Bit pazarına nur yağdı; Arşivi kuvvetli olan kazanacak!

Şu rahatsız edici cümleyi kurmak zorundayım; seyirci bu yaz, yaz dizilerini izlemiyor!

Ulusal kanallardaki yaz dizilerinin tadı tuzu yok. Kanal D, Aşk-ı Memnu dizisini gündüz kuşağında bilmem kaçıncı tekrar yayınlıyor, o bile yeni işlerden daha çok izleniyor.

Yaz bitecek ama sıkıntı bitmeyecek, seyircinin yönü değişti. Dünyada ve ülkemizde artık öncelik dijital platform işlerinde. Benim kalemim bile o yöne doğru döndü çünkü yaratıcı ekipler artık platformlara çalışıyor. Ulusal kanallardaki suyunun suyu işler kimsenin umurunda değil.

Beren Saat Beren Saat’e karşı!

Twitter arkadaşım Justi (@justitia77) seyirci alışkanlıklarıyla ilgili nefis tweet’inde, “Friends’in haklarının milyon dolara satılmasından, Aşk-ı Memnu’nun bugün bile diğer dizileri geçmesinden anladığım geleceğin “zamana direnen” işlerde olduğu. Dijital yayıncılık bize haftanın belli bir gününe bağlı kalmadan dizi izleme şansı veriyor. Bir anda popüler olup sonra sönen işlerden daha değerli olacak zamana direnen bu projeler bence.” diyor.

Haklı, seyirci artık “yeni şeyler” izlemek istemiyor çünkü epeydir yeni bir şey çekilmiyor. Bu yaz izlediğiniz dizilere bakın, daha önce onlarca kez izlemedik mi aynı hikâyeyi, oyuncular hep aynı oynamıyor mu, fondaki müzik bir önceki dizidekinin neredeyse aynısı değil mi?

Seyirci, yeniymiş gibi görünen ama aslında öyle olmayan ve izler izlemez unutacağı bir diziye zaman harcamak yerine unutamadığı hikâyeyi yeniden izlemeyi tercih ediyor. Özdeşlik kuracağı karakterleri arıyor, sevdiği yıldızların iyice ünlenip poz kestiği değil de kendini izletmek için gerçekten çabaladığı performansları görmek istiyor. Netflix’in tonla para döktüğü Atiye’yi açıp izleyen var mı? Atiye’nin bir bölüm parasıyla bir sezonu çekilen Aşk-ı Memnu ise hala çok seviliyor.

Aşk-ı Memnu, How I Met Your Mother, Friends, The Office gibi diziler eskiden olsa meraklılarının video kasetini kovaladığı, “hatırlıyor musun şöyle bir dizi vardı” dediği işler olurdu ama dijital platformlar onları ulaşılabilir yaptı ve gördük ki top10 listelerinde hiç zorlanmadan yer buluyorlar.

Bu yaz kimse ulusal kanalda dizi izlemiyor!

Meseleye ulusal kanallar tarafında baktığımda şunu söyleyebilirim; kanal patronları bile arşivinde tutup sıfır maliyetle yayınladıkları dizilerin çuval çuval para dökerek çektirdikleri yeni işlerden daha çok izleniyor olmasına şaşırıyor. Dizi arasına reklamveren için AB grubu öncelikli, bu yazın en düzgün reyting alan dizisi Tozluyaka’nın bile AB reytingi 3-4 arası. Bu reyting 5 yıl önce gelse dizi 2. bölümü bile göremezdi, şimdi herkes “buna da şükür” diyor.

Diğer dizilerin hali daha da fena, şu rahatsız edici cümleyi kurmak zorundayım; seyirci bu yaz, yaz dizilerini izlemiyor!

Görünüyor ki, dizi gemisi karaya oturmuş. Kimse bu maliyetlerle izlenmeyen işler çektirmez. Çekeceklerse de iç yapımlara yönelip arşivi kuvvetlendirme yoluna gideceklerdir çünkü yeni sezon işleri de patlarsa tek çare arşivi açıp bir zamanların unutulmaz dizilerini yayın akışına sokmak olacak.

Geçtiğimiz sezonda ekranda 25-30 dizi vardı ama maliyetini kurtaran dizi sayısı 10’u geçmedi. Kanala para kazandıran dizi sayısı daha da az. Kanallar bu girdaptan çıkmak istiyorlar ama hala kimsenin aklına diziye diziyle karşılık vermekten başka çare gelmiyor.

Yeni değil iyi diziler çekmek gerek!

Peki o zaman ne yapsın bu ulusal kanal patronları, taş mı yesinler? Yapacak bir şey yok, RTÜK baskısıyla sinik işler üretiyorlar. Hiçbir kanal artık bir Çemberimde Gül Oya çekemez, Behzat Ç artık bir ulusal kanal projesi olamaz. Mecbur, aşk-meşk hikayeli kartpostal dizilerinden devam edecekler ama çözüm için uluslararası dijital platformlar üzerinden örnek vereyim. Kimin elinde güçlü dizi markaları varsa o kazanacak.

Netflix gemisini hala Stranger Things ile yürütüyor. Disney dünya kadar parayı döküp Lucas Film’i boşuna almadı, abone toplamak için en güçlü yemi Star Wars filmleri/dizileri ama en iyisini HBO yapıyor. Seyircinin artık “yeni” ile değil “iyi” ile oyalandığını fark edip özenli prodüksiyonlar gerçekleştirdi ve bunları yıllar boyunca satmaya devam edecek.

Bu yıl yayıncılık açısından farklı bir yıl olacak. Dizide ısrar eden ama izlenen diziler yayınlayamayan ulusal kanalların nostaljik içeriklerinin artacağını düşünüyorum. Seyirci biraz da böyle oyalanır, peki sonra?

MURAT TOLGA ŞEN

murattolga@gmail.com