Beyaz yakalılar en çok bu kanalları izliyor!

Pandeminin her şey gibi televizyon izleme alışkanlıklarımızı da değiştirdiğini düşünüyorum. Covid-19 belası ile 1 yıldır flört ediyoruz ve bu gerçeklik bizi başkalaştırıyor. Yırtıp attığımız kaçış planları yeniden gündemde.

Neden mi? Virüsün dolaşımını azaltmak adına alınan önlemlerle eve tıkıldığımız günler, aylara dönüşüp artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını anladığımızda, sinemaları-tiyatroları-sergileri-kafeleri-barları-restoranları kapanmış şehirlerin üst üste yığılmış binalardan ibaret gri labirentler olduğunu gördüğümüzde “biz burada ne yapıyoruz” diye sorduk. Sonra da “başka bir hayat mümkün mü” sorusunun peşine düştük.

Dün sevdiğim arkadaşlarımdan biriyle konuştum. Fotoğrafçı Oğulcan Selçuk Akbulut… Meğer, danışmanlık verdiği şirketlere resti çekmiş ve hiç çaktırmadan tası tarağı toplayıp Muğla Ortaca’ya taşınmış. Buradakinin yarı parasına, kocaman bahçeli bir ev tutmuş, kendine bir bisiklet almış, “hayatımı yaşıyorum ve çok mutluyum” diyor. Oğulcan, kafasına eseni yapan bir adam, insanın ölümlü olduğunun ve bazı şeyleri ertelemenin onları imkansızlaştırdığının farkında…

Benim de epeydir böyle niyetlerim var ama henüz kaçanlara imrenmekle yetiniyorum. İstanbul’dan yana hala küçük umutlarım var, tükenince gideceğim. Ne de olsa benim yaptığım iş için bir çanak anten kâfi, Medyaradar sağ olsun, yazılarım yine sizlerle olacaktır.

Beyaz yakalının gerçekleşemeyen kaçış planını özendirecek programlar önce Youtube üzerinde yayınlanmaya başladı. Sailing Kalamari, Düş Yola, Trail of Us, Kasabalı Hanım, Hayat Kozakta ve Bahtsız Bedevi gibi benim de takip ettiğim kanallar, henüz büyük şehirden kaçamamış ama bunun için mükemmel bir plan arayanları özellikle de şehirden artık beslenemeyen beyaz yakalıları kendine bağladı. Youtube hala bu konudaki en zengin içeriğe sahip.

Bu eğilimi iyi takip eden ve buna uygun içerik üreten iki de güzel belgesel kanalımız var. Biri, 6 Şubat 2006 tarihinde İZ TV adıyla yayına başlayan Türkiye'nin ilk belgesel ve gezi televizyonu olan, 2017’den bu yana da beIN İz adıyla yayın yapıyor. Kanalda, Seferi, Başka Bir Hayat Mümkün, Erkan Can ve Güven Kıraç’la Karavanda ve Sırt Çantam gibi harika programlar var.

beIN İz TV'yi bir hafta izleyince kendinizi malı-mülkü satıp bir karavan alıp İstanbul'dan kaçarken buluyorsunuz :) Kanal yayın politikasını, beyaz yakalının bir türlü gerçekleşemeyen kaçış planına özendirme meselesine evirmiş durumda. Şikâyetim yok!

beIN İz TV, Digitürk’te yani öyle bedavaya izlemek yok ama onun da artık sıkı bir alternatifi var. Belgesel yayıncılığında Türkiye’nin duayen isimlerinden Coşkun Aral’ın kurduğu habitat TV, 11 Ocak’tan itibaren yayın hayatına başladı. Bana göre 2021’in en güzel haberlerinden biriydi bu. Ne zamandır kanaldan bahseden bir yazı yazmak istiyordum, bugüne kısmet oldu.

Türk Telekom’un dijital televizyon platformu Tivibu’dan izleyebileceğiniz Habitat TV’ye uydudan şifresiz olarak da erişilebiliyor ama hiçbiriyle uğraşmak istemiyorsanız tarayıcınızdan da izleyebilirsiniz. Kanal, habitattv.com.tr adresinden yayın yapıyor.

Habitat TV’nin yayın politikası da beIN İz TV’ye benzer, logoları olmasa iki kanalı ayırt bile edemeyebilirsiniz. Bunun sebebi Coşkun Aral’ın İz TV’ye yıllarca emek veren ve biraz tatsız bir şekilde ayrılan isim olması. O yüzden Habitat TV için, İz TV’nin taklidi diyemem, yaratıcı ekipten kaynaklanan bir kardeşlik söz konusu…

Habitat TV’de de alternatif yaşam programları var, benim en çok izlediklerim; Yürüyen Evimiz, Hayat Bana Güzel ve elbette bir Coşkun Aral klasiği olan Haberci.

Uzun lafın kısası; yazının başında bahsettiğim sıkıntılardan mustarip iseniz, şifa niyetine, bu iki kanalı ve isimlerini verdiğim Youtube kanallarını şiddetle tavsiye ederim. Sizi, bir hapishaneye dönüşen evinizden dışarı çıkarıp diyar diyar gezdirecekler ve bu gerçekten iyi gelecek.

Kim bilir, belki de seneye bu zamanlar, bambaşka bir hayatta olacaksınız!

MURAT TOLGA ŞEN