Televizyon
05 Mar 2015 11:20 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 17:06

Habertürk yazarını şaşkına çeviren mektup; Reklamdaki kız içiyor ben de içeçeğim!

Habertürk yazarı okurundan gelen ilginç bir maili köşesine taşıdı.

Habertürk yazarını şaşkına çeviren mektup; Reklamdaki kız içiyor ben de içeçeğim!
Gazete Habertürk yazarı Mustafa Doğan televizyonlarda yayınlanan 'Kamu Spotu'na dikkatleri çekti.

Okuyucusundan gelen bir mektubu köşesine taşıyan yazar sigara bırakma kamu spotunun çocukları nasıl etkilediğini yazdı. 

Doğan ayrıca geçtiğimiz aylarda internete taşınan Kanal D'nin dizisi 'Ulan İstanbul'un internette kaç kişinin para ödeyerek izlediğini kaleme aldı.

İşte Habertürk yazarının o yazısı...

‘BU KAMU SPOTU yayından kaldırılmalı’


Pazartesi günü bir okurumdan ilginç bir mail aldım. Son dönemde ekranda sıkça yayınlanan bir kamu spotundan şikâyet ediyordu.
“Sigarayı acilen bırakman gerek” sloganıyla tüm kanallarda ‘zorunlu yayın’ olarak ekrana gelen bu kamu spotuna mutlaka siz de denk gelmişsinizdir.
Kısaca hatırlatayım; 4-5 yaşlarında bir kız çocuğunu muayene eden doktor, çocuğa “Sigarayı acilen bırakman gerek” diyor ve hemen ardından kızın annesiyle babasına bakıyor. Onlar da mahcup bir ifadeyle başlarını öne eğiyor.
O sırada dış sesten şu cümleler duyuluyor:
“Sigara, sadece sizin hayatınızı tehdit etmez. Tütün dumanına maruz kalan çocuklarda astım ve ağır solunum yolu hastalıkları görülme oranı, diğer çocuklara oranla çok daha yüksektir. Çocuklarınızın yanında sigara içilmesine asla izin vermeyin.”
Yeşilay ve Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle çekilen bu spotu aslında verdiği mesaj itibarıyla başarılı bulmuştum.
Ancak Selma Aydın’ın dikkat çektiği nokta, fikrimi değiştirdi.
Selma Hanım, özetle şunları yazmış:
“5 yaşındaki kızım Beyza, bugün sigara içmek istedi. Neden böyle bir isteği olduğunu sorduğumda beni çok şaşırtan bir yanıt verdi. ‘Reklamdaki o kız sigara içiyor, ben de içeceğim’ dedi. Bahsettiği reklam, Yeşilay ve Sağlık Bakanlığı’nın logosuyla yayınlanıyor. İzleyince, Beyza’nın reklamda gördüğü o çocuğun gerçekten sigara içtiğini düşünmesine şaşırmadım. Çünkü doktor, ‘Sigarayı bırakman lazım’ cümlesini kıza bakarak söylüyor. Böyle imalı bir mesajı kızımın anlayabilmesi çok zor. Reklam çekilirken bu konu hiç düşünülmemiş mi, uzmanlara hiç danışılmamış mı, merak ediyorum.”
Mail’i okuyunca, reklamı bir de çocuk gözüyle izledim ve Selma Hanım’a hak verdim.
Konuyla ilgili Çocuk Psikolojisi Uzmanı Pedagog Sevil Yavuz’la da görüştüm.
Sevil Hanım’ın yorumu şu oldu:
“Kamu spotu, sigaranın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek için hazırlanmış. Aslında yetişkinler için çok etkili bir mesaj olmuş. Ancak soyut düşünme becerisine sahip olmayan, ‘ima’yı anlamayan çocuklar tarafından yanlış algılanabileceği göz ardı edilmiş. Somut düşünen küçük çocuklar, kamu spotundaki küçük kıza ‘Sigarayı acilen bırakman lazım’ diyen doktoru duyunca, kızın gerçekten sigara içtiğini ve bırakması gerektiğini düşünecektir.”
Yavuz, görüşmemizde kamu spotlarının çocuk psikolojisi uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini özellikle vurguladı.
“İyi niyetle hazırlanan videolar, bazen bu durumda olduğu gibi küçük çocuklara kötü örnek olabiliyor. Bu nedenle çocukların izlediği saatte yayınlanan kamu spotlarının, hazırlanırken mutlaka çocuk psikolojisi uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekiyor” diyen Sevil Yavuz’a göre bu kamu spotu küçük çocuklar tarafından yanlış anlaşılmaması için acilen yayından kaldırılmalı.
Yetkililere duyurulur...

ULAN İSTANBUL’U kaç kişi parayla izledi?

BİLİYORSUNUZ, ‘Ulan İstanbul’ Kanal D’nin aldığı radikal kararla televizyon dünyasında bir ilke imza attı. Dizi, iki hafta önce internette yayınlanmaya başladı. Süresi 45 dakikaya indirilen ve bölüm başı 1.99 TL’ye izlenebilen dizinin ilk iki bölümü, sponsor desteğiyle ücretsiz olarak izleyiciyle buluştu ve milyonla ifade edilen rakamlara ulaştı.
Peki, önceki akşam yayınlanan ‘paralı’ bölümü kaç kişi satın alıp izledi dersiniz? Sadece 23 bin kişi. Yayın hayatına devam edebilmesi için her bölümünün ortalama 200 bin kişi tarafından izlenmesi gereken dizi için sadece 23 bin kişi para ödedi.
Oysa ‘Ulan İstanbul’un attığı adım dizi sektörü açısından çok önemliydi ve mutlaka desteklenmeliydi. En büyük desteği de dizilerin uzunluğundan, yayından kaldırılmasından şikâyet eden oyuncular ve izleyici vermeliydi. Ama iş taşın altına elini koymaya gelince ne oyuncular ücretlerinde indirime gitmeye yanaştı ne de izleyici para vermeye. Şimdi kim suçlu? Risk alıp diziyi yayınlayan Kanal D yönetimi mi, oyuncular mı, izleyici mi? Bu arada dizinin yayından kaldırıldığı haberleri doğru değil. Kanal D’nin elinde 3 bölüm daha var ve bu bölümleri yayınlayıp ona göre karar verecekler. Yani hâlâ daha ufak da olsa ‘Ulan İstanbul’ için bir şans var.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız