Gündem
01 Eyl 2020 13:35 Son Güncelleme: 01 Eyl 2020 14:38

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İstanbul Barosu’na sert sözler: Bunun bir bedeli olacak!

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, cezaevinde ölüm orucunda hayatını kaybeden avukat Ebru Timtik'in fotoğrafını, İstanbul Barosu binasına asılmasına sert tepki gösterdi.

Google Haberlere Abone ol

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2020-2021 Adli Yılı açılış töreninde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

* 2020-2021 Adli Yılı’nın yargı mensuplarımız başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hakimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza başarılar diliyorum. Vazifeleri başında hayatlarını kaybeden hakim ve savcılara Allah’tan rahmet diliyorum.

* Mahkeme salonlarımızın duvarlarında yazan ‘Adalet mülkün temelidir’ sözü özellikle Hz. Ömer’e atfedilen bu söz, devletin ordu ile değil, parayla değil, petrolle doğalgazla değil, adaletle yaşadığını belirtiyor.

* Çünkü adaleti tam manasıyla tesis ettiğinizde diğer her şey kendiliğinden gelişecek, yaşayacak ülkeyi ve toplumu kuşatacaktır. Adaletin üzerinden en çok durulan kavram olmasının nedeni de budur. Adaletle davranmanın, hükmetmenin önemine vurgu yapılır.

DOĞU AKDENİZ’DEKİ GERİLİM

* Türkiye'yi 780 bin kilometrekarelik devasa büyüklüğüne bakmadan 10 kilometrekarelik bir ada üzerinden kıyılarına hapsetme girişimi haksızlığın ve adaletsizliğin en açık ifadesidir.

* Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz'in zenginliklerinin üzerine adeta çökme çabası, tam bir modern sömürgecilik örneğidir.

* Tarih boyunca hep başkalarının arkasına saklanarak varlığını sürdürmüş bir devleti önümüze atarak kendi gizli emellerini gerçekleştirmeye çalışanların yaptıkları da en büyük adaletsizliktir.

* Biz artık bu gölge oyunundan bıktık. Kendine bile hayrı olmayan bir devleti Türkiye gibi bölgesel ve küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak artık komik kaçmaya başladı.

* Asırlardır Afrika'dan Güney Amerika'ya kadar sömürmedik yer, katletmedik toplum, zulmetmedik insan bırakmayanların devri sona eriyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu adalet uyanışını durduramayacaklar.

* Ülkemizin bu konudaki öncülüğü sadece kendi adına değil, tüm mazlumlar adınadır. Osmanlı gibi 600 yıllık bir devin külleri üzerine inşa ettiğimiz cumhuriyetimizin 100. yılı yaklaşırken coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımıza daha sıkı sarılmakta kararlıyız.

İSTANBUL BAROSU’NA PANKART TEPKİSİ

* Şehit savcımız Mehmet Selim Kiraz'ı katleden terör örgütü mensuplarına destek için açlık grevine giden avukatları bu kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır.

* Buna rağmen açlık grevini sürdüren bir avukatın ölümü üzerine İstanbul Barosu binasına asılan pankartın, şehidimizin kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz.

* Avukatların, teröristlerin bu kadar pervasızca yanlarında durabilmeleri, cübbeleri ile cenazesine katılabilmeleri, onları öven bildiriler yayınlayabilmeleri kabul edilebilir davranışlar değildir.

* Avukatlık zulmü savunmak değildir, avukatlık adaleti savunmak, adaletin yanında yer almak demektir. Bu yapılan işlemlerin müvekkil-avukat ilişkisiyle uzaktan yakından alakasının olmadığı açıkça ortadadır.

“AVUKATLIK MESLEĞİNDEN MEN TARTIŞILMALI”

* Diğer kurumlarda terör örgütleri ile böylesine içli dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği bana göre tartışılmalıdır.

* Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye, hırsızı savunan avukat hırsızlığa kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir.

* Hakimin, savcının, polisin, askerin yapamadığını, kamusal bir vazife icra eden avukat da yapamamalıdır. Şayet yaparsa bunun bir müeyyidesi, sonucu bedeli muhakkak olmalıdır.

* Dünyanın hiçbir ülkesinde, medeni ülkeleri kast ediyorum, böyle çarpık bir duruma izin verilemez. Yargının hiçbir unsuru, herhangi bir ideolojinin emrine giremez.

* Yargının tek ideolojisi adalet olmak zorundadır. Bir adalet kurumu olması gereken kimi baroların, terör örgütlerinin arka bahçesi, propaganda aracı, yasa dışı faaliyetlerinin kılıfı haline dönüşmesi çok acıdır.

* Çoklu baro sistemini getirmekteki amaçlarımızdan biri de, barolarımızı bu sorunlu yapıdan kurtarma umuduydu.

* Merhum Mehmet Selim Kiraz savcımızın katilleriyle ilgili gelişme, bu endişelerimizin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir.

* İnşallah önümüzdeki dönemde avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız.