Medya Günlüğü
11 Mar 2020 14:56 Son Güncelleme: 11 Mar 2020 15:06

Habertürk'ün ünlü yazarı köşesinden açıkladı! 2 aydır virüsle cebelleşiyormuş!

Korona Türkiye'ye yeni girdi ama Habetürk yazarı Sevilay Yılman 2 aydır bu virüsle müdadele etmek için çaba sarfettiğini söyledi.

Habertürk'ün ünlü yazarı köşesinden açıkladı! 2 aydır virüsle cebelleşiyormuş!

Oğlunun Fransa'da olduğunu ve ordaki maske bulamadığı için internetten sipariş ederek 156 dolar ödediğini söyleyen Yılman, "Avrupa’nın göbeğinde yaşayan bir evlat sahibi olarak yaşadığım tecrübelerden hareketle söylüyorum… Türkiye koronaya karşı gerçekten çok iyi direndi." dedi.

İşte Sevilay Yılman'ın "Koronavirüse 156 dolar ödemiş biri olarak yazıyorum…" başlıklı o yazı:

Sezar’ın hakkı Sezar’a…

Eğer bu bela…

90 gün evvel Çin’de insanlığın başına musallat olan ve bir çırpıda dünyanın birçok yerine sıçrayan bu virüs Türkiye’ye henüz girdi ise…

Bunun en büyük nedeni virüs ilk çıktığı andan bu yana aşırı tedbirler alan Sağlık Bakanlığı’nın titiz çalışması sayesindedir.

Biliyorum şimdi bazıları bakanlığı övdüğüm bu ifadelerim üzerine abuk subuk bir sürü şey yazıp çizecek.

Hiç önemli değil!

Kim ne yazarsa yazsın, ben gördüğüme ve yaşadığıma bakarım.

Korona Türkiye’ye henüz dün gece girmiş olabilir ama ben neredeyse 2 aydan fazladır bu virüsle cebelleşiyorum…

Bu virüse nasıl direnirim ve bu virüsle nasıl başa çıkarım diye kendimi parçalıyorum!

Çünkü benim evladım…

Hayatım, her şeyim, yaşama NEDENİM biricik oğlum Fransa’da…

Ve Çin’den sonra virüsün ilk görüldüğü ülkelerden biri olan Fransa’nın Bordeaux şehrinde yaşayan canımın parçasından hemen her gün şu cümleleri duyuyordum; “Anne çok korkuyoruz! Çinlilere karşı ben dahil herkesin acayip bir mesafesi var. Maske kalmadı. Marketlerde dezenfekte ürünleri sıfır. Millet birbirine yaklaşmıyor. İnsanlar toplu ulaşım kullanmak yerine gideceği yere bisikletle ya da yürüyerek ulaşımı sağlamayı tercih ediyor. O nedenle siz çok şanslısınız! Türkiye bu konuda inanılmaz! Burada herkes Türkiye’yi konuşuyor. Çünkü enteresan her yerde var ama gerçekten Türkiye’de yok bu virüs!”

Bakın bunları laf olsun diye yazmıyorum.

Avrupa’da aylardır öyle bir panik var ki!

İnsanlar başının çaresine bakmak için kendini parçalıyor.

Mesela Deniz yani oğlum maskeyi eczane veya marketlerde bulamadığı için internetten sipariş etti ve bunun için tamı tamına 156 Amerikan doları ödedik.

Ödedik diyorum çünkü kullandığı kredi kartı benim kartım.

Neyse uzatmayayım…

Dün gece Bakan Fahrettin Koca kamuoyunun önüne çıkıp, “Ülkemizde de artık bir koronavirüs tespit edilmiştir” açıklaması yapınca…

Önce oğluma, Deniz’ime;

“Nazar ettin. Al işte bizde de çıktı!” diye mesaj attım…

Nasıl bir algı oluşmuşsa o yakalarda artık, Türkiye ve korona ilişkisi ile ilgili…

İnanamadı.

“Yanlış teşhis konulmuştur. Korona değildir o” filan dedi...

Düşünün… Ben Türkiye’nin de artık bu gerçekle tanıştığını ispat için Bakan Koca’nın gece yaptığı açıklamalarını yolladım oğluma ve bu virüsün artık Türkiye’ye de giriş yaptığını ispat için epeyce çalıştım bir zaman.

Sonra da tabii tersi durum yaşanmaya başladı.

Korona ile mücadelede benden daha deneyimli oğlum yağdırdı bütün bildiklerini.

Özetle…

Avrupa’nın göbeğinde yaşayan bir evlat sahibi olarak yaşadığım tecrübelerden hareketle söylüyorum…

Türkiye koronaya karşı gerçekten çok iyi direndi.

 

Yazının tamamını okumak için tıklayın