Gündem
16 Eyl 2014 10:42 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 16:43

Erdoğan'dan New York Times çıkışı; Çok çirkin ve adice

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetenin ‘Türkiye IŞİD’ten petrol alıyor’ haberine,"Adice bir ifade ortaya koyuyorlar. Çok çirkin ve kesinlikle yalan" diyerek tepki gösterdi.

Google Haberlere Abone ol
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2 günlük Katar ziyaretinin ardından Ankara’ya dönüş yolunda uçakta soruları yanıtladı. Erdoğan, gazetecilerin, “Katar’ın sınırdışı kararı verdiği Müslüman Kardeşler yöneticilerinin Türkiye’ye yerleşeceği iddiaları var, biri gelmiş gibi bir iddia da var. Son durum nedir?” sorusuna şöyle cevap verdi:

“Konuyla ilgili olarak bir defa yetkili mercilerimizin bunlarla görüşmeleri gibi bir şey sözkonusu değil. Açıklamayı kim yaptı bilmiyorum, kiminle görüşmüşler. Bize yansımış bir bilgi yok. Bunların Türkiye’ye gelmek gibi bir talepleri olması durumunda incelenir, bakılır. Gelmelerini engelleyecek bir sebep varsa farklı bakılır. Engel yoksa herkese gösterilen kolaylık onlara da sağlanır. İsim bazında sıkıntı var mı yok mu, ona bakılır. Bu noktada yoksa, herhangi bir yabancı nasıl misafir oluyorsa onlar da gelebilir.”

Türkiye hassastır

Erdoğan, New York Times’ta yer alan Türkiye’nin IŞİD’ten petrol aldığı iddiaları için de “Bu konuyla ilgili Türkiye’nin duruşu her zaman belli. Burada bir defa IŞİD’ten petrol alınıyor ifadesi çok çirkin ve kesinlikle yalan. Bu ifadeleri ortaya koyanlar adice bir ifade ortaya koyuyorlar. Türkiye bu konularda hassastır, asla fırsat vermez. IŞİD ya da petrol kaçakçılığı yapan örgütlere müsamaha ile bakmamız mümkün değil” dedi.
Erdoğan, ABD basınında çıkan Türkiye ile ilgili haberlere de “Kerry ile de yaptığımız görüşmede söyledim. ABD basını asparagas yalan haber üretiyor. Bu adını verdiğiniz gazete de bu tür haberler üretmekte mahir bir gazete. Türkiye ve Amerika, Türkiye’nin dost olduğu ülkelerle arasını bozmaya yönelik. Aslı astarı yok” sözleriyle tepki gösterdi.
Erdoğan, ABD ile Türkiye’nin stratejik ittifakının sürdüğüne dikkati çekerek, “Hatta model ortaklığımız devam ediyor. NATO bazı gerek ulusal gerek uluslararası medya bizim görüşme yapmayacağımızı ve ertelendiğini yazdı. Biz Başkan Obama ile bir buçuk saat oturduk. Bakanlar görüşüyor. ABD ile Türkiye arasına nasıl fitne sokarız. Türkiye’deki bazı grupların buna aracı olması da bunların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

