Yazarlığı bıraktığını açıklayan Emrah Serbes: Aydın Doğan taleplerimi kabul edecek!

Yazar Emrah Serbes, Kanaltürk’te yayınlanan Bunu Konuşalım programında Candaş Tolga Işık’ın konuğu oldu.

Yazar Emrah Serbes, Kanaltürk’te yayınlanan Bunu Konuşalım programında Candaş Tolga Işık’ın konuğu oldu. Gündeme ve edebiyata dair önemli konulara değinen Serbes; “Benim üzerimden sigortasız sendikasız işçi çalıştıran ne kadar zincir kitapçı, AVM varsa net söylüyorum: Buna son verecekler. Eğer son vermezlerse gidip oralardan kitaplarımı tek tek toplayacağım” dedi.

Serbes D&R mağazalarını örnek göstererek, şunları söyledi: “Aydın Doğan taleplerimi kabul edecek. İsmini anmıyorum tabii, kendisinden çok korkuyorum.”

“BU ÜLKENİN EMEKÇİLERİNİ ÖLDÜRMEKTEN ZEVK Mİ ALIYORSUNUZ?”

Soma davasında maden patronunun madeni tekrar açma kararını anımsatan Serbes, “Bir facia olmuş, iş cinayeti olmuş, 301 kişi hayatını kaybetmiş, sen diyorsun ki patron olarak ‘biz bunun neden olduğunu anlayamadık’. Sonra da biz bu madeni yeniden açacağız diyorsun. Ben de onlara şunu diyorum; gerçekten paranoyak mısınız? Psikopat mısınız? Sosyopat mısınız? Bu ülkenin yoksullarını, emekçilerini öldürmekten zevk mi alıyorsunuz? 301 işçi hayatını kaybetmişken tekrar o madeni açacağız diyorsunuz. Önce kazanın nedenini anlayın” dedi.

“BAŞKANLIK HAYALİ KURANLARIN KABUSU OLACAĞIM”

Candaş Tolga Işık’ın çatışmalarda yaşamını yitiren askerleri sorması üzerine “Muktedir çevre Türkiye’yi başkanlık sistemine zorluyor. Başkanlık sistemini getirme için, tek adam için, üç beş kişinin diktası için her şeyi yapıyorlar” diyen Emrah Serbes şöyle devam etti:

“Ben 20 yaşındayken 20 yaşında çocuklar ölüyordu, şimdi de 20 yaşında çocuklar ölüyor. Milliyetçi muhafazakar insanlara, cenazelere öfkelenen insanlara seslenmek istiyorum. PKK böyle canavar bir örgüttü, neden senelerdir cenaze gelmiyordu. Çocuklar ölmüyordu. Niçin 7 Haziran’dan sonra başladı. Nasıl bir kirli savaşa sürüklenmek istiyoruz. Savaş isteyenler kaybedecek. Kan, gözyaşı isteyenler kaybedecek. Bu ülkede başkanlık hayali kuranların kabusu olacağım.”

ERDOĞAN’LA DAVASI 20 EKİM’DE

Erdoğan’ın kendisine açtığı hakaret davasıyla ilgili gelişmeleri anlatan Serbes, dava günü adliyede hakimi bulamadıkları için eve döndüklerini söyledi. Serbes, sonrasında şikayetçi tarafın “davadan kaçıyor” diye başka bir hakime şikayette bulunduğunu, davanın 20 Ekim’e ertelendiğini belirtti. Serbes, Erdoğan’ın da duruşmaya gelmesi gerektiğini ifade etti.

“ONLARIN İSTEDİĞİ PİYASA YAZARI OLMAYACAĞIM”

Twitter hesabından yaptığı “Çocukların öldüğü bir ülkede yazı yazmamın bir anlamı yok. Yazarlığı bırakıp boksa başlıyorum” açıklamasına da değinen Serbes şunları söyledi:

“Arkamdan çok şey söylendi haklı olarak. Kalbim kırılmadı dersem de artistlik olur. Ama ben açıklamamı yaptım. Okmeydanı’nda köfteci Servet var, o sordu, ona bir açıklama yaptım. Hayır dedim, 95 kitap yazdım 95 tane daha yazacağım, ondan sonra ölmeyi düşüneceğim. Sonra da tabutumdan çıkıp 100 şınav çekeceğim. Kandıra F Tipi’nden devrimci arkadaşlar sordu, onlara da detaylı anlattım. Ben her gün yazıyorum, her gün okuyorum, her gün yumruk yiyorum, her gün İstanbul yoksul mahallelerini geziyorum, insanları dinliyorum ve her gün gürül gürül yaşamaya devam ediyorum. Yazmaya devam ediyorum. Ama yayınlama konusuna gelince bazı sıkıntılar var. Başlayalım anlatmaya. Türkiye’de maalesef edebiyat, edebiyata edebiyat piyasası diyen alçakların egemenliğine gidiyor. Utanmadan edebiyat piyasası diyorlar. Bunların içinde zincir kitapçılar, medya patronları, AVM’ler var. Onların istediği piyasa yazarı olmayacağım. Kendi istediğim yazar olacağım.

“AYDIN DOĞAN TALEPLERİMİ KABUL EDECEK”

"Mesela D&R. Deliduman çıktıktan sonra benim kitabımı bütün o mağazalarda 600 tane bulunduruyor ama kendi çalışanları sigortasız çalıştırıyor. Sendika haklarını engelliyorlar. Bir kitap 100 bin satarken başka kitap niçin 500 satıyor. Ben az satarken de söylüyordum. Benim üzerimden sigortasız sendikasız işçi çalıştıran ne kadar zincir kitapçı, AVM varsa net söylüyorum: Buna son verecekler. Eğer son vermezlerse gidip oralardan kitaplarımı tek tek toplayacağım. Yoksul mahallelere, üniversitelere, fabrikalara kim okumak istiyorsa, kimin ihtiyacı varsa okumaya dağıtacağım. Üzerimden kendi çalışanlarını sömürmelerine müsaade etmem. Beni okuyanlara da sesleniyorum. O mağazalar yerine kitaplarımı korsandan alın. Aydın Doğan taleplerimi kabul edecek."