Ercüment Çözer’in başı belada… BluTV, polisiyeye “Saygı” gösteriyor!

Saygı tahmin edilebilir şekilde genişleyen bir senaryo izletecek gibi ama bunu seyir zevki yüksek bir şekilde yapıyor.

Televizyona iş yapanlar arasında en sevdiğim senaristlerden biri olan Ercan Mehmet Erdem’in kaleminden bal damlamaya, daha doğrusu kan damlamaya devam ediyor! Saygı’nın yeni sezon ilk bölümü dün akşam BluTV’de yayınlandı.

Dijital platformlarda polisiye izlemeyi seviyoruz. Masum (BluTV), Bozkır (BluTV) ve Şahsiyet (Puhu TV) dijital platform dizilerinin rotasını tayin eden yapımlar. Çok uzamış dizi süreleri yüzünden kendisine ulusal kanallarda yer bulamayan polisiye senaryolar dijital platformların özgür dünyasında alan buldu ve genişletiyor. En yaratıcı ve izleme zevki yüksek d. platform işleri hep polisiye…

Ulusal TV tarihimizin unutulmaz işlerinden olan Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’ndeki boss (bölüm sonu canavarı) karakter Ercüment Çözer’in dünyasını ekrana ve daha özgür bir alana taşımak çok iyi fikirdi. Aslında bu proje, dizinin arkasının gelmeyeceği anlaşılınca hayal kırıklığına uğrayan Behzat Ç. Hayranlarının gönlünü almak çekilmişti ama ilk duyduğum andan itibaren heyecanlandım ve merakla bekledim. Saygı’nın ilk sezonu, biraz aceleye geldiğinden belki, olgunlaşmamış bir meyve tadı bıraktı damağımızda. Her şeye rağmen Saygı, BluTV’nin en seyredilen işlerinden biri olmayı başardı çünkü saygısızları biz de sevmiyoruz ve hepimizin bir cellada ihtiyacı var belki de!

Her temas bir iz bırakır!

Yukarıda bahsettiğim olumsuzluklara rağmen Saygı, ilk sezonunda kendi dünyasını kurmayı ve izletmeyi başardı. BluTV işin arkasında durmaya devam ediyor, 2. sezon sıkı bir açılış bölümüyle geldi. Ercüment Çözer’in hastalıklı ruhu nihayet huzur bulmuş gibi ancak senaristin çıkış noktasını unutmayalım; “her temas bir iz bırakır”.

Saygı’nın yeni sezonu bazı oyuncu ve daha da önemlisi yönetmen değişikliği ile devam ediyor. Ali Taner Baltacı, yönetmen koltuğunu Ender Mıhlar’a bırakmış. Bu değişikliği olumlu bulduğumu söylemeliyim. Daha ilk bölümden, iyi oyuncu yönetimi ve temposu yüksek tutarlı bir hikâye anlatımı var. Yeni sezonun ilk bölümünü sinema perdesinde izledim ve gördüm ki, sinematografi büyük perdeye yakışacak kadar güçlü, sanat yönetimi özenli ve başarılı. Saygı yeni sezon açılış bölümüyle gişede bilet satan bir sürü uzun metraj filmi döver!

Bazı karakterlerin geride bırakıldığı, yeni karakterlerin eklendiği, ittifakların bozulduğu ve yeniden kurulduğu bir dünyayı seyirciye kolayca geçiren bir ilk bölüm bu. İlk sezon, Ercüment Çözer’in herkesi ve her şeyi yönettiği bir evren kurmuştu. 2. sezon ise o evrenin nasıl da kolay parçalanacağını izletecek gibi...

Toplumdaki yozlaşmanın çözümünü kendi adaletini sağlayarak arayan Ercüment Çözer’in yolu, hayatın içinde sıkışmış iki genç olan Helen ve Savaş ile kesişmişti. Helen, Ercüment’in gözdesi olmayı başarmış, Savaş ise araya giren bu yabancıdan hoşlanmamıştı. Ercüment, Helen’i kazanıp bir kardeşe (belki de bir kuklaya) dönüştürmeyi başardı ancak Savaş bunu hazmedecek gibi değil. Savaş, Ercüment’i, onun hocalığını ve Helen’in aşkını geride bırakmış ve yeni bir hayat kurmuş gibi görünüyor ama kinli, fırsatını bulursa Ercüment’i yok edecek. Ercüment ise en kafası karışık döneminde, hücreler boşken yeni “saygısızlar” bulmak yerine çapkınlık yapıyor. Avlar kolayca elinden kaçıyor.

Ercüment’ten aile babası olur mu?

Bütün bunların üstüne, Ercüment Çözer’in kafeslerinden çıkan ve avken avcıya dönüşmeye ant içmiş tehlikeler de var. Çünkü Ercüment Çözer’in eğitim sistemi gerçek hayatta hiç kimsenin işine yaramıyor. Yalan söylediği için eziyet ederek eğittiği ve sadece doğruları söyleyecek şekilde şartlandırdığı birinin hayatının nasıl mahvolduğunu izliyoruz. Artık böyle yaşamanın bir anlamı yok. Seni yok edeni yok edebilirsen, bir ihtimal her şey düzelebilir.

Saygı tahmin edilebilir şekilde genişleyen bir senaryo izletecek gibi ama bunu seyir zevki yüksek bir şekilde yapıyor. İlk bölümde izlediğimiz bazı karakterlerin başkalaşacağını düşünüyorum. Bu sezon sağlam twistler olursa tadından yenmez!

Oyunculardan bahsetmek gerekli mi bilmiyorum ama herkes rolüne alışmış, karakteri güçlendirmiş şekilde oynuyor. Nejat İşler çok iyi ama onunla kadraja girenler de iyi. Boran Kuzum, Miray Daner, Erkan Can, Damla Sönmez ve Sarp Akkaya… Hepsi iyi oyuncu ve projeye inandıkları her hallerinden belli. Benim gözüm Rojde Demirer’i de aradı ama…

Ulusal kanallardaki uzamış, sarkmış, suyunun suyu işlerden sonra Saygı’nın yeni sezonu bünyeme çok iyi geldi. Bu kez gönül rahatlığı ile tavsiye ediyor ve 2. bölümü merakla bekliyorum.

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com