Yeni Şafak'a tehdit mesajları! 'Sizi mahvedeceğiz, Türkiye'yi teröre boğacağız'

Yeni Şafak gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül köşesinde tehditler aldıklarını yazdı.

“Yeni Şafak’ı tehdit mesajları: ‘Sizi mahvedeceğiz. Türkiye’yi teröre boğacağız’” diye yazan Karagül, şunları kaydetti:

“Bir süre önce Yeni Şafak’a, sahiplerine ve yöneticilerine yapılan tehditler bu çerçevededir. DEAŞ adı altında doğrudan bize gönderilen ses kayıtlarında bugünler anlatılıyordu.‘Sizi mahvedeceğiz’ türünde tehditler yağdırılıyor, ‘Türkiye’yi teröre boğacağız’ diyorlardı. Şimdilerde bakıyorum, bu tehditlere paralel biçimde bombalı araç saldırı girişimleri, hazırlıkları başlıyor. Yakalanan intihar bombacıları, bombalı araçlar ve patlayıcılarla o ses kayıtları örtüşüyor.

İmza hem DEAŞ hem PKK. Patronlarını da biliyoruz…”

“TEHDİTLERİ GÖRÜYORUZ, PARALEL OPERASYONCULARI DA İZLİYORUZ”

Karagül yazısını şöyle sürdürdü:

“Her ne kadar imza DEAŞ olsa bile biz bunu PKK anlıyoruz, biz bunu terör örgütlerinin arkasındaki istihbarat ve askeri birimler anlıyoruz, biz bunu Suriye ve bütün bölgeyi parçalara ayıran çokuluslu irade anlıyoruz.

Bu tehditlerin Fırat’ın Doğu’suna müdahalelerden hemen önce gelmesinin anlamını biliyoruz. Türkiye’yi terörle korkutmak isteyenler bizleri de bu tehdit mesajlarıyla, ses kayıtlarıyla sindirmeye, ürkütmeye çalışıyor.

Tehditleri görüyoruz, paralel operasyoncuları da izliyoruz..

Ama ortada ne kadar büyük bir paylaşım, istila, harita projesi varsa o kadar da büyük, güçlü bir direnç vardır ve biz bu direncin mensuplarıyız. Çünkü biz, bugüne göre değil, yüzlerce yıl geriden gelen bir siyasi genetiğe bakarak pozisyon alıyoruz ve bu eksenimizi asla değiştirmeyeceğiz.

Bunları yaparken sadece bu tehditlerle değil, Türkiye içinde ve dışarıdan, bu projelere açık ya da örtük destek verenlerin, o gizli gündemleri pazarlayanların bu çerçevede örgütlenenlerin, siyaset ve medyadaki “paralel” operasyoncuların da takipçisi olduk, olacağız.

Bu, bir gelecek mücadelesidir: Türkiye ve coğrafya mücadelesidir.

Ne yaparlarsa yapsınlar, dışarıdan ne kadar tehdit ederlerse etsinler, içeride ne kadar zihin bulandırırlarsa bulandırsınlar, Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna müdahalesini engelleyemeyecekler.

Çünkü bu, bugünün değil geleceğin mücadelesi. Bu, terör meselesi değil harita meselesi. Türkiye ve coğrafya meselesi.

Proje ne kadar büyükse direncimiz de o kadar büyük olacaktır.”