Çarşı-Pazar dizilerde yok! Dizinizi dolarla mı alıyorsunuz?

Biz TV karşısında her akşam özetiyle 5 saat süren propagandaya maruz kalırken dolar alıp başını gidiyor.

Alparslan ve silahtarları Anadolu’ya yerleşmek ve bu topraklar hükmetmek için er meydanında cenk ediyor. Botoks güzeli Akça Hatun onlara uluyarak destek veriyor. Üç kategoride de reyting birincisi olan Alparslan Büyük Selçuklu, Sultan Alparslan’ın 1048 – 1071 yılları arasındaki Anadolu’yu fetih sürecini izleyiciyle buluşturuyor. Bu sırada Amerikan doları: 10 tl

Barbaroslar yedi denizlere hâkim olmak ve Osmanlı’nın denizler üstündeki hakimiyetini sağlamak için mücadele ediyor, türlü entrika ile uğraşıyorlar. Barbaros kardeşler her hafta nefes kesen bir bölümle izleyiciyle buluşuyor. Zalimlere açtıkları bu savaşta Baba Oruç ve Hızır Reis’i türlü tehlikeler bekliyor. Bu sırada Amerikan doları: 11 tl

Teşkilat dizisi heyecan dolu bölümleriyle her pazar akşamı TRT 1’de izleyicilerini ekran başına kilitliyor. Merak dolu hikayesiyle her bölüm farklı bir operasyonun sır perdesini aralayan ve vatan için kendini ortaya koyan kahramanlar büyük bir beğeniyle izleniyor. Bu sırada Amerikan doları: 12 tl

TRT’nin imparatorluk hayalleri satan dizileri bir haftalık turu tamamlayadursun. Dolar oldu: 13 tl! Bunu gören Euro durur mu; o da 15 tl!

Bu hafta dolarla yattık dolarla kalktık. O sebeple eleştirilerimin içinden de dolar geçiyor. Biz TV karşısında her akşam özetiyle 5 saat süren propagandaya maruz kalırken dolar alıp başını gidiyor. Bize ne, maaşımızı dolarla almıyoruz ama her şey dolarla geliyor bu ülkeye. Şu dizileri çektikleri kameralardan, ışıklardan, ses ekipmanlarından, kurgu araçlarına kadar her şey dolar! Dolarla ödeme alan oyuncu yok mu, olmaz mı, o da var. Hayat onlara güzel.

Dolar bu hızla yükselirse, dizi çekmenin de maliyeti yükselecek. Peki, reklam tarifelerini TL’ye bağlayan kanallar ne yapacaklar? 2,5 saatlik dizi olacak 3,5 saat. Zaten şu hayat pahalılığında dışarı çıkıp yemek yiyip tiyatro izleyecek haliniz yok. Oturun oturduğunuz yerde, alın size dizi!

Bağımsız sinemacı arkadaşlarımla konuşuyorum. Kültür bakanlığından aldıkları destek artık film çekmeye yetmediği için hepsi yabancı ortak yapımcı arayışında. Ulusal sinemamızın özüne bile zarar verecek gelişmeler bunlar. Gerçi, şimdiye kadar da ortaya pek bir ulusal sinema koydukları söylenemez. Genellikle, yerli-yabancı jürileri etkileyebilecek “şikayet sineması” örnekleri çıkıyor bizden ama sokağın şikayeti değil. Bambaşka hesaplı işler. Bunları öven-ödül veren çok, o yüzden böyle debelenmeye devam.

Tekrar dizilere dönelim; dikkatinizi çekiyor mu bilmiyorum. Dizi evreninde çarşı-pazar yok. Kimse marketten alışveriş yapmıyor, kimse benzin almıyor sanki. Hayatın gerçekleri hiç uğramıyor buralara. Bozkırda, ormanda kılıç tokuşturmalı tarihi dizileri geçtim. Bugünümüzü gösterenlerde de yok. Herkes kocaman evlerde, müthiş arabalarda, yurt dışı seyahatlerinde… İşin gerçeği, yavru vatan Kıbrıs’a bile gidemez olduk!

Neyse, bir sevinme sebebi buldum; biz fakirleştikçe gündüz kuşağı programcıları ellerini ovuşturuyordur. Bu süreçte geçim sıkıntısı yüzünden bir sürü aile parçalanacak, bunlara malzeme çıkacak. Ha, o programlara katılanlar da sokakta mikrofon uzatıldığında “dış güçler var, her şeyin sebebi Kılışdar” deyip geçecek insanlar. Yoktan eksilmez. Hep birlikte yok olacağız. O zaman müthiş bir kafa rahatlığı gelecek. Bazılarının kafası zaten rahat, TRT dizisi üstüne A Haber çakıp yatıyorlar. Allah rahatlık versin!

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com