Aşk-ı Memnu dizisinin izlenme sırrını açıklıyorum!

İlk yayınlandığından 12 yıl sonra gündüz kuşağında tekrar yayınlanan dizi reyting sıralamasında ilk 50’ye giriyor. Hem de gündüz kuşağında yayınlanmasına rağmen...

Aşk-ı Memnu (günümüz Türkçesi ile Yasak Aşk), Halid Ziya Uşaklıgil'in bir romanıdır. İlk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde kısım kısım yayınlanmış sonra aynı yıl kitap olarak basılmıştır.

Eser daha önce de dizi olarak televizyona uyarlandı. Halit Refiğ yönetiminde romana sadık olarak gerçekleştirilen dizi uyarlaması 1975 yılında TRT'de altı bölüm olarak yayınlandı ama eserdeki siyasi eleştiriler diziye taşınmadı. Roman daha sonra Tarık Günersel tarafından tiyatroya uyarlandı ve üç perdelik bir oyun olarak temsil edildi. Tarık Günersel'in yazdığı libretto, Selman Ada tarafından opera olarak bestelendi ve temsil edildi.

Bizim konumuz ise romandan yola çıkılarak Ay Yapım tarafından yapılan, 2008 yılında Kanal D’de yayınlanan dizi... Bu dizide hikaye 2000'ler Türkiye'sine uyarlanmış ve hem olay hem de karakterler açısından bir sürü ekleme-çıkarma yapılmıştır ama seyirci bu Aşk-ı Memnu’ya bayıldı!

Öyle ki ilk yayınlandığından 12 yıl sonra gündüz kuşağında tekrar yayınlanan dizi reyting sıralamasında ilk 50’ye giriyor. Hem de gündüz kuşağında yayınlanmasına rağmen! Prime Time’a çıkarsalar ilk 10’a girer ve ben de buna şaşırmam.

Çünkü... Aşk-ı Memnu bir dizi değil aslında bir fotoroman!

Ve bizim insanımız bir zamanların modası olan fotoromanı çok sever. Fotoroman karakterleri renklidir, okuyucusu onları ilk bakışta tanır ve ne tepki vereceklerini bilir. Onların içine düştüğü zor durumları izlemekten keyif alır çünkü o acının gerçeklikten uzak plastik bir tadı vardır. Fotoromanlarda gerçek yaşamdan daha büyülü, daha büyük hisler yaşanır.

Aşk-ı Memnu dizisinde bir altın oran var, dizinin senaryosu hangi karaktere ne kadar odaklanması gerektiğini çok iyi biliyor. Odakta Bihter ve Behlül’ün aşkı olmasına rağmen diğer karakterlerin yaşadıkları da önemli ve ana karakterlere eklenen şeyler yaşıyorlar. Her yaptıkları dizinin finaline giden yolda bir anlam kazanıyor. Günümüz dizilerindeki gibi zaman geçirmek için çekilmiş ama hikayeye hizmet etmeyen anlar çok az.

Aşk-ı Memnu’daki karakterler siyah ya da beyaz değil gri. Hepsinin olumlu ve olumsuz tarafları var. İyi insanların zaafları yüzünden nasıl kötüleştiğini ya da kendi hayatlarını mahvettiğini gösteriyor. Seyircinin tam olarak görmek istediği bu. Şimdiki dizilerde özellikle ana karakterler, pelerin taksan uçacak kadar mükemmeller. Aşk-ı Memnu’nun karakterleri ise dışarıdan imrenilen ama içten içe acınan zavallı karakterler. Seyirci bu refah içindeki karakterlerin yaşadığı zor durumları izlemeyi seviyor. Son dönem dizilerinden bunu yapabilen sadece Yasak Elma var.

Aşk-ı Memnu’da adeta sessiz bir film izler gibi tüm duygulara eşlik eden bir tema müziği kullanımı var. Aynı tema, karakterlerin başına gelenlere ya da duygu durumlarına göre hızlanıp yavaşlıyor. Arzu Film komedilerinde de kullanılan bir metot ve bu diziyi göz ucuyla izleseniz bile kopmamanızı sağlıyor. İlkel bir şey ama işe yarıyor!

Ve süre... Aşk-ı Memnu, her biri 80 dakikalık bölümlerden oluşuyordu. Türk dizi seyircisinin en sevdiği süre... Ne tadımlık denebilecek kadar kısa ne de bıktıracak kadar uzun.

Bunlar ve başka sebepler yüzünden Aşk-ı Memnu, ne zaman yayınlansa çok izlenecek, hep izlenecek. 121 yıl önce yazılmış çok güçlü bir eserden uyarlanan bu dizi adeta bir laboratuvar, seyirci sevmediği için 3-4 bölümde kalkan dram dizilerinin senaristlerinin-yönetmenlerinin alacağı bir sürü ders var!