Biz bu filmi izledik Netflix! Kağıttan Hayatlar’ın senaryosu çalıntı mı?

Netflix’in övünerek yayınladığı yeni yerli uzun metraj drama filmi Kağıttan Hayatlar’la ilgili bir iddia dolanıyor ortalıkta. Hürriyet Yazarı Orkun Ün’e göre bu filmin senaryosu, genç sinemacı Umut Evirgen’in, 27. Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışan bağımsız filmi Ben Bir Denizim’den intihal derecesinde esinler içeriyor.

Orkun Ün’e göre iki filmde de hikâye aynı olmamakla birlikte aynı mekanlar kullanılmış ve pek çok sekans benzeşiyor.

Bana göre hikâye de aynı. Bir senaryonun giriş-gelişme-sonuç kısımlarında başka bir senaryoya benzememesi için modifiyeler yapılabilir ama öze baktığınızda iş hala aynıdır.

·         İki filmde de başkarakter genç bir kâğıt toplayıcısı…

·         İki karakterin de süperego görevi üstlenen bir büyüğü var (birinde babası, diğerinde babalık yapan kişi).

·         Bu karakterlerin hayatına birden yabancı biri giriyor, birinde kimsesiz bir çocuk, diğerinde Suriyeli bir mülteci kadın.

·         Karakterlerin hayatına giren kişiler onların kaderini değiştiriyor.

·         İki karakter de hedefe ulaşmak için para çalıyor.

Bir de işin magazin tarafı var tabi, Ben Bir Denizim’in yaratıcısı Umut Evirgen ve Kağıttan Hayatlar’ın yapımcısı/başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy yakın arkadaşlar… Aralarını açıkmış, açan şey de bu olay.

Niye böyle oluyor bilmiyorum, hikâye sıkıntısı çektiğimizi düşünmüyorum. Filme çekilebilecek bir sürü güzel fikir var ama başkasının yaptığına konmak hep daha tatlı geliyor.

Kağıttan Hayatlar müthiş bir çıkış fikri yakalayıp sonrasında Yeşilçam’ın Yumurcak filmlerini bile aratan bayağı bir duygu seline dönüşüyordu. Demek ki sebebi buymuş. Aslında ortada yağmalanıp kitabına uydurulacak bir çatı hikâye varmış ve o da başkasına aitmiş. Her çıkan Netflix işini eleştirmek istemediğimden Kağıttan Hayatlar için bir şey yazmadım ama ortada ciddi bir hak gaspı var gibi görünüyor. İki filmin fragmanlarını izleseniz dahi benzerlikleri yakalayabiliyorsunuz.

Gişe sineması ve bağımsız sinemamız birbirine değmeden akan iki nehir gibi. Bağımsız sinema işlerinin festivaller dışında seyircisi yok ama orijinal fikirler burada. Gişe sinemacılarımız “bu filmleri nasıl olsa kimse izlemiyor, dur şunu biraz değiştirip bolca gözyaşı ekleyip biz çekelim” derlerse ayıp ederler.

Yani, yine olmadı be Netflix!

Sen ne güzel Azizler oynattın, Bir Başkadır oynattın. “Hah” dedim, “bir şeyler düzeliyor” ama sonra aynı tas aynı hamam, çakmacılığa devam. Dark gibi Atiye, Ben Bir Denizim gibi Kağıttan Hayatlar…

BluTV’nin bir sürü iyi yerli orijinali var, Gain’in 10 Bin Adım’ı var, Exxen’in bile Gibi’si var ama Netflix’te Kağıttan Hayatlar!

Cidden, Türkiye seyircisine bunu mu reva görüyorsunuz?

MURAT TOLGA ŞEN