Medya Günlüğü
30 Tem 2017 12:23 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 23:01

Fatih Altaylı'dan Hürriyet yazarlarına 'Hüseyin Gülerce' çağrısı: Uğraşmayın, anca ortaya karışık olur!

Fatih Altaylı Habertürk'teki köşesinden Hürriyet yazarlarına seslenerek "Uğraşmayın Gülerce'yle. Ondan kimseye yar olmaz. Olsa olsa ortaya karışık olur" dedi.

Fatih Altaylı'dan Hürriyet yazarlarına 'Hüseyin Gülerce' çağrısı: Uğraşmayın, anca ortaya karışık olur!
Hürriyet yazarları Ahmet Hakan, Mehmet Yılmaz ve Akif Beki'nin Hüseyin Gülerce yazılarının ardından bugün Habertürk yazarı Fatih Altaylı'dan bir yazı geldi.

Hüseyin Gülerce'nin zamanında "cemaatin sözcülüğünü" yaptığını iddia eden Altaylı, "Bu Hüseyin Gülerce’ler her zaman vardır. Dün Gülenciydi, bugün Gülen karşıtı. Yarın Gülen’in yeniden güçlendiğini görse koşa koşa yeniden Gülenci olur. “Cemaati korumak için onların yanına geçmiş gibi göründüm.
Benim gönlüm hep hocaefendiyleydi” der. Demezse yüzüme tükürün" ifadelerini kullandı.

İşte Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısından "Hüseyin ‘Gülence’yi nasıl bilirsiniz?" başlıklı bölüm:

HÜRRİYET Gazetesi’ndeki yazar dostlarımız kafayı Hüseyin Gülerce’ye takmış vaziyetteler.

Hüseyin Gülerce’yi tanıyorsunuz herhalde.

Cemaat’in “makbul” olduğu dönemlerde The Cemaat’in “yüzü”ydü.

Ya da kendini öyle lanse ediyordu.

Gülen Cemaati adına ahkâm kesilecekse Gülerce keserdi.

Fethullah Gülen’den bir mesaj varsa Gülerce açıklardı.

Gülerce’nin “Cemaat benim” havası bastığı dönemlerdi.

Söylemlerine bakan onun Fethullah Gülen’in sözcüsü, sağ kolu, her şeyi olduğunu zannederdi.

Öyle miydi, değil miydi bilinmez, ama böyle algılanmaktan bir rahatsızlığı yoktu.

Gülenciler “The Cemaat”se, Gülerce için de “He is the Cemaat” demek mümkündü.

Böyle bilinmekten de keyif alırdı.

Öyle ki, ben Hüseyin Gülerce’ye “Hüseyin Gülence” lakabını takmıştım.

Çünkü “Gülence” konuşurdu hep.

Sonra 17-25 Aralık süreci başladı.

O güne kadar “Mr. Cemaat” olan Gülerce birdenbire Cemaat’le arasına mesafe koydu.

En azından öyle görünmeyi başardı.

Cemaat’in görünürdeki “karakutusu” birdenbire “sütten çıkmış ‘ak’ kutu” haline geldi. “Cemaat hata yaptı, Cemaat yanlış yaptı, ben onları tanımamışım, yanlış tanımışım”, Gülerce’nin yeni mottosu oldu.

Hürriyet’teki arkadaşlar da şimdi buna takılmışlar.

Dün Mehmet Yılmaz, Ahmet Hakan ve Akif Beki, Gülerce’ye, “Bu kadar da kolay sıyrılamazsın” demişler.

Haklılar mı?

Kâğıt üzerinde haklılar.

Çünkü Cemaat’in karakutusu asla kutuyu açmadı.

Çok iyi tanıdığı ve bildiği kesin olan “imam” listelerini vermemiş olmalı ki, 15 Temmuz felaketi başımıza geldi.

Ancak Hürriyet yazarları da, bugün

Gülerce’ye kucak açanlar da bir şeyi unutuyorlar.

Bu Hüseyin Gülerce’ler her zaman vardır.

Dün Gülenciydi, bugün Gülen karşıtı.

Yarın Gülen’in yeniden güçlendiğini görse koşa koşa yeniden Gülenci olur.

“Cemaati korumak için onların yanına geçmiş gibi göründüm. Benim gönlüm hep hocaefendiyleydi” der.

Demezse yüzüme tükürün.

Allah göstermesin ama bir gün öyle bir şey olursa “Fatih söylemişti” dersiniz.

O yüzden uğraşmayın Gülerce’yle.

Ondan kimseye yâr olmaz.

Olsa olsa ortaya karışık olur!