İnsani yardıma destek

Erdoğan, IŞİD’e karşı kurulacak koalisyon için de şu yorumu yaptı: “Olayı sadece Irak olarak değerlendirmek yanlış. Koalisyona lafta değil gerçekte kim girecek. Afganistan’da dört ülke kaldı. ABD, Almanya, İtalya, Türkiye. Burada da biz tamamen işin dışında kalalım demiyoruz, bizim söylediğimiz insani yardım konusunda destek veririz. Ama hassasiyetlerimizi göze almanız lazım diyoruz.”
Erdoğan, bu konuda Türkiye’ye anlayış gösterilip gösterilmediği konusunda ise “Kerry aksi bir şey söylemedi” dedi.
Endişe PKK değil
Erdoğan, operasyonda silahların yanlış ellere geçeceği endişesinin PKK ile ilgili olup olmadığı konusunda ise “Şu anki endişe PKK değil. O bölgede PKK yok IŞİD var. Endişe o konuda” diye konuştu.
Erdoğan, IŞİD’in elindeki 49 rehine konusunda da şunları söyledi: “Gayretlerimiz ve çalışmalarımız Iraktaki özellikle bu işle ilgili birimlerle yürüyor. Çünkü bu işin merkezi Musul. Tüm bu olanlar karşısında bizim 49 rehinemize yönelik elimizde bizim de kendimize yönelik bazı değerlendirebileceğimiz imkanlar var. Bizim derdimiz şu. Türkiye halkının yüzde 99’u Müslüman. Bu 49 arkadaşımızın hepsi Müslüman. Onlara karşı böyle bir yaklaşımın olması bizi üzmüştür. Bunu temaslarla nasıl çözeriz bunun gayretindeyiz. İstihbarat örgütümüz bunu sürdürüyor. Temennim sağ salim bu işi başarırız. Dert gayret bu. Hakan Fidan beyin Katar’da olmasının sebebi malum. Çok ortak hareketimiz var. O yüzden yanımda olması doğal.”
Erdoğan, çözüm süreci konusunda ise şunları kaydetti:

Süreçte umut var

“Sağlıklı netice aldık diyemeyiz ama umut var. Bölge halkı çok mutlu. 5 maddelik yasal zeminimiz var. En önemli olanı silahların verilmesi, evlerine dönüş. Rehabilitasyon çalışması, iş sahibi yapılması gibi konular. Tahriklere kapılmamak ve soğukkanlılığı elden bırakmamak lazım. Bayrak indirme bir tahriktir. Araç yakma, yatırımlar vb bunlarla ilgili olarak girişim var. Yakma yıkma işlerine karşı vatandaşlar direnç koymalı.”
Resmi dil Türkçe
Erdoğan, Kürtçe’nin eğitim dili olmasına yönelik okul açma girişimlerinin anımsatılması üzerine de “Devletin resmi dili türkçedir. Seçmeli olarak derste Kürtçe öğrenebilir. Yeterli değil diyorlarsa, kurslar da açabilirler. Bunun dışında kalkıp da resmi dil olarak konuşmaya kalkarlarsa resmi dil Türkçedir” yorumunu yaptı.

Bank Asya mesajı
Erdoğan Bank Asya’nın durumuyla ilgili olarak, “Kurallar var taşıma suyla değirmen dönmez. Vatandaş istediği zaman parasını çekebilmeli. BDDK’nın atması gereken adımlar var yoksa sorumlu olur. Biz de takipteyiz” açıklamasında bulundu.

Sınıra tampon bölge

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınırda bir “tampon bölge” kurulup kurulmayacağının sorulması üzerine ise, “Bu işin teknik boyutu silahlı kuvvetlerde. Buna gerek var mı yok mu varsa nerelerde, derinlik belirleyip önümüze getirecekler ve biz de uygundur ya da değildir diyeceğiz. Bir ihtiyaç olur mu olmaz mı bunlara bakıyoruz. Genelkurmay Başkanlığı çalışıyor. Ama şu an için böyle bir karar verilmiş değil” yanıtını verdi.

‘Ekonomide risk yok’

Kredi değerlendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri konusunda ise Erdoğan, “Bu tavırlarını sürdürürlerse hükümete onlarla ilişkiyi kesme önerisinde bulunurum. Başbakan’a ilişkiyi kesmesini söylerim. Onları yaptığı değerlendirmeler teknik ya da ekonomik temelden ziyade siyasi değerlendirmeler. Türkiye’nin ekonomi yönünden riski yok. Bunların perde arkasında nelerin olduğunun sizler de farkındasınız” dedi.

‘AB ile görüşeceğiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği  ülkeleri turuna çıkıp çıkmayacağı konusunda da şunları söyledi: “Türkiye Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde. Türkiye’nin dostları grubu var. Bu konuda yapacağım ziyaretlerde açılıp da kapanmayan fasıllar gibi, aç kapaların aynı anda yapılması gereğini ve bunun gündeme getirilmesini paylaşacağım. BM Genel Kurulu’nda da bazı devlet başkanları ile görüşmelerimiz olacak.”