Gündem
24 Haz 2020 12:40 Son Güncelleme: 24 Haz 2020 12:45

Duruşma öncesi tutuklu gazetecilere destek

Libya'da şehit olan MİT mensubunun bilgilerinin ifşa edildiği iddiasına ilişkin gazetecilerin yargılandığı dava öncesi adliye önünde toplanan gazeteciler ve siyasetçiler basın açıklaması yaptı.

Duruşma öncesi tutuklu gazetecilere destek

Libya’da şehit olan MİT mensubunun bilgilerinin ifşa edildiği iddiasına ilişkin gazeteciler Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Ferhat Çelik, ve Aydın Keser’in tutuklu olduğu 8 sanığın yargılanacağı duruşma öncesi adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasına Gazeteci Barış Yarkadaş, Zafer Arapkirli, Mehveş Evin, CHP’li Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Tuncay Özkan, Muharrem Erkek, HDP’li Hüda Kaya, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve Ressam Bedri Baykam da katıldı.

“3 MAYMUNU OYNAMAMIZ İSTENİYOR”

Haberin Var Mı İnisiyatifi adına basın açıklamasını okuyan Gazeteci Mehveş Evin, şu ifadeleri kullandı:

* Son 10 yılda defalarca olduğu gibi yine bir gazetecilik davası için bir aradayız. İçi boş bir iddianame ile 112 günden beri Silivri Cezaevi’nde tutsaklar.

* Önce Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç, ardından Barış Pehlivan, sonrasında Murat Ağırel, Ferhat Çelik, Aydın Keser içeri atıldılar.

* Meslektaşlarımızın hürriyetleri ellerinden alınıp, corona pandemisi koşullarında demir parmaklıkların arkasına atılırken, asıl mesaj bizlere dışarıdaki gazetecilereydi.

* ‘Görmeyin, duymayın, konuşmayın’ deniyor, 3 maymunu oynamamız isteniyordu.

“TÜRKİYE’YE BU UTANCI YAŞATMAK BÜYÜK ZULÜMDÜR”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan ise şunları kaydetti:

* Bu utancı devam ettirmek, Türkiye’ye bu utancı yaşatmak büyük bir zulümdür. Bu zulmün derhal sonlanması için gerekli adımların acilen, hemen atılmasını istiyoruz.

* Masumiyet bir dakika bile cezaevinde kalmamalıdır. Türkiye’ye bu zulmü yaşatmak onların yaşam boyu boyunlarındaki zillet olarak kalacaktır.

* Masumiyetin, adaletin bu denli yıprandığı, yıpratıldığı ortamda, Türkiye’nin ilerlemesi mümkün değildir.

“DEVLETİN TEMELİ ADALETTİR”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ise, “Gazeteciler, basın, iktidarlara hizmet için değil halka hizmet için, yönetilenlere hizmet için görev yaparlar, gazetecilik yaparlar. Kinle, intikamla devlet yönetilmez. Devletin dini adalettir. Devletin temeli adalettir” diye konuştu.

“ADALETİN KATLEDİLMESİ SEBEBİYLE BİR KEZ DAHA TOPLANDIK”

HDP Milletvekili Hüda Kaya, “Hukukun, hakkın, adaletin, insanlığın, eşitliğin, özgürlüğün, gerçekleşmesini istediğimiz bu meydanda adaletin katledilmesi, gerçeklerin kapatılması sebebiyle, bir kez daha toplandık. 83 milyon insanımızın her bir kesiminden olan halkımız var burada” dedi.

“TÜRKİYE’DE GERÇEK HABERCİLİK TUTSAK”

Tutuklu gazetecilere yönelik düzenlediği basın toplantısında konuşan İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu sözlerine “Basınımızın henüz tutuklanmayan kıymetli mensupları” diyerek başladı.

Kavuncu, hâkim karşısına çıkacak olan tutuklu gazeteci, Murat Ağırel için, “Bugün, burada yargılanan Murat Ağırel yalnızca gazeteci değil; bizlerin arkadaşı, dostu ve kardeşiydi. Murat, bir akşamüstü; aynı karar içerisinde binbir çelişki barındıran gerekçelerle tutuklandı” dedi.

“Türkiye’de gerçek habercilik tutsak edileli 3 aydan fazla zaman geçti” diyen Kavuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:

* Hırsızlığa, yolsuzluğa, talana ve vurgunculuğa karşı korkmayan kalemler; nasıl bir suç unsuru taşıdığı henüz anlaşılamayan gerekçelerle hapsedildi.

Tutuklanan gazetecilerin en büyük ortak özellikleri nedir diye baktığımızda iki şey görüyoruz: Birincisi; görüşleri farklı olsa da vatanseverlikleri, ikincisi; yolsuzluğa ve hırsızlığa karşı hiç çekinmeden, gerçek habercilik peşinde koşmaları

“BASINI SİNDİRİLEN BİR ÜLKEDE DEMOKRASİ YOKTUR”

* Bizler biliyoruz ki; basını sindirilen, korkutulan, tekelleştirilen bir ülkede ‘demokrasi’ olarak söz etmek mümkün değildir. AKP iktidarı boyunca kurumsal yapısı yerle bir edilen ülkemizde, adalet sorunu olduğu çok açıktır.

* Nitekim ülkemizin başkentinde darp edilen baro başkanlarının varlığı, adaletin çığlığını da göstermektedir.