Doktorlara sitem etmenin zamanı mı Müge Anlı?

Ortalık yangın yeri, bırakın da şu insanlar işini gücünü yapsın. Ne onlar ne de halk böyle şımarık tepkileri kaldırabilecek durumda değil, yapanın elinde patlar.

Zor günlerden geçiyoruz ve böyle zamanlarda sıradan insanların süper kahramana dönüşmesine şahitlik ediyoruz. Kimdir onlar diye sorarsanız eğer, cevap çok basit: doktorlar ve kendi canını hiçe sayarak şifa dağıtan tüm cefakar sağlık personeli!

Şu aralar, hepimizin en büyük güvencesi onlar. Konu sağlık ise bu konuda epey iyiyiz. Yere göğe sığdıramadığımız çoğu AB ülkesinde kolun kopsa aspirin verip gönderirler. Hayatımda bir kez hastalık yüzünden ölümle yüzleştim ve beni yaşattılar. Gecesi-gündüzü olmayan, uzmanlık isteyen yıpratıcı bir meslek ve bu mesleğin erbapları hayatlarının en zor sınavını veriyor. Stres altındalar.

Stres dediysem, 10 gündür evde durduğu için deliren ve sosyal medyada binbir acındırma fotosu/videosu paylaşanların anlayabileceği bir şey değil bu... Büyük özveri gerektiren bir durumda, evde çocuğu-eşi-anası babası bekleyen bu insanlar canlarını ortaya koyuyor. Hastalığı kapan çok, ölen bile var.

Düşünsenize; hastaları iyileştirmeye uğraşırken onları hasta eden şey yüzünden ölüyor doktorlar. Herkes yaptığı işi ve ve bunu yapmaya devam ederse ucunda ölüm olduğunu düşünsün. Kaçınız istifa ederdiniz? Bence çoğunuz!

Mesela, Müge Anlı televizyonculuk yapmayı hemen bırakırdı bence çünkü hayat stüdyoda esip gürlemekten daha fazlası. Konuklarının bir virüs taşıdığını ve ona bulaştırma ihtimalinin çok yüksek olduğunu bilse... Hiçbirini çağırmazdı! Doktorlar ise hastanede hasta bekliyor, şikayet etmeden, şımarmadan, yorulsa da belli etmeden ama hasta, hastaneye bile gitmekten aciz ise onlar ne yapsın!

Dün tuhaf bir şey oldu. Yeni bir Güner Ümit vakasına bile şahit olmuş olabiliriz.

Müge Anlı başarılı bir TV programcısı, gündüz yayınıyla reytinglerde ilk 10’a girmeyi başarabilen nadir isimlerden ama dün kendi yayınında söyledikleriyle büyük tepki çekti çünkü kişisel bir durum yüzünden oldukça şımarık ve sinirli bir şekilde, şu an kelle koltukta çalışan sağlık emekçilerini eleştirdi.

Programda, migren ağrısı çektiği için salgın nedeniyle hastaneye girmek istemeyip arabada iğne olmak istediğini anlatan Müge Anlı, doktorun bu isteğini kabul etmediğini söyledi. Bu duruma içerleyip sitem eden Anlı, "Sonra diyorlar ki doktorlara iyi davranın. Anlatamıyorsun derdini, inşallah bir gün sen de aynı tavırla karşılaşırsın da anlarsın" diyerek konuşmasına devam etti.

Kızmış belli ki ama bu çok gereksiz bir tavır, şu an kimsenin böyle bir şeye hak vereceğini sanmıyorum. “Hastaneye gelmek istemiyorum ama sen gel bana iğne yap”. Nerede o bolluk? İğne yiyecek kadar da ağrımıyormuş demek başı ki programda da gayet iyi görünüyordu,  migreni tutan insan o spotların altında yayın yapamaz. Bana kalırsa egosu sarsılmış o kadar.

Ayrıca kimsenin “doktorlara iyi davranın” demesine gerek yok, doktorlar zaten bu saygıyı hak ediyorlar. Bunu birileri söylediği için yapmamız gerektiği fikri kaba ve yanlış. Bir önceki gün magandanın biri sağlık görevlileri sorusuna cevap vermedi diye ambulansa saldırmıştı. Müge Anlı’yı da tutmasak demek ki?

Şu saçma televizyon skandalına yazı yazdığım için bile utanıyorum. Madem televizyoncusun, içinde doktor olan cümleler kuracaksan şayet, yeterli güvenlik önlemi alamadan hastalara müdahale ediyorlar, maskeyi-gözlüğü kendi paralarıyla alıyorlar, bunları anlat mesela... O biraz zor tabi, ATV’de hem de, anında kapının önüne koyarlar!

Ortalık yangın yeri, bırakın da şu insanlar işini gücünü yapsın. Ne onlar ne de halk böyle şımarık tepkileri kaldırabilecek durumda değil, yapanın elinde patlar. Migreni tutan da bu aralar başına yemeni falan sarsın bir zahmet, ne aciliyeti var?

Güner Ümit demiştim değil mi? Televizyonda yayın yapmak mayın tarlasında dolaşmaya benzer ve Müge Anlı da dün mayına bastı! Bir özürle kalpleri yumuşatmaz ise şayet...

Murat Tolga Şen - [email protected]