uğur Polat (Yekta), Mehmet Yılmaz Ak (Pars), Ali Seçkiner Alıcı (Zafer), Arda Anarat (Çınar), Ece Yüksel (İnci) gibi isimler dizide yer alıyor.

Yargı dizisi, hikayesi, oyunculukları, rejisi ve temiz teknik işçiliğiyle dikkat çeken bir iş ancak Ay Yapım’ın çok sevdiği sürprizli hikâye anlatımı 140 dakikalık bir dizi anlatımı için fazla! Ezel zamanlarını hatırlıyorum, bir sürü flashback ve twist’le dolu bölüm senaryosu 90 dakikada seyircinin gözünü alacak şekilde çekilip kurgulanabiliyordu. Şimdi buna bir 50 dakika daha eklendi.

Bu 140 dakikalık (ve bazen daha da fazla) bölüm süreleri pür dikkat izlenmesi gereken hikayeleri etkileyici olmaktan çıkarıp yorucu yapıyor. Yine bir Kanal D dizisinden örnek vereyim; Baht Oyunu’nu izlemeyi yarım saat bırakıp geri dönseniz olay takibinden çıkmazsınız ama Yargı’da o yarım saat içinde anlamanız ve ilerleyen bölümlerde ilişki kurmanız gereken pek çok şey oluyor. Peki, bu durumda seyirci ne yapıyor? En rahat izleyebileceği şeye kaçıyor. Dün akşam ikinci bölümü yayınlanan İçimizden Biri aslında öyle bir dizi ama o kadar ırkçı bir senaryosu var ki izlerken gurur duymak yerine utandırıyor. Bu da Yargı’nın şansı olsa gerek.

Bunlar dizi sektörünün genel sorunları deyip görmezden gelebiliriz ama Yargı’nın hikayesi bu sebeple parçalanıp başka bir şeye dönüşebilir. Son Yaz dizisinde de öyle olmuştu. Bir hukuk dizisi gibi başlayan Son Yaz, birkaç bölüm sonra asıl hikâyeyi terk edip aile çatışmalarını ve genç aşklarını merkezine koymuştu. Sebep yine aynı; seyirci bu olay örgüsünü takip edemiyor!

Yargı’da da Ilgaz ve Ceylin’i bekleyen son bu gibi görünüyor. Bugün katili merak edeceğiz, 4 bölüm sonra Ceylin Ilgaz’ın aşkını kalbine mi gömecek diye soracağız. Bu ara Ay Yapım dizilerinde, havalı karakter adları modası devam ediyor. Ilgaz… Ceylin… Yok mu hiç Ahmet- Mehmet, Hatice-Zeynep?

Gelelim dizinin en önemli sorununa… Bu bir hukuk dizisi en azından öyle başladı ancak hukuksal açıdan pek çok maddi hata içeriyor. Senaristler bu konuda, dramatik etkiyi arttırmak için ülkemizin adli şartlarından uzaklaşıp daha Hollywood klişesi ortamlar ve durumlar yaratmışlar. Savcıya diklenen genç avukat epey fantastik bir şey, o kadarını diyeyim!

Seyirci buna takılmak yerine dizideki bazı karakterlerin ağzından çıkan cinsiyetçi repliklere takılmış ama var böyle düşünen insanlar, senaristin onları da konuşturması lazım. Bölümün bir yerlerinde Hüseyin Avni Danyal’ın canlandırdığı Komiser Metin karakteri, “Nereden buldun bu avukatı, kadın başına ne becerecek?” diyor. Buna takılmış herkes ama o karakterin cümlesi dizinin doğrusudur demek değil ki. Politik doğruculukla senarist pataklamak bence yanlış!

Ben de bu yazıyla Yargı dizisi için yargı dağıtmış gibi oldum ancak seyircinin ruh hali dizi reytinglerini eskisinden daha fazla izliyor. Ulusal kanallarda yayınlanan yerli diziler aynı formüllere sıkışmış durumda ve bu izlenmelere yansıyor. Dizi sürelerinden başlayarak çareler üretmek gerek yoksa seyirci tamamen dijital platform işlerine yönelecek. Yargı da 60 dakikalık bir dijital platform dizisi olmalıymış esasen. O zaman öve öve bitiremezdik. Bakalım ulusal kanaldaki macerası nasıl devam edecek? İyi seyirler…

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com