Medya
15 Eyl 2021 18:13 Son Güncelleme: 15 Eyl 2021 18:16

Fatih Altaylı uyardı! 'Umarım bu kitabı Diyanet İşleri Başkanı görmez!'

Emine Erdoğan’ın hazırladığı Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı kitabını okuyan Fatih Altaylı, ‘denizden çıkan kabuklu canlıların yenmesi haram’ fetvasını veren Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a göndermede bulundu.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Emine Erdoğan’ın hazırladığı Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı kitabıyla ilgili, Diyanet İşleri Başkanlığı’na flaş bir soru yöneltti.

 "Asırlık tarifler, günlük fetvalar" başlıklı yazısında Diyanet İşleri Başkanlığı'nın midye gibi kabuklu deniz ürünlerini haram olarak sayan fetvasını hatırlatan Fatih Altaylı, "Diyanet Emine Hanım'ın kitabını görse o fetvayı verebilir miydi?" diye sorup cevabını da verdi.

 İşte Altaylı'nın yazısının ilgili bölümü:

 Cumhurbaşkanlığı Sarayı kitap atağına kalktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası ile çıkan “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” adlı kitaptan sonra eşi Emine Erdoğan da hazırlandığını 1 yıl önce duyurduğu bir kitabı tanıttı: Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı. Emine Erdoğan kitabı yazmamış, yazılmasını sağlamış, hamilik etmiş.

 Bayağı güzel bir yemek kitabı olmuş ama umarım Diyanet görmez!

 Hazırlayanların da ellerine sağlık bayağı güzel bir yemek kitabı olmuş. Asırlığını bilemem ama yemek işinden biraz çakozlayan biri olarak tarifleri beğendimi söyleyebilirim. Ancak umarım Diyanet İşleri Başkanımız kitabı görmez. İnşallah kendisine bir adet hediye etmezler.

 Diyanet'in 'haram' dediklerinden çok güzel tarifler var

 Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı bu kitaptan hiç memnun olmaz. Nedeni şu. Kitapta deniz ürünleri ile yapılmış gayet güzel tarifler de yer alıyor. Hani şu Diyanet’in "haram” ilan ettiği deniz kabuklularından yapılmış.

 Kitaptan sonra olsa 'afiyetle yiyebilirsiniz' fetvası mı verirlerdi?

 Şunu merak ediyorum aslında. Diyanet İşleri’nden deniz ürünleri ile ilgili fetva bu kitaptan sonra istenmiş olsa idi yine de “Deniz kabukluları haramdır” diyebilirler miydi! Yoksa buradaki fetvaları “Afiyetle yiyebilirsiniz. Her derde deva batna ciladır” mı derlerdi."

Yazının tamamını okumak için tıklayınız