Yargıtay'dan dikkat çeken 'nafaka' kararı! Kaynanaya hakaret eden geline...

Son yılların tartışmaları konularından biri olan 'nafaka' ile ilgili bir yeni gelişme daha yaşandı. Yerel mahkeme tarafından karşılıklı boşanma davası açan çiftten koca kusurlu bulundu ve kadına nafaka bağlanmasına karar verdi. Yargıtay ise kararı bozarak kadını, eşinin annesine süregelen şekilde, ağır biçimde hakaret ettiği gerekçesiyle 'tam kusurlu' bularak nafaka verilmemesi kararını verdi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davasında kadına nafaka bağlanmasına yönelik mahkeme kararını, kadının kaynanasına hakaretlerde bulunduğu gerekçesiyle bozdu.

MAHKEME NAFAKA KARARI VERDİ

Dairenin kararına göre, bir çift evlilik birliğinin temelden sarsıldığı gerekçesiyle karşılıklı boşanma davası açtı.

Yerel mahkeme, eşinin annesine hakaretlerde bulunan kadın ile kadına karşılık veren kocayı kusurlu sayarak, çiftin boşanmasına ve kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına karar verdi.

YARGITAY MAHKEMENİN KARARINI BOZDU

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararının hukuka uygun bulunması üzerine taraflar, "kusur belirlemesi ve nafaka" yönünden kararı temyiz etti.

Temyiz istemini görüşen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

HAKARETE DİKKAT ÇEKİLDİ

Dairenin gerekçesinde, kadının, eşinin annesine süregelen şekilde, ağır biçimde hakaret ettiği, erkeğin ise tepkisel nitelikte karşılık verdiği belirtildi.

Bu kapsamda erkeğin kusurlu bulunmasının doğru olmadığı ifade edilen gerekçede, "Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü ile tam kusurlu kadın tarafından açılan birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekir." tespiti yapıldı.

KADIN 'TAM KUSURLU' OLARAK BELİRLENDİ

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği hatırlatılan gerekçede, mevcut davada kadının "tam kusurlu" olduğunun belirlendiği aktarıldı.

Gerekçede, "Tam kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir." ifadesi kullanıldı.