Dizinin çatısı uçtu! Sadakatsiz’in senaristleri yaptıklarını yıkıyor!

Bu sezon izlediğim son birkaç bölümden yola çıkarak yazıyorum; Sadakatsiz’in senaryosu bitmiş, bayır aşağı yuvarlanıyor.

Senaryo bitti! Sadakatsiz sezon sonunu zor getirir! 

Manşet iddialı, diyeceksiniz ki, “dizi her Çarşamba reyting birincisi, sen ne yazıyorsun” ama izlediğiniz şeyin ne iken neye dönüştüğünün farkında mısınız?

Sadakatsiz dizisi bomba gibi bir açılış yapmıştı, ilk sezon ilk bölüme, “Sadakatsiz ilk bölümüyle güçlü bir giriş yaptı ve hikayesini doğru bir şekilde genişlettiği takdirde sezon sonunu göreceğinden eminim. Aldatma hikayelerinden sıkıldık ama bu kez aldatılanın aldatıldığıyla kalmadığı bir iş var karşımızda. Sadakatsiz, teknik açıdan kusursuz bir iş, görüntü-sanat yönetimi, ses ve duyguya iyi eşlik eden müzikal tema ve saat gibi işleyen bir kurgu. Uzun zamandır bir dizide yönetmenlik çabası gördüm.” diye yazmışım.

Nerede bu satırları yazdığım dizi, nerede şimdi izlediğim!

Bu sezon izlediğim son birkaç bölümden yola çıkarak yazıyorum; Sadakatsiz’in senaryosu bitmiş, bayır aşağı yuvarlanıyor. Dizide hiçbir şey olmuyor, oyuncular kendilerine verilen kötü replikleri abartılı bir şekilde oynayarak seyirciyi oyalamaya çalışıyorlar, hele o dedikocu kokoş tipler yok mu, Derin’in annesi Gönül’ün arkadaşı olan sinir bozucu Cavidan’dan bahsediyorum. Bu karakter reaksiyon aldı diye bölüm bölüm replikleri çoğalıyor. Sadakatsiz için yanlış seçim, karakter diziye uyumsuz, tam bir parodi!

Sadakatsiz uyarlama bir dizi ama uyarlandığı şeyle alakası kalmayınca daha doğrusu oradaki malzeme bitince dizideki karakterlerin başına gelebilecek şeyler de tükendi ve yeni karakterler eklendi. Bunlardan biri var ki diziyi tepetaklak aşağı çekiyor ve o karakterin hikayesi genişledikçe izlenme oranları düşecek.

Bu sezon diziye giren, Berkay Ateş’in canlandırdığı gizemli ve çekici Aras karakterinden bahsediyorum. Dizinin patinaj yapan hikayesini düze çıkarmak için senaryoya sokulan bu karakter o kadar yama duruyor ve varoluşuyla ilgili soru işaretleri senaryoda öyle büyük mantık boşlukları oluşturuyor ki. Asya ile Aras’ın arasındaki yakınlaşma da hiç inandırıcı değil. İlk sezonun cin gibi Asya’sı gitti, aşk budalası bir kadın geldi. O ince eleyip sık dokuyan Asya, hırlı mı hırsız mı belli olmayan Aras'a kapıldı gitti. Ya adam evliyse! Sağolsunlar, iki bölümde dizinin çatısını uçurdular, bundan sonrasını izleyecekseniz eski bölümleri unutmaya çalışın.

Aras’ı gizemli kılmak için üretilen soru işaretlerini yemiyorum. Ya siz? Günümüz şartlarında Aras değil Gandalf olsan bu kadar bilinmez kalamazsın. İngiltere’den yüzerek, yürüyerek mi geldi bu adam, pasaportu-kimliği, hiç mi kaydı, parmak izi vb. yok. Herkesin cebinde cep telefonu, kolunda akıllı saat varken, her dakika GPS sinyalleri üzerinden nerede olduğumuzu açık ederken, sokağa çıktığımız anda güvenlik kameralarına takılıyorken, girdiğimiz her yerde kimliğimizi açık ediyorken, kargo alıp gönderirken bile kimlik bilgilerimizi veriyorken bu ne gizem, daha doğrusu bu nasıl bir saçmalık!

Ve böyle bilinmez birine bakkalına bile güvenmeyen Asya’yı o tuhaf kaza yaparak tanışma sahnesinden sonra aşık etmek… Hele de Asya, Aras’la yakınlaşırken iyice tuhaflaşan Volkan ve Derin karakterleri… Sadakatsiz’in senaristleri yaptıklarını yıkıyorlar, sırf kanal ve yapımcı devam etsin dedi diye. 

Uzun lafın kısası; Sadakatsiz kemik seyircisine güvenerek yola devam ediyor. Hala Çarşamba gecesinin en güçlü işi ancak seyircide homurdanmalar başladı ve ben yazı ekibinin bu kadar dağıttıktan sonra toparlayabileceğini düşünmüyorum. Birkaç bölüm daha bu saçmalıkları izletirlerse seyirci sayısı hızla düşecek ve hızlı bir final gelecektir.

Sadakatsiz dizisi tek sezonluk bir iş olmalıydı belki de. Tuttu diye sonsuza kadar devam ettirmenin ne alemi var, bir kez olsun tadında bırakmayı bilmeli!

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com