'Beyaz'lı reklamlarla Vestel sınıfı geçer mi? Ünlü olmasına ünlü ama...

Ünlü şovmen Beyazıt Öztürk'ün oynadığı Vestel reklamı son iki haftadır ekranlarda sık sık görünüyor. Vestel belli ki 'sınıf atlamak' istiyor. Neden mi? Nasıl mı? Vestelle olur mu? Dahası Beyazla olur mu?

“Bütün renkler hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler” diyor ya Özdemir Asaf, reklam dünyasında ise tam tersi oluyor son yıllarda… 

Beyaz, kullanıldıkça ışıldıyor, ışıldadıkça da markalar ona doğru uçuyor. Markalar Beyaz’a uçuyor da, satışları ne oluyor? Bu sorunun cevabını ben bilmem markalar bilir, diyerek havada bırakalım. 

Son haftalarda Vestel kampanyasında Beyaz’ı -Beyazıt Öztürk diyene kadar dilimiz Beyaz'a alışık- ekrana sürdü. 

Bekar Beyaz ile beyaz eşyada Türkiye’nin yerli markası Vestel ‘yola çıkıyor’… Bakalım bu bekar ünlüyü Anadolu insanı evinin içine sokacak mı? Malum bizde bekara ev vermezler… Ev vermeyenler müzmin bekar Beyaz’ın taşıdığı Vestel ürünlerini alırlar mı, göreceğiz. 

İşin skorbord tarafını ilerleyen zaman bize gösterir. Biz reklamda gördüğümüz şimdiki zamana bakalım. 

Ne zaman izlesem ‘Vestel’le olur’ kampanyasının reklamını bir tuhaflık hissediyorum… hissediyorum… hissediyorum… gözümün önündekini meğer göremiyormuşum! 

Bekar adamın evi bu kadar mı düzenli olur? Bu kadar mı püri pak olur? Bu kadar mı ‘otel odası’ gibi olur? Bu kadar mı şömine yanar? Bu kadar mı abartılır… kabartılır? 

Sonuçta haftalardır aklımda kalan -iz de kendinizi kontrol edin bakalım- Robinson Kruzo sakalı ve göbeğiyle olan haliyle Beyaz oluyor. Halbuki reklamda Vestel’in üst üste yerleştirilmiş çamaşır makinasıyla kurutma makinası bile var. Benim aklımda kala kala Beyaz’ın ‘kirli’ hali kalıyor. Tuhaf ama gerçek. 

Neden? Çünkü ortalık o kadar saçma sapan denecek kadar temiz ki. O evde adeta yaşanmıyor. Sanki müze ya da bir temizlik ve düzen manyağının evi havasında rahatsız edicilikte. 

Manisalı Vestel, yıllardır orta direk tüketicinin evlerine girerken şimdi ilginç bir şekilde şömineli bir villada kendini konumlandırıyor. İyi ama sen ileriki reklamlarında Anadolu yollarına düşersen ben de gülmeye başlarım. 

Neden olmasın, diye soruyor ve diyor ya Beyaz “Vestelle olur”… Bu memlekette neler olmadı ki? Reklam kampanyasının kafa karışıklığında bu da olur. Ama Vestel kaleye gol atıp, yılın sonunda satış rakamlarında ne görür? 

O beyaz sayfalı muhasebe defterinde Beyaz ile ‘lekelenmiş’ bir sayfa mı, daha da beyazlaşmış bir sayfa mı? Hele bir Beyaz yola çıksın onu da zamanla anlarız elbette. 

Şimdi gelelim şu sınıf atlama meselesine... Yukarıda bir cümlede ifade ettim aslında Vestel'in tüketici kitlesinin genelde orta sınıf olduğunu. Ürün kalite/fiyat skalasında genelde hedef hep orta sınıf tüketiciydi. Şimdi Beyaz'ın lüks villasına ya da 'otel odasına' ya da siz ne derseniz artık, şömineli saray yavrusuna giren Vestel strateji mi değiştirdi? Sınıf mı atlamak istiyor? Bu sınıf atlama meseleleri o kadar da kolay değildir? Ağzınızla kuş tutsanız, Beyaz'ın yanına Mesut Özil'i de Fener'den 'pardon bir reklam için alalım' diyerek koysanız, olmaz... Beyaz eşyada, elektrikli ev aletlerinde... Kaldı ki pandemiden dibe vurmuş alım gücünde Vestel bir acaaayip maceraya çıkmış olur. 

Reklamda diyor ya 'Vestelle olur'... Olur muuu olmaz mı hep birlikte göreceğiz. Umarım ben yanılırım da harcadıkları para, zaman, emek boşa gitmez...