ÜNLÜ GAZETECİNİN FİLMİ GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR!

Sivas katliamını anlatan “Menekşe'den Önce” adlı belgