Televizyon
02 Tem 2020 09:10 Son Güncelleme: 02 Tem 2020 11:59

Basın Konseyi’nden Halk TV ve TELE 1 çağrısı! "Herkesin bu ayıplı uygulamaya..."

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Halk TV ve Tele 1'e 5 gün ekran karartma cezası verdi. Gazeteciler kararı "muhalif medyayı susturma girişimi" olarak yorumladı.

Google Haberlere Abone ol
Basın Konseyi’nden Halk TV ve TELE 1 çağrısı! "Herkesin bu ayıplı uygulamaya..."

Bir tepki de Basın Konseyi'nden geldi. Yapılan açıklamada, "Televizyonlara ve sosyal medyaya hiza verme çabaları beyhudedir. Demokrasiye, halkın haber alma hakkına ve ifade özgürlüğüne inanan herkesin bu ayıplı uygulamaya karşı çıkıp ‘dur' demesini bekliyoruz" dendi.

Basın Konseyi’nin RTÜK’e tepki gösteren açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

"Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), son dönemde artan yanlış uygulamalarına bir yenisini daha ekleyerek, eleştirel yayın yapan iki televizyon kanalı için tarihinde ilk kez ‘ekran karartma' cezası vermiştir. Böyle çağ dışı bir uygulama, hiçbir demokratik hukuk devletinde olamaz.

RTÜK'te, iktidar kontenjanından gelen üyelerin oy çokluğuyla, ulusal yayın yapan ve milyonlarca seyircisi olan HALK TV ve TELE 1'in ekranlarının 5'er gün süreyle kapatılması ve ağır idari para cezaları verilmesi, asla kabul edilemez.

Özerk olması gereken RTÜK, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Medya virüsünden kurtulacağız' açıklamasının ardından böyle bir karar alarak, ‘iktidar aparatı' olduğunu bir kez daha göstermiştir. Yayınlarla ilgili en fazla şikayet ATV için yapılır ve bunların hiç biri ele alınmazken, eleştirel yayın yapan kanallara ceza üstüne ceza yağdıran RTÜK, medya üzerinde ‘iktidar sopası' olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Şimdi sırada hangi televizyon kanalı var diye sorulmaktadır.

Demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye'de, iki ulusal televizyon kanalının ekranlarının 5 gün yani 120 saat boyunca karartılması, 2020 dünyasında kimseye anlatılamaz. RTÜK'ün bu kararı basın tarihimize kara bir sayfa olarak geçecektir.

Gazetecilik vazgeçilmezdir. Televizyonlara ve sosyal medyaya hiza verme çabaları beyhudedir. Demokrasiye, halkın haber alma hakkına ve ifade özgürlüğüne inanan herkesin bu ayıplı uygulamaya karşı çıkıp ‘dur' demesini bekliyoruz."