Medya Günlüğü
13 Kas 2018 11:14 Son Güncelleme: 24 Kas 2018 02:58

Demirören Medya'nın tepe ismi uyardı: "Sektör darağacına doğru yürüyor"

Demirören Medya Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal, “Beleş okuyucu, beleş seyirci' stratejisiyle medya sektörünün "darağacına doğru yürüdüğünü" kaydetti.

Demirören Medya'nın tepe ismi uyardı: "Sektör darağacına doğru yürüyor"
Demirören Medya Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal, "Medyaya karşı ciddi bir güvensizleşme süreciyle başlayan okuyucu ve seyirci kaçışı hızla önlenmeli" diyerek "Aksi halde, uçurumların kıyılarında yürüyerek yol almaya çalışan bir medyaya dönüşeceğiz" tespitini yaptı.

Soysal, Milliyet'te yayımlanan yazısında "Geleneksel medya kuruluşları pahalı içeriğin üretimi için büyük bütçelere imza atarken, ekonomik riskler alırken, 'kes kopyala ve yapıştır' anlayışıyla gazetecilik yapmaya çalışan sosyal medyanın korsanlarına ve internet medyasına 'dur' diyen yok" ifadesini kullandı.

"Büyük boşluklar var" diyen Soysal,  "Sanatçıların telif hakları yasalarla koruma altına alınırken, yazılı ve görsel medya kurumları ve emekçilerinin hakları konusunda aynı durum geçerli değil" dedi.

"Beleş okuyucu, beleş seyirci stratejisiyle..."

Medyanın ekonomik kazanç göstergelerinin her geçen gün eksiye doğru gittiğini açıklayan Soysal “Beleş okuyucu, beleş seyirci” stratejisiyle sektör darağacına doğru yürüyor" diye yazdı.

İşte Soysal'ın "Uçurumların kıyılarında" başlıklı bugünkü yazısı:

Sanatçıların telif hakları yasalarla koruma altına alınırken, yazılı ve görsel medya kurumları ve emekçilerinin hakları konusunda aynı durum geçerli değil...

Büyük boşluklar var...

Ve dipsiz kuyu...

Geleneksel medya kuruluşları pahalı içeriğin üretimi için büyük bütçelere imza atarken, ekonomik riskler alırken, “kes kopyala ve yapıştır” anlayışıyla gazetecilik yapmaya çalışan sosyal medyanın korsanlarına ve internet medyasına “dur” diyen yok.

Ve emekçilerin emeğine saygı hiç yok.

Geleneksel medya kuruluşları ve yönetimleri bir araya gelerek, stratejik ortak kararlar almaya başlamalı.

Aksi halde, uçurumların kıyılarında yürüyerek yol almaya çalışan bir medyaya dönüşeceğiz...

***

Ekonomik kazanç göstergeleri her geçen gün eksiye doğru gidiyor...

“Beleş okuyucu, beleş seyirci” stratejisiyle sektör darağacına doğru yürüyor.

Ve bu duruma yerel medya da dâhildir.

Her önüne gelen, bilen ve bilmeyen medya sahibi olmaya çalışıyor ve bu sahipliği de çok küçük maddi risklerle üstleniyor.

Güç sahibi olmak, yerelde siyaseti dizayn etmek uğruna elde edilen bu güç pozisyonları aslında siyaseti ve devleti terörize ediyor...

***

ABD’deki ve gelişmiş ülkelerdeki medyanın güçlü aktörleri yeni düzene hâkim olmuş durumda.

Ve dijital gelişmelerin gerisinde kalmadıkları gibi, hem reklam gelirlerini hem okuyucu ve seyircilerini kaybetmiyor hem de ücretsiz hizmet vermiyor.

Abonelik sistemiyle gazetelerini, yazarlarını ve haberlerini okutuyor...

Okuyucular ve seyircilerin de sürece maddi katılımıyla medya ekonomik kriz yaşamıyor.

Bizde ise geleneksel medya araçlarıyla iletilen içeriklerin ücretsiz erişimine ya isyan ediliyor ya da alkışlanıyor.

Medyaya karşı ciddi bir güvensizleşme süreciyle başlayan okuyucu ve seyirci kaçışı hızla önlenmeli... Yoksa geleneksel medya kuruluşları krizlerin eşiklerinde gün saymaya devam edecek...