Fox TV’ye aynı diziyi iki kez satmışlar!

Elimizde hepi topu 4 adet yaz dizisi var hepsinin bu kadar birbirine benzemesi bir tek beni mi üzüyor?

Gençliğim Eyvah, Bay Yanlış, Sen Çal Kapımı ve Çatı Katı Aşk… Bu yaz başlayan tüm dizilerin ilk bölümlerine yazı yazdım. Sonraki bölümlerini de izledim ve gördüm ki, Fox TV’ye aynı diziyi iki kez satmışlar!

Bay Yanlış ve Sen Çal Kapımı’dan bahsediyorum. Bay Yanlış’ın yapım firması: Gold Yapım, dizinin senaryosu Aslı Zengin ve Banu Zengin’e ait. Sen Çal Kapımı ise bir MF Yapım projesi, bu diziyi Ayşe Üner Kutlu yazıyor.

Fakir kızların zengin erkekleri, bir tarla kuşu edasıyla kendi onurlarından-gururlarından gram taviz vermeden aşık etme fantezilerini içeren bu iki dizinin ikinci bölümlerinin ortak bir özelliği var, ikisinde de evlilik yaşına gelmiş zengin ve yakışıklı bir hayta var ve annesini oyalayabilmek için bir şekilde tanıştığı kızdan (kız fakir) kendisinin sevgilisi ya da nişanlısı rolünü yapmasını istiyor. Bay Yanlış’ta anne ile tanışma merasimi içeren bölüm geçtiğimiz Cuma yayınlandı. Sen Çal Kapımı’da da bu Çarşamba izleyeceğiz.

Buradan yola çıkarak, ilerleyen bölümlerde yatsıya kadar yanacak mumu söndürmemek için atılan taklaları ve yalanla dolandırılan insanların şaşkınlıklarını izliyor olacağız. İki dizi de giderek aynı dairede daralmaya başlayacak. Pardon ama kanaldan hiç kimse, “yahu bu dizilerin senaryosu aynı niye ikisini de biz yayınlıyoruz” demiyor mu?

Elimizde hepi topu 4 adet yaz dizisi var hepsinin bu kadar birbirine benzemesi bir tek beni mi üzüyor? Anlı şanlı senaristlerin bu dizileri izleyenlerin soğan soyarken yazabileceği kadar kolaycı senaryolara yönelmesinin sebebi ne?

Senaristler Z kuşağını Okuyamıyor!

Öyle, “size Yeşilçam tadı getirdik” demekle olmuyor. X, Y derken geldik Z kuşağına… Şımarık sevgililerin evcilik oyunu oynayıp herkesi kandırdıkları zamanlar çoktan geçti, toplumun dinamikleri ve değer yargıları değişti. Z kuşağının en büyük özelliği ise, ailelerine hesap vermek zorunda hissetmiyor oluşları, haliyle ortada idare edilecek bir durum ve söylenecek bir yalan da olmuyor.

Bu çocuklar hayatı bildikleri gibi yaşıyorlar, bizden çok daha cesur ve yalandan uzaklar ama bizim senaristler bu değişimi tamamen ıskalıyor. Bundan 20 yıl öncesinin marjinal figürleri artın normal bireyler sayılıyor ama biz ne izliyoruz. Kocaman adamlar anneleri rahat etsin diye, kollarına yalandan sevgili takıp tanıştırmaya götürüyorlar. Bunu izleyen gençler de “iyi ama neden böyle yalanlar söylüyorlar ki” diye merak ediyorlar. Töre dizilerindeki hanım ağalar bitti şimdi de rahatlatılması gereken şehirli anneler başladı.

Dizi senaristleri yaratıcılığı tamamen bir kenara koyarak 70’lerin Yeşilçam romantik komedilerinin abartısını günümüze taşıyorlar. Bize 50 yıl öncesinin olaylarını ve durumlarını yeniden izletiyorlar ama ne o ebeveynler ne de o çocuklar kaldı. 19 yaşındaki oğlum saçını uzatıyor, al koy bir Heavy Metal grubuna, sırıtmaz. Bana sormadı, onaylamamı beklemedi. Artık herkes kendi hayatını yaşıyor. Dizi senaristleri de biraz çıkıp sokakta dolaşsın, karakterleri Yeşilçam’dan kopyalamak yerine hayatın gerçeğinden alsın derim.

Ayrıca sosyal medya çağındayız, analar-babalar artık çocuklarını Facebook’tan, Instagram’dan, Twitter’dan stalklayarak kiminle beraber, nereye gitti, ne yedi, ne zaman uyudu. Hepsini biliyorlar. Devir değişti, ebevenyler de öyle… Dizide taktın kızı koluna gittin annenin yanına, sana sormayacak mı, “oğlum sizin niye Insta’da birlikte fotoğrafınız yok, Facebook ilişki durumun niye hala aynı” diye…

Dizilerdeki “yalan aşklar” çocukları etkiler mi?

Bir de işin pedagojik tarafı var. Çocuğu henüz küçük arkadaşlarım var, bu “yalan söyleme” konusunda çok dikkatliler, çocuklarına örnek olarak yaşıyor ama ne fayda! Bizler evlatlarımızı koruyup kollarken televizyondaki tüm dizilerde esas oğlanlar ve esas kızlar en yakınlarına dahi yalan söylüyor. Bay Yanlış, Sen Çal Kapımı, Çatı Katı Aşk… Yalan söylemek ilk fırsatta başvurulması gereken bir çare gibi gösteriliyor. Bunun hem modası geçti hem de tehlikeli. Bu dizileri çocuklar da izliyor, çocuk bunları rol model aldığında ne olacak?

Bakın, herkes istediği diziyi izler, sever. Bir yerden sonra laf söylemek kimsenin haddi değil ama çocuğunuzu yetiştirmekle ilgili endişelenen bir ebeveyn iseniz size basit bir tavsiyem var. Evladınızı bu dizilerden uzak tutun. Buradan öğreneceği tek şey, tek ayak üstünde yüzü bile kızarmadan kırk tane yalan uydurmak olacaktır.