Corona bizi Netflix’e, Netflix ise kendi filmlerine mahkum ediyor!

Corona virüsü Dünyayı tehdit ederken insanlar korkuyla evlerine kapanıyor ve evlerindeki ekranların karşısında vakit geçiriyor.

Corona virüsü, pek çok ülkede hızla yayılmaya ve dünya çapında bir kabusa dönüşmeye devam ederken, dokuz yıl önce çekilmiş olan Steven Soderbergh imzalı Contagion (Salgın) filmi de yaşadığımız gerçekliği hikaye edişiyle yeniden gündem oldu.

2011 yapımı film, çekilmiş onca yeni projeyi geride bırakarak eniden en çok izlenen filmler arasına girmiş ki bu öyle benzeri pek rastlanan bir durum değil.

Corona sinemacıları ve sinema salonlarını vuracak!

İşe filmler tarafında bakmaya ve konuyu geliştirmeye devam edelim; Corona belası yüzünden İtalya’daki sinemalar 24 Nisan’a kadar tatil edildi. Yetmedi, Red Notice filminin İtalya’da devam eden çekimleri virüsün etkisinin yarattığı endişe nedeniyle durdu. Hollywood yıldızlarının filmlerde canlarını hiçe sayıp dünyayı kurtarmaya kalkmalarına kanmayın, aslında onların canı çok tatlıdır. Netflix için çekilen Dwayne Johnson, Gal Gadot ve Ryan Reynolds'lı film seyirciye geç ulaşacak ama virüsün etkisi Netflix için salonlardaki gibi felaketle sonuçlanmayabilir hatta Netflix, krizi fırsata dönüştürdü bile denebilir!

Dünyanın birçok kentinde sokağa çıkma yasakları ve karantinaya alınan bölgeler dışında yaşanan salgın korkusu insanları eve hapsetti. Evlerine çekilen bu kişiler ise internet üzerinden ulaşılan platformlara yöneldi ki bunlardan en önemlisi elbette Netflix. Corona virüsü Dünyayı tehdit ederken insanlar korkuyla evlerine kapanıyor ve evlerindeki ekranların karşısında vakit geçiriyor. TV, bilgisayar karşısında geçirilen vakit artacak ve dijital platformlar bu durumu balık sürüsüne rastlayan bir yunus gibi sevinçle karşılıyorlar.

Karantina günlerinde Netflix izlemek?

Peki, ben evine kapanmış bir seyirci olarak Netflix’te film izlemek istersem, o film de gündeme uygun olarak 2011’de çekilen ve şu an yaşadıklarımıza yakın bir hikayesi olan Contagion (Salgın) filmiyse...

Hayır, bu mümkün değil çünkü film Netflix’te yok! Daha doğrusu bizim Netflix’imizde yok. Sevdiğim bir başka salgın felaketi filmi olan Outbreak? O da yok ama Netflix’in kendi virüs salgını dizisi olan Pandemic var, siz bu filmleri arattığınızda en başta o çıkıyor. Yani “o yok ama boşver bunu izle” diyor Netflix.

Netflix Türkiye arşivi ne durumda?

Aslına bakarsanız, kendi orijinal yapımları dışında Netflix’in Türkiye kütüphanesi çok dar!  UnoGS.com sitesinden hangi filmin hangi ülkenin Netflix arşivinde olduğunu aratabiliyorsunuz. Contagion’ı aradığımda filmin Kanada, Japonya, İsrail ve Litvanya’da izlenebilir olduğunu öğreniyorum.

Türkiye’de ise eski tarihli klasiklerin çoğunu bile izleme imkanına sahip değiliz. Netflix, “ben her konuda bolca üretiyorum, boşverin daha önce yapılmışları ya da başkalarının yaptıklarını, benim içeriğimi tüketin” dayatması yapıyor ve ne yazık ki üretimlerinin çoğu da başarılı değil. Eğer sinemaya gitmekten vazgeçip evde film izleyeceksek bu kütüphanenin genişlemesi gerekiyor. Evimde UltraHD Netflix yayını varken Contagion’ı ya da aradığım başka filmleri hdfilmcehennemi.com’dan izleyeceksem, ne anladım ben bu işten!

Ekim 2018 tarihinde Netflix ABD arşivinde 1326 dizi ve 4339 film varken ülkemizde sadece 194 dizi ve 511 film sunuluyordu. Aradan geçen 1.5 yılda çok da değişen bir şey olmadı. Türkiye’de insanlar filmleri-dizileri hala yasal olmayan yollardan izliyorsa bu sadece ekonomik sebeplerle açıklanamaz. Belki de aradıkları içeriğe ulaşamadıkları için buna mecbur kalıyorlardır.

Sağlık bakanımız daha bugün, virüsün bizde de tespit edildiği konusunda bir açıklama yaptı. Türkler hassastır. İlk ölümlü vakadan sonra hepimizin evlere kapanacağından, sinemalar başta olmak üzere toplu eğlence alanlarını terk edeceğinden eminim. O zaman Netflix, bir zahmet Hakan Muhafız gibi boş beleş dizilerin 3. sezonlarını çekmek yerine Türkiye arşivini genişletse daha iyi olmaz mı?

Salgını sadece filmlerde izlemeniz dileğiyle...

Murat Tolga Şen - murattolga@gmail.com