Cem Yılmaz komedisi bitti mi? Belki de “eskisi kadar” komik olmak istemiyordur!

Cem Yılmaz’a baktığımda gördüğüm şey, 30 yılda komedisini tüketmeyip, yanına da başka şeyler katabildiğidir. Kırpılarak Netflix’e konmuş son gösterisi de bence çok komikti.

Cem Yılmaz’la, 90’ların ortalarında yaptığı stand-up gösterilerinden birinde tanıştım. Askerden dönmüştüm, Doğuda yapmıştım, Türklerle Kürtlerin hiç anlaşamadığı zamanlara denk geldiği için uzatmışlardı üstelik. Hırpalanmış ve keyifsizdim. Arkadaşlarım, “Cem Yılmaz geliyor, çok komik, mutlaka gidelim” dediler, gittik. Gerçekten de öyleydi, çok güldüm, eğlendim, hafifledim. Daha önce izlediklerime benzemiyordu, başka bir tat, bir doku hissettim.

Cem Yılmaz’ı o günden bu yana ilgiyle takip ederim. Evet ben de “çok komik” oltasına takılanlardanım ama bundan ötesi olduğunu da biliyorum üstelik dahi falan değilim, adamın yaptığı işler ortada! Filmografisinde Her Şey Çok Güzel Olacak, Hokkabaz, Şahane Misafir, Av Mevsimi, Son Umut gibi harika işler var. Aslına bakarsanız, Karakomik Filmler onun yapmak istediklerinin bir özeti. Komik, karanlık, yalnız, aşk ve şefkat arayışında… Tıpkı Türkiye’de yaşayan milyonlarca insan gibi.

Cem Yılmaz’ın stand-up gösterileri yıllar içinde evrildi ve gözlem gücünün de katkısıyla topluma ve katmanlarına yönelik bir eleştiriye dönüştü. Cem Yılmaz’ı, ille de komik olmak isteyen başka sahne insanlarından ayırarak bir sahne sosyoloğu olarak işaretlemek de fayda var. Gösteriden keyif almanın sırrı da burada. Aynaya bakmayı sevmeyenler, “hiç komik değil” deyip küsüyorlar.

Türkiye insanları başkalarına neyi nasıl yapacağını söylemeyi çok sever. Haliyle Cem Yılmaz’a da sürekli nasıl gösteriler yapacağını, nasıl filmler çekeceğini söyleyip duruyoruz. Cem Yılmaz ortalarda yeni yeni boy gösterirken Türkiye’de mizahın zirvesinde Levent Kırca ve onun Olacak O Kadar adındaki TV işi duruyordu. Cem ülkeye yeni bir şey getirdi ve birkaç yıl içinde onun zamanına kadar yapılan mizahı modası geçmiş bir hale soktu. Levent Kırca, hep ondan beklediğimizi yaparak popülist bir mizahla yola devam ederek kendini tüketti. Ben, sinemada Ne Olacak Şimdi videoda Mavi Muammer filmlerini izleyerek büyüdüm. Olacak O Kadar, ustanın en popüler işi ama aynı zamanda da tuzağıdır.

Şimdi baktığınızda böyle bir şey görüyor musunuz? Ben göremiyorum. “Netflix’teki Cem Yılmaz komik değildi, BluTV’deki Yılmaz Erdoğan çok komik, Gain’de de Doğu Demirkol var, o bile Cem’den iyi” diyorlar. İyi de bunların hepsi Cem’in yapıp şekillendirdiği şeyin varyasyonları değil mi? Sahne düzeninde üste başa giyilenlere kadar.

Her şey yorulur, Cem Yılmaz dediğiniz zaman bu ülkeyi son 30 yılında güldürmeyi başarmış birinden bahsediyorsunuz ki bu çok az kişinin boyunun ölçüsüdür. Kemal Sunal’ın 15 yıl komik olabildiğini düşünün. 70’lerin ortasındaki patlama ve zirve, 80’lerdeki toplumcu komik filmler ama 90’larda gelen yorgunluk ve bitiş.

Cem Yılmaz’a baktığımda gördüğüm şey, 30 yılda komedisini tüketmeyip, yanına da başka şeyler katabildiğidir. Kırpılarak Netflix’e konmuş son gösterisi de bence çok komikti. Göle maya çalma sekansında göbeğimi tutarak güldüm ama hep 2 boyutlu şeyler istiyoruz. Olmayınca da bir öfke! Bir türlü şu çok gülmek ya da çok ağlamak hevesimizden vazgeçemedik.

Şunu da sormak gerek; Cem Yılmaz “eskisi gibi” komik olsa gülecek miydik? Hayır, bunu bir sürü insan denedi, hepsi ustaydı ve yenildiler. Aynı komediyi sürekli üretmenin bir anlamı yok, dünya değişiyor, değişiyoruz. Cem Yılmaz da değişiyor, sorun bu değişimin insanların istediği gibi olması ama onların istediğini yapsaydı Cem Yılmaz ismini çoktan unuturduk. Yeşilçam sinemacılarının “halk bunu istiyor” diye on yıllarca aynı filmleri çekerek, aynı tipleri oynayarak tükenmeleri gibi. Şener Şen, 80’lerde makas değiştirmese o sulu komedi ile tükenirdi. Sadri Alışık çok büyük usta ama onu en çok hiçbir filmine benzemeyen filminde sevdim ben. Yengeç Sepeti… Filmin ismi de güzel, ülkemize yakışıyor.

Son paragrafta şunu yazıp bitireyim; bu ülkede absürt mizah bile yapmaya gerek yok. Siyasiler o işi hallediyor. Akla zarar beyanlarla günümüz şenleniyor. Havuz medyasının zehirli sularında yüzerek serinleyen vatandaş, “ekonomi çok iyi olmasa bu kaliteli ceketi çöpten bulup giyemezdim” bile diyor.

Bunun komedisi yapılabilir mi? Aklın, zekanın olmadığı bir yerde mizah barınabilir mi?

Cem Yılmaz (ve diğerleri) işte bu halimizin gösterisini yapıyor; eskisi kadar komik değil belki ama eskisinden bile acıklı! İyi seyirler…

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com