Gündem
08 Şub 2021 15:43 Son Güncelleme: 08 Şub 2021 15:45

Cumhuriyet yazarı 'Serdar Atasoy skandalını' yazdı

Barış Terkoğlu, 2017'de FETÖ'den gözaltına alınan Serdar Atasoy'un 2020 Yüksek Askeri Şûra'da nasıl Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine atanması ve FETÖ itirafçısı olmasına ilişkin olarak 2020 yılı YAŞ toplantısına işaret etti.

Google Haberlere Abone ol

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, 2017'de FETÖ'den gözaltına alınan Serdar Atasoy'un 2020 Yüksek Askeri Şûra'da nasıl Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı görevine atanması ve FETÖ itirafçısı olmasına ilişkin olarak 2020 yılı YAŞ toplantısına işaret etti. Terkoğlu, "Bu kararın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ve tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inisiyatifiyle alındığı, bu skandalın baş sorumlusunun iki isim olduğu çok açık." görüşünü savundu. 

Terkoğlu, "Atasoy’un bugün kullandığı numaralar incelendiğinde FETÖ emaresi bulunamadı. Ancak Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda, Atasoy’un FETÖ ilişkilerine dair genel bir kanaat vardı. Bunun üzerine müşterisi olduğu bankalara, elektrik ya da su aboneliğinin olduğu kurumlara bakıldı. Eskiden kullandığı telefon numaraları açığa çıkarıldı. Bu numaralar MİT’e gönderilerek inceleme yapıldığında, FETÖ bağlantıları deşifre oldu. Yani Serdar Atasoy’un tespiti, aslında Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın girişimiyle başladı. Öte yandan; Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar’ın, Atasoy’un atamasının yapılmasına rağmen onu bu göreve başlatmadığı bilgisi de söylediğimizi doğruluyor. Atasoy’un emekli edilmesi kararı, Akar ve Erdoğan aşamasında terfiye dönmüş görünüyor." düşüncesini dile getirdi.

Terkoğlu yazısında, "Kestirmeden 'YAŞ kararlarının altında imzası olan herkes bu işin sorumlusudur' diyebilirsiniz. Ama Milli Eğitim Bakanı’nın ya da Adalet Bakanı’nın, YAŞ üyesi olduğu için Atasoy skandalının sorumlusu olduğunu söylemek, haksızlık olur. Onların önlerine gelen listeye el kaldırdığı malum. Bir FETÖ’cünün Türk ordusunun istihbarat sırlarının başına getirilmesinin, 2020 yılında bile örgüte devlet sırlarının anahtarının verilmesinin sorumlusunu bulmak için, büyük bir zekâya gerek yok. Bu kararın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ve tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inisiyatifiyle alındığı, bu skandalın baş sorumlusunun iki isim olduğu çok açık." ifadesini kullandı.