Medya Günlüğü
23 Şub 2018 09:41 Son Güncelleme: 24 Kas 2018 02:02

"Battaniyeden tahrik oluyor musun?" diye sormuştu! Murat Bardakçı'dan Fatih Altaylı'ya jet yanıt!

Habertürk yazarı Fatih Altaylı “Battaniyeden tahrik oluyor musun Murat!” diye sormuştu. Murat Bardakçı bugünkü yazısında Fatih Altaylı’ya yanıt verdi.

"Battaniyeden tahrik oluyor musun?" diye sormuştu! Murat Bardakçı'dan Fatih Altaylı'ya jet yanıt!
“Altı yaşındaki kızlar evlenebilir” fetvasıyla bilinen Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız, bu kez yabancı bir erkekle kadının asansörde yalnız kalması neticesinde İslam’a göre "halvet" şartlarının oluşacağı yönünde verdiği fetvayla gündeme gelmişti.

Habertürk yazarı Murat Bardakçı da konuyla ilgili geçen günlerde yazdığı yazısındaki “Fetvadaki hükmü beğenir yahut beğenmez, benimser yahut benimsemezsiniz, o size ait bir meseledir ama konuyu, ‘Hangi devirde yaşıyoruz? Böyle hüküm mü olur? Bugün asansör de tartışma konusu yapılır mı?’ çizgisine getirmek en basit ifadesi ile hem saçmalamak, hem de dinî kurallara hakarettir! (…) Son senelerde ekran ve şöhret düşkünü ilâhiyatçıların sayesinde on dört asırlık İslâmiyet’i yeniden keşfeder hâle geldik, adamlar akıllarına geldiği yahut canlarının istediği gibi konuşup yepyeni bir din icad etme havalarındalar ve bütün bunların üzerine de fetvanın ne olduğunu ve niçin verildiğini bilmeyen köşe sahipleri işin kolayına kaçıp bol bol ahkâm kesiyorlar...” ifadeleri dikkat çekmişti.

Bardakçı’nın bu yazısı üzerine Habertürk yazarı Fatih Altaylı “Battaniyeden tahrik oluyor musun Murat!” diye sormuştu. Altaylı yazısında “Birileri fetva istemiş, bu lafların sahibi beyefendi de fetva vermiş. ‘Fetva İslam’a uygundur. Uyarsın, uymazsın, senin bileceğin iş’ demiş Murat. Aynı ‘fetva makamı’ndan başka fetvalar da var. Mesela diyor ki fetvacıbaşı: ‘İyice yorgun düşüp yatağa yatar yatmaz uyuyacak hale gelmeden sakın ha yatağa girmeyin. Yattığınızda hemen uyumazsanız yatak, yorgan, battaniye sizde şehvet uyandırabilir.’ Bu da mı İslami yorum Murat’cığım. Ne yapacak Müslümanlar? Koltukta mı uyuyacak? Ya koltuğun kolçağı şehvet uyandırıyorsa tavsiye ne olacak o halde?” demişti.

ALTAYLI’YA YANIT VERDİ

Murat Bardakçı bugünkü yazısında Fatih Altaylı’ya yanıt verdi. Bardakçı “Şimdi, ‘İz’an şart olan bir haslettir ama bilgi ile daha da mükemmelleşir’ dedikten sonra, aziz dostum Fatih’in bana sorduğu soruların bazılarına cevap vereyim: ‘Fetva’ başka, ‘görüş beyanı’ yahut ‘tavsiye’ başkadır Fatihciğim!” dedi.

“BENİM DE PEK KATILMADIĞIM…”

Bardakçı yazısına şöyle devam etti:

“Nurettin Yıldız’ın ‘İyice yorgun düşüp yatağa yatar yatmaz uyuyacak hale gelmeden sakın ha yatağa girmeyin. Yattığınızda hemen uyumazsanız yatak, yorgan, battaniye şehvet uyandırabilir’ şeklindeki ifadeleri fetva değil tavsiyedir, bu sözlerin dinî boyutu yoktur, bir üniversite öğrencisinin ‘Şehvet baskısından kurtulamıyorum, ne yapmam lâzım?’ şeklindeki sorusuna verilmiş cevaptır. Açıkçası benim de pek katılmadığım bu şahsî kanaati ‘İslâmî yorum’ zannetmek hatâdır, kaldı ki internet siteleri aslı uzun olan konuşmanın sadece kırk saniyelik kısmını cımbızlayarak kullanmışlardır!”

“FETVALARDAKİ HÜKMÜ BEĞENİP BEĞENMEMEK SİZE KALMIŞTIR”

Habertürk yazarı Bardakçı, Altaylı’nın sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Nurettin Yıldız bu hususlarda çok daha önceden fetva vermiş Fatihciğim. İlk sorunun cevabını ‘Küçük çocuğa taciz, normal zinadan daha ağır bir suçtur. Ölüm cezasının bile takdir edilebileceği bir suç olarak karar merciine bırakılmıştır’ diye cevaplamış, yani ‘yağlı urgan’ı Devlet Bahçeli’den birkaç sene önce gündeme getirmiş; diğer soruya da ‘Kimsenin kimseye şiddet uygulaması caiz değildir ki, erkeğin eşine uygulaması caiz olsun. Şiddet zulümdür, zulüm haramdır’ fetvasını veriyor.

Yani sorulmuş, cevabını vermiş ama basınımız ya gözünden kaçtığı yahut bahane yapamayacağı için yazmamış!

Nurettin Yıldız’ın Fatih’in dünkü yazısında sorduğu diğer sorulara önceden verdiği cevapları bulmayı da artık bu bahsin meraklılarına bırakıyorum ama hatırlatayım:

Tekrar söyleyeyim: Fetvalardaki hükmü beğenip beğenmemek yahut benimseyip benimsemek size kalmıştır ama şahsî kanaatin ‘fetva’ olduğunu zannetmek yanlıştır!

Mevcut fetvalara rağmen bazı sapıkların mel’anetlerine devam etmeleri ise dinin hatâsı falan değil, o kişilerin cibilliyetleridir ve aynı dert Vatikan’ın bünyesini de kemirmektedir!”