Bana platformunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim!

Çok değil, birkaç sene önce buralar hep dutluktu. Açık anten yayıncılığından sıkılan, ulusal kanallarda izleyecek bir şey bulamayan Türk halkı, kolayca abone olunan ama bir türlü iptal ettirilemeyen Digiturk ya da D-Smart aboneliklerine tutunuyor ve bunlara hatırı sayılır bütçeler ayırıyordu.

Sonra Netflix geldi! Bu işe DVD kiralamacı olarak başlayıp genişbant internetin olanaklarını keşfederek bambaşka bir icat yapan şirket her şeyi sonsuza dek değiştirdi. Artık tüm dünyada dijital platform çılgınlığı yaşanıyor. 80’lerde yaşanan video çılgınlığını bile aşan bir şey bu ve daha şimdiden hepimiz birine ya da bir sürüsüne üyeyiz. Televizyonculuğun geleceği burada! 

Bugüne kadar ülkemizden abonelik kabul eden, Netflix, BluTV, PuhuTV (bedava), Mubi, Amazon Prime Video, Bein Connect ve TV+ vardı. Bugün bunlara Gain ve Exxen eklendi. Herkesin aklında aynı soru; hangisine üye olmalıyım?

Paranız varsa, hepsine olun. Hesapladım, hepsinin üyeliğine aynı anda sahip olmak 100 TL gibi bir bütçe istiyor. 5-6 yıl önce iptal ettirdiğim Digiturk üyeliğime 80 TL gibi bir şey ödediğimi hatırlıyorum. Şimdinin 100 TL’si, o zamanların 20 TL’si gibi bir şey. Sanıldığı kadar pahalı değil aslında ama asıl sorun bunların fiyatlandırmasında değil. Mesel şu; biz bu kadar içeriği ne ara tüketeceğiz.

Dijital platformlar bizi bir izleme obezitesine sürüklüyor. Yeni filmler, yeni bölümler, yeni yarışmalar, şu bu… Birkaç ay içinde izlediğimizi dahi unutacağımız şeylerin önünde zaman öldürüyoruz. Başka hiçbir şeye vakit kalmıyor. Okumaya, dinlemeye, dolaşmaya… Ekranın önünde ve yüzünü güneşe dönen bitkiler gibi ona dönük yaşayan bir canlı. İnsanın evrimi bu şekilde mi sürecek yoksa?

 Bu kadar çok dizi ya da film izlemek zorunda mıyız?

 2020’de hiçbir zaman olmadığı kadar çok film ve dizi izledim ama bu kadar çok şeyi izlemek zorunda değildim. Dijital olanaklar sinemaya ve TV yapımlarına da yeni fırsatlar sağladı, deyim yerindeyse ipini koparan dizi ya da film çekmeye başladı ama benim dünyam sadece bunlardan ibaret olamaz. Sadece Netflix varken kafamız karışmıyordu ama şimdi öyle değil. Müthiş hızlı bir içerik pompalanması var. Sektör çalışanları adına sevindirici ancak seyircinin bu kadarına ihtiyacı yok. Dediğim gibi, abonelik ücretleri mesele değil ama gerçekten neyi izlemeyi sevdiğimizi bilmeli ve buna uygun platformu tercih etmeliyiz.

 Dijital platform işinin lokomotifi Netflix, yayın yelpazesi en geniş olan da o. Mega bütçeli yönetmen işleri de var, çer-çöp şeyler de… Netflix aboneleri başka hiçbir şeye girmese bile olur ama niş yerli içeriğin adresi BluTV, eğer hem yerli hem orijinal olsun diyorsanız buraya… Dizi sevmez sadece film izleyen sinemanın sanatına düşkün biriyseniz de en doğru adres Mubi. Çok uygun abonelik fiyatıyla dikkat çeken bir başka dev Amazon Prime Video ama kütüphanesi yeterince geniş değil, zamana ihtiyacı var. Tazelerden Gain, hareket halindeki yani takside, metroda, yolda olan insanları hedefliyor. Derdi televizyona değil telefona girmek. Mobil izlenme odaklı dikey format, 10 dakikalık diziler... Ülkemiz açısından yenilikçi ama bir icat değil. Jeffrey Katzenberg'in kurduğu Quibi'nin yolu tam olarak buydu ve 1.75 milyar dolarlık sermayesine rağmen Quibi battı! Gain'in tutmasını istiyorum ama Hollywood'un harika çocuklarının daha büyük para ile denediği ve işe yaramamış bir yöntem bu... Endişeliyim.

9.99’a reklamlı, 19.99’a reklamsız abonelik bedelleri ile yayına başlayacak olan Exxen ise ağırlıklı olarak Youtube izleyicisini hedefliyor. Youtube üzerindeki organik yayıncılığı transfer edip daha butik olarak pazarlayacaklar ama gençler Youtube’da bedavaya izledikleri şeye, üstelik video altına yorum falan bırakamayacakken para verir mi bilemiyorum. İkisinde de bazı dikkat çekici yerli içerikler var ama Gain ve Exxen’in geleceği şimdilik soru işareti.

İşin özeti, her şeyi isteyen Netflix’e, yerli kaliteli dizi arayan ve bağımsız sinemayı da sevenler BluTV’ye, sinemanın sanatından başka bir şey izlemek istemeyenler Mubi’ye… Sürekli yolda olanlar Gain’e, Youtube’a takılanlar Exxen’e ama işin obezi iseniz hepsine!

Bu arada, “Sinema Salonları” ile ilgili ek genelge çıktı. 31 Aralık’a kadar faaliyetlerine ara verilen salonlar için bu süre 1 Mart’a uzatıldı. Gain, Exxen ve daha neler gelecekken Mart'tan sonra salonların elinde kalan bir avuç sinefil olacak. Salonlar vizyon planlarını ona göre yapsınlar.

Murat Tolga Şenmurattolga@gmail.com