Dizi oyuncuları estetiğin dozunu fena kaçırdı!

Kadınların eşit bireyler olabilmek için eziyetli bir çaba verdiği toplumda metaya dönüşmek için bu kadar uğraşmak neden?

Yeni sezon dizilerini radarıma aldığımdan beri hangi dizi olursa olsun fark ettiğim korkunç gerçek; dizilerde oynayan kadınlar çok güzeller. Fakiri-zengini, iyisi-kötüsü, genci-yaşlısı, cahili-eğitimlisi fark etmez, hepsi kusursuz ve birbirine ikiz sanılacak kadar birbirine benziyor!

İyi de burada bir tuhaflık yok mu?

Olmaz mı! Görünen o ki; dizilerde oynayan kadını-erkeği bütün oyuncular estetikçilerin önünde sıraya girmiş. Onlar da ellerinde dolgu iğneleri "sıradaki gelsin" dercesine hızla çalışıyor. Bu muydu akıl çağı?

Doktor Ela dönüyor ama Yasemin Ergene nerede?

Mucize Doktor dizisinin bu hafta yayınlanacak bölümünde fragmanda muştulanan bir sürpriz var. Doktorlar dizisinden tanıdığımız Doktor Ela karakteri (ve onu canlandıran Yasemin Ergene) Mucize Doktor dizisine transfer oluyor!

2011'de bitmiş ama tekrarlarıyla da çok izlenmiş bir diziydi Doktorlar, o diziden karakter transfer etmek kimin fikri bilmiyorum ama seyircinin Doktor Ela'ya sempatisi büyük, bunun mutlaka reyting getirisi olacaktır. Zaten Mucize Doktor uyarlandığı işlerden hızla uzaklaşarak Doktorlar dizisine dönüşmekte. Uyarlamalar dahil herhangi bir dizimiz aşk hikayesi olarak başlamakta ya da oraya evrilmekte. Kuruluş Osman'ın bile aslında Osman ile Bala Hatun aşkından ibaret olması gibi.

Konuyu dağıtmayalım, Doktor Ela dönmüş. Dönmüş dönmesine de bu kadın o kadın mı? Bakışlarını bilmesem tanıyamazdım. Yasemin Ergene de zamanın yüzündeki izlerini silmek için estetik ünlüler kervanına katılmış. Öyle yaşlı da değil, henüz 34 yaşında ve duru güzelliğiyle hatırladığımız oyuncuyu böyle görmek beni üzdü.

20 yaşındaki dizi oyuncusunun yüzünde bile bir sürü dokunuş var. "Biz ekran yüzüyüz, güzel görünmek zorundayız" diyebilirler ama onları izleyen seyircinin bu kusursuz güzellik fikriyle zehirlendiğini görerek üzülüyorum. Bir arkadaşım 17 yaşındaki kızının ondan doğum günü hediyesi olarak dudak dolgusu istediğini söylüyordu. Bu manipülasyonda diziler kadar sosyal medya fenomenlerinin de payı var, belki de daha fazla. Danla Biliç adlı Youtuber izleyenlerinin gözü önünde adeta metamorfoz geçirdi.

Yüksel Aytuğ, 2017'de yazmış; "Ortadoğu'da yayınlanan Türk dizilerinin oyuncularına hayranlık duyan Arap kadınları ve erkekleri, Türkiye turizmine katkı sağlamaya devam ediyor. Ortadoğu ülkelerinden gelen Araplar şimdi de estetik operatörlerinin kapısını Kıvanç Tatlıtuğ'a ya da Tuba Büyüküstün'e benzemek için çalışıyorlar."

Daha o zamandan dikkat çeken bu özenme hali şu an bir çılgınlığa dönüşmüş durumda. Kadınların eşit bireyler olabilmek için eziyetli bir çaba verdiği toplumda metaya dönüşmek için bu kadar uğraşmak neden?

Estetik Yeşilçam'da da vardı

Bu aslında eski hikaye, Yeşilçam güzellerimiz dahi bir sürü estetik operasyon geçirdi. Akla hemen Harika Avcı gelir ama sinemanın sultanı Türkan Şoray da güzelliğini doktorlara borçludur. Yine de o filmlerde, oynayan bütün kadınların aynı suratla oynaması gibi bir durum yoktu. Şimdi herkes birbirine benzedi. Herkesin aynı burnu, dudağı, çeneyi istemesinden sebep sanırım bu durum.

Ve işte biraz da bu yüzden Türk dizileri giderek bir zamanlar dünyayı kasıp kavuran Latin Amerikalı pembe dizilere benziyor. Çok yakışıklı erkekler, çok güzel kadınlar ve neredeyse imkansız bir aşk hikayesi. Sadece mekanlar değişiyor, konu hep aynı. Seyirciler tıpkı o pembe dizilere yaptıkları gibi bu sakızı çiğnemekten sıkılıp attıklarında Türk dizi sektörü çökecek. Belki de yeniden iyi hikayeler yazılacak, doğru castlar oluşturulacak. O zaman işte yüzündeki çizgilerden utanmayan bir sürü karakter oyuncusuna ihtiyacımız olacak.

Günümüzde geçenler neyse de her dizide aynı şey! Hikaye Osmanlı'ya gidiyor, sanki obanın ortasına dermatoloji muayenehanesi açmışlar, herkes dolgulu!

Yapımcılar-yönetmenler bu işe ne diyor acaba? Bir zamanlar takma kirpikle, uzun tırnakla köylü kadınını oynuyor diye Serpil Çakmaklı ile dalga geçilirdi. 40 yıl geçti ama hala aynı kandırıkçılık!

Demem o ki; ne yaptırıyorsanız yaptırın, siz bilirsiniz ama abartmayın. Oyunculuk "güzeli" oynamaktan ibaret değildir. Kendinizi orada sıkıştırmayın.

Murat Tolga Şen - [email protected]