Dizilere yaz geldi! Gençler inatlaşmaktan aşık olamıyor!

Medyaradar'ın usta sinema-tv yazarı Murat Tolga Şen, dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Bu yazıya başladığım sıralarda dışarıda yağmur yağıyor, bulutlar güneşi saklamış ve sıcaklık 15 derece… Haliyle, yazın geldiğini havalardan değil de genç aşklarını konu edinen yaz dizilerinden anlıyoruz. Dün akşam biri Kanal D’de, diğeri Star’da iki dizi başladı. Baht Oyunu ve Ada Masalı…

Yaz dizileri, belli (tutmuş) reçeteler üzerinden ilerleyen, dram yükü hafif, kolay izlenir işler. Her yaz başında her kanalda bir tane başlıyor ama aralarından bir iki tanesi kışa devam edebiliyor. İtiraf ediyorum, kışlık dizilerin babaanne yorganı gibi insanın üstüne çöken halinden çok sıkıldığımdan mı nedir, bu hafif işleri izlemeyi daha çok seviyorum.

Yaz dizilerinde fotoroman tadı var

Yaz dizilerini incelerken işin başına gitmek gerektiğinde yol 2014 yılında Fox TV’de başlayan Kiraz Mevsimi’ne çıkıyor ama daha geriye, Yeşilçam zamanlarına gitmek gerek. Bunlar bir zamanların fotoroman dizilerine fena halde benziyor. Dün akşam izlediğimiz Baht Oyunu’nun esin kaynaklarını Tarık Akan’lı, Gülşen Bubikoğlu’lu Erler Film işlerinde, Ada Masalı’nınkileri ise Kadir İnanır’lı, Müjde Ar’lı inatlaşma filmlerinde aramalı.

Baht Oyunu, ilk aşkıyla evlenip mutlu olmak isteyen, bunu başaramazsa sonsuza dek mutsuz olacağına inanan güzel olduğu kadar şaşkın Ada’nın hikayesini izletiyor. Yapım Firması, Arc Film, yapımcısı, Fatih Enes Ömeroğlu… Diziyi Erkan Birgören ve Tuna Kıygı yazıyor, Serdar Gözelekli yönetiyor.

Ada’nın, sırf vatandaşlık almak için onunla evlenen Rüzgar adında fırsatçı bir kocası var ve ama bu Rüzgar’lı Ada gerçekleri görmek yerine kendi aşk balonunda yaşamayı tercih ediyor. İlk bölüm onun aldatma hikayesiyle açılıyor ve kazalar, tesadüfler derken Ada onu aldatan kocasının çalıştığı iş yerine girmeyi başarıyor. Buradan sonrası zengin patron ve asistan kız komedisi ve böyle kaç dizi izledik sayamıyorum bile…

Ama son cümlemden diziyi sevmediğimi düşünmeyin. Sevdim çünkü çok fazla komik an barındırıyor. Senaryodaki, Türk dizilerinde çok rastlamadığım edepsiz göndermeler ve şaşkın güzel Ada’yı müthiş oynayan Cemre Baysel’in oyunculuğu beni ekranda tutmayı başardı. Bu arada, küçük bir rolde de olsa Osman Cavcı’yı izlemek çok keyifliydi. Oynadığı karakter bir bölümden fazlasını hak ediyor.

Birazdan bahsedeceğim Ada Masalı’nda olduğu gibi biz bu yaz dizilerinde pozdan ibaret karakterler izliyoruz. Baht Oyunu bu tuzağa düşmemiş. Cemre Baysel’in enerjisi çok yüksek ve komedi zamanlaması müthiş. Dizi bu tonu korumayı başarırsa yaz boyu ekranda kalacaktır.

Ada küçük aşk büyük!

Ada Masalı’na gelince… Bu dizi, Ay Yapım’ın işi. Diziyi Yeşim Çıtak ve Yelda Eroğlu yazıyor, yönetmen koltuğunda ise Ali Bilgin oturuyor. Baht Oyunu’nda Ada bir kadın ismiydi ama burada gerçekten bir ada var, daha doğrusu hikaye bir adada başlıyor. Tolstoy şöyle diyor: “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir...”

Ada Masalı’nda, şehirli, başarılı iş kadını olan Haziran (Ayça Ayşin Turan) ile adanın yakışıklı genci Poyraz’ın (Alp Navruz) Kırlangıç Adası’nda kesişen hikayesini izliyoruz ama hikâyenin adada geçtiğine bakmayın, diziye konu olan Kırlangıç Adası, Yunanistan’ın. Çekimler İzmir Sığacık’ta yapılıyor.

Haziran, ne zamandır hayalini kurduğu bir yurtdışı pozisyonu için patronuyla görüşmeye gider. Patronu ona bu terfiyi almak için bir şart koyar. Kırlangıç Adası’na gidip arsasını satmamak için direnen huysuz adamın bir açığını bulmalıdır. Yani ona söylenen böyle ama işin aslı başka... Haziran, bahsedilen araziye gittiğinde Poyraz’la tanışır ve olaylar gelişir.

Ada Masalı  tıpkı Cam Tavanlar’da olduğu gibi güçlü bir kadın karakter kurgulayarak yaz dizisi şablonundan çıkmak istemiş belli ki ama işte şu kızımız çok güzel, oğlumuz çok yakışıklı kafasından çıkılmadığı sürece değişen bir şey olmuyor. Senaryonun genel bir inandırıcılık sorunu mevcut ve genel tempoda da sorunlar var, dizi iyi akmıyor ama bölümün bittiği yer devamını izlemek için meraklandırdı. Haziran ve Poyraz’ın aşkını merak etmiyorum, onun nasıl oluşup devam edeceği belli ama ortak olup açacakları mekânın akıbetini görmek istiyorum. 

İkinci Bahar’da, seyirciyi ekrana mıhlayan şey, Haydar Usta’nın (Şener Şen) Sultan Hanımla (Türkan Şoray) aşkı değil, mekanıyla bağı ve orayı yaşatma çabasıdır. Yeni dizilerde bahaneden şeyler oluyor bunlar, bakalım Ada Masalı bu fırsatı nasıl değerlendirecek?

 Ekrandaki yaz dizileri çoğalıyor. Bu hafta başlayacak iki dizi daha var; Fox’ta Aşk Mantık İntikam ve ATV’de Baş Belası… Onları da izleyip yazacağım ama diziler birbirine benzedikçe farklı cümleler kurmak zorlaşıyor.

 MURAT TOLGA ŞEN