Gündem
17 Mayıs 2011 22:47 Son Güncelleme: 23 Kas 2018 12:22

AYDINLIK DERGİSİ GENEL YAYIN YÖNETMENİNDEN NAZLI ILICAK'A TAZMİNAT DAVASI!

Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak'a 25 bin liralık tazminat davası açtı.

AYDINLIK DERGİSİ GENEL YAYIN YÖNETMENİNDEN NAZLI ILICAK'A TAZMİNAT DAVASI!

Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım, avukatı Mehmet Nuri Aytekin aracılığıyla Sabah gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak'a 25 bin liralık tazminat davası açtı.
Ilıcak, Sabah gazetesindeki köşesinde, Islak İmza davasında yargılanan ve 463 gündür 'Silivri Zindanı'nda tutulan Deniz Yıldırım'a, “Adam öldürmekten dolayı mahkum olmuş” ifadelerine yer vermişti. Yıldırım bu yazıya karşılık Ilıcak'a tazminat davası açtı. Dava İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülecek.

Davaya konu yazıda Ilıcak, “… toplumda hükümet aleyhine yazı yazan medya mensuplarının cezalandırıldığının sanıldığını; oysa, gerçeğin bu şekilde olmadığı … Hapisteki 56 gazetecinin içinde bulunan, mesela Deniz Yıldırım (Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni) tasarlayarak adam öldürmekten dolayı mahkum olmuş. Onu da, hapisteki gazeteciler paketine koyup, özgürlük talep ediyoruz” ifadelerine yer vermişti. Yıldırım'ın avukatı Aytekin, dava dilekçesinde Nazlı Ilıcak'ın, Sabah gazetesindeki 13 Mayıs 2011 tarihli yazısının kasıtlı bir biçimde kaleme adığını vurguladı.

Aytekin dava dilekçesinde, Yıldırım'ın Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni iken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın akçalı konuların geçtiği kimi telefon konuşmalarını yayınladığı için gözaltına alındığı belirterek: "Görüntü ve ses kasetlerinin cirit attığı, bunların televizyon kanallarında ve gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlandığı günümüz Türkiye’sinde Başbakan'ın konuşmalarını yayınladığı için tutuklunan tek gazetecidir" dedi.

Aytekin dava dilekçesinde, Yıldırım'ın hayatı boyunca tek suça karışmadığını belirterek: "Mesleki yaşamında ise halkın haber alma hakkının kutsallığına inanan, gerçek ve doğru haberi; eğer kamu yararı varsa bedeli ne olursa olsun halka ulaştırmayı birincil görev kabul eden, mesleğini hiçbir çıkar ya da kişisel husumet duygularına alet etmeyen, bu ilkeler doğrultusunda kendini gazetecilik mesleğine adamış bir kişidir." dedi.

Ilıcak'ın yazısının kasıtlı olduğunun vurgulandığı dilekçede: "Böylesi deneyimli bir gazeteciden bu derece vahim bir hata yapması beklenemez. Yapılan basit bir daktilo/klavye hatası değildir. Kurulan tümcelerin bilinçli olarak sarfedildiği, müvekkili kamu nezdinde insan öldürmüş ve mahkûm olmuş biri gibi tanıtma istek ve arzusu açıktır. Belirtili bu hususlar, yazılanların müvekkil davacının kişilik hakları alanına girilerek, manevi şahsiyetine tecavüz etme amacını ortaya koymaktadır." denildi.

'Mahkemenin kararı Sabah'ta yayınlansın'

Yıldırım'ın avukatı Aytekin mahkemenin vereceği kararla ilgili olarak: "Davacının bir gazeteci olması ve yayındaki hukuka aykırılığın ağırlığı karşısında Sayın Mahkemece verilecek kararın özetinin davalının sahibi olduğu Sabah isimli yayın organı ile birlikte Türkiye çapında yayın yapan ve tirajı 100.000’in üzerinde iki ayrı gazetede yayınlanması" talebinde bulundu.