Fatma Girik’i kaybettik; Menekşe gözler kapandı!

Herkesin en kötü filmde en ufak rolde oynamak için kırk takla attığı dönemde meşhur bir sinemacıya “hayır” diyen kadındır Fatma Girik.

Yine aynı cümleyi kuruyorum ama ötesi yok; gitti yine yeri dolmayacak olan.

En sevdiğim Yeşilçam melodramı 1969 yapımı Menekşe Gözler'dir. Bu filmde kötü adam/kadın yoktur. Klasik Yeşilçam senaryolarının aksine hikayenin kahramanları birbirlerini doğru anlamaktadır.

Bundan nasıl bir aşk hikayesi çıkar dersiniz ama Safa Önal'ın kalemi ve Atıf Yılmaz'ın rejisi ortaya mendil ıslatan harika bir film çıkarır. Sadri baba nefis oynar. Fatma Girik tüm masumiyeti ve onu görenin aşık olacağından emin olduğunuz gözleriyle oynamaktadır. Asıl mesleği oyunculuk olmayan Erol Büyükburç bile bu filmde bir başkadır.

Yukarıda saydığım harika insanların sonuncusunu dün kaybettik. Filmde, Sadi’nin (Sadri Alışık) evini açtığı kız ortadan kaybolduğunda Sadi ve Erol (Erol Büyükburç) onu aramaya çıkarlar, "adı Serap'tı galiba..." der Sadi. Sevdiği kadının adını sormamıştır bile ama onunla tesadüfen karşılaşan Erol ilk iş ismini sorar, kız cevaplar, "Mehtap..."

Menekşe Gözler’deki Mehtap artık yok ama varken onca güzel şey yaptı, öyle doğru bir hayat yaşadı ki filmleriyle yaşayacak. Hoş, filmleri olmasa bile hatırası yeterdi. Bana göre 4 yapraklı yoncanın en güzel yaprağıdır Fatma Girik.

Yıl 1985, Fatma Girik 42 yaşında, o sırada İzmir’de ve kendisine uzatılan mikrofonlara, “Nikahsız aşkın daha uzun ömürlü olduğunu Memduh’la kanıtladık. Başarılarım aşkımın meyvasıdır” diyor.

Menekşe gözleriyle kocaman bakarak, evlilikle ilgili soruları hiç çekinmeden cevaplar, “Nikah da neymiş? Memduh ve ben hayatımızdan çok memnunuz. Nikahta keramet olduğuna da inanmıyoruz. Yıllardır hiçbir olay bizi ayıracak kadar önemli olmadı. Hem sinema hem de sahnede elde ettiğim başarı aşkımın meyvesidir. Mutluluk var, huzur var, aşkın ise en güzeli var. Niçin nikah şart olsun” diye ekliyor ve öyle de yapıyor.

Kendi doğrusunu, eğmeden yaşayan insanlara hayranım. Bir erkeğe yaslanmadan ama sırt sırta vererek yaşadı. Güçlü kadın kimdir diye sorarsanız, Metin Erksan’ın filminde oynadığı Kadın Hamlet rolü tam da onun karakterini gösterir. Teslim olmaz, geri çekilmez, yapar, yıkmaz.

Yaygın ama yanlış bir düşüncedir; Fatma Girik’i hayat arkadaşı Memduh Ün yaratmamıştır. O sinemaya figüranlıkla başlayan, setlerde yıllarca sürünen ama haksızlığa da direnen ve sömürüye izin vermeyen güçlü bir karakterdi. Altyazı dergisine verdiği röportajda aynen şunları der; “Memduh, Antalya’da çekeceği bir film için beni çağırdı. Bir sürü artist çağırmış, kimse gitmemiş “Bir de şuna bakalım, belki oynatırız” demiş. Yazıhanesine gittim. Ayaklarını masaya koymuş: “Biz film yapacağız. Senin gibi bir kız arıyoruz, şu kadar para vereceğiz, evet mi hayır mı?” dedi. “Hayır” deyip çıktım.”

Herkesin en kötü filmde en ufak rolde oynamak için kırk takla attığı dönemde meşhur bir sinemacıya “hayır” diyen kadındır Fatma Girik.

Fatma Girik büyük bir değer ve bu yüzden de çok büyük bir kayıptır. Sadece bir film yıldızı olarak değil, bir toplum insanı olarak da mücadele ve hizmet etmiştir. Belediye başkanlığı sırasında açtığı kadın sığınma evi çaresiz bir sürü kadına yuva oldu. Her şey bittikten sonra bile durmadı Fatma Girik, hiçbir şey yapamıyorsa, kocaman arabasına mahallesinin çocuklarını doldurup okula bırakıp alıyordu. Şoför Nebahat sadece bir rol değildi.

Oynadığı rollerle ve Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin kadınına yakışır rol modelliğiyle gönlümüzün tahtındadır ve inmeyecek. O ki ölümüyle Cüneyt Arkın’ı bile hüngür hüngür ağlatmış ve bizim yüreğimizi de paramparça edip geçmiştir.

56 yıllık hayat arkadaşını kaybettikten sonra, 'Son yılımız hastanede geçti, 12 ay hastanede yoğun bakımdaydık, onu gidip her gün öptüm, Memduh kalk, hava çok güzel, balkonda kahvaltı yapacağız diye konuştum ama kalkamadı' demiştin ya hani, bu sabah kavuşur ve birbirinizin gözünün içine bakarak yapabilirsiniz umarım o kahvaltıyı.

Fatma Girik için yazılacak çok şey var ama ne yazsak yetmez; Menekşe gözlerine bakmaya doyamadığımız, rahat uyu yerinde.

MURAT TOLGA ŞEN

Twitter.com/murattolga