Medya Günlüğü
12 Kas 2020 11:52 Son Güncelleme: 12 Kas 2020 12:04

Erdoğan'ın eski danışmanı dikkat çekti: Berat Albayrak Resmi Gazete’ye nasıl geçti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan Karar yazarı Akif Beki, Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifa eden Berat Albayrak’la ilgili dikkat çeken Resmi Gazete ilanını paylaştı.

Google Haberlere Abone ol

Beki’nin köşesinde paylaştığı Resmi Gazete ilanında, Berat Albayrak’ın istifası için "Af talebi kabul edildi" ifadesinin yer aldığı görüldü.

Resmi Gazete’de Albayrak’ın istifasının kabulü için kullanılan dilin dikkat çekici olduğunu söyleyen Beki, “Resmi Gazete'ye de bu kalıpla taşınmasının, özel bir kastı ve anlamı olmalı” dedi.

İşte o ilan:

 

Akif Beki’nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasındaki ifadelerle örtüşünce, Resmi Gazete'deki dil dikkatlerden kaçmış olabilir. 

Sanki haberi veren gazeteler, açıklamaya istinaden öyle sunuyormuş, resmiyete o şekilde geçmemiş gibi. Bir yanılsamayla algıladı çoğu kimse. 

Oysa ortada; ayrı başlık açmayı, başlı başına haber olmayı gerektirecek sertlikte, görülmemiş bir tavır var. 

Berat Albayrak'ın ayrılışı, Resmi Gazete'ye de ‘Af talebi kabul edildi’ diye geçirilmiş meğer. 

Lütfi Elvan'ın Atama Kararı'nda yer alıyor. 

‘Berat Albayrak'tan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Lütfi Elvan atanmıştır’ denmemiş. 

‘Görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Berat Albayrak'tan boşalan...’ şeklindeki kalıp ifade tercih edilmiş. 

Kamuoyuna yapılan açıklamadaki vurgu, resmi atama kararında da aynen tekrarlanmış. Zihinlere çakılmak, kazınmak istercesine... 

Merkezi sistemle yayın yapan medyada böyle yansıtılması anlaşılabilirdi. Kamuoyuna mesaj veriliyor neticede. 

Fakat Resmi Gazete'ye de bu kalıpla taşınmasının, özel bir kastı ve anlamı olmalı.  

Aynı mesajın, devlet bürokrasisine ve kayıtlarına da verilmek istendiğini gösteriyor. 

Bir örnekle kıyaslarsak... 

İçişleri Bakanı Soylu, reddedilen istifasında, milleti ve Cumhurbaşkanı'nı sıkıntıya sokan bir uygulamanın sorumluluğunu üstlenmişti.  

Cumhurbaşkanı'nın, göreve layık görerek kendisine duyduğu güvene müteşekkirdi. Ve emanete kazara halel getirmiş görünmenin üzüntüsüyle 'bağışlanma' diliyordu. 

Yani Soylu'nun istifası, güvene ihanet şüphesini bile kaldıramama gerekçesine dayanıyordu. 

Soylu bu siyasi adap ve özeni sergilerken, aile bağına rağmen Albayrak'ın ihmal etmesinin doğurduğu bir sonuç galiba. 

Albayrak'ın ayrılma açıklaması, göreve getirmesinden dolayı Cumhurbaşkanı'na bir minnet ve şükran duygusu içermiyordu.  

Bilakis, ‘At izi it izine karıştı, Hak ile batılı ayırt etmek zorlaştı’ gibi ağır bir suçlamayla görevi bırakıyordu. Rahatsızlığına yol açan sebepleri kamuoyuna şikayet mahiyetindeydi. 

Cumhurbaşkanlığının ‘Af talebi kabul edildi’ ısrarı, af gerektiren 'güvene ihanet' gibi bir durumu ima ediyor. Sanki o yüzden. Başka izah bulamadım.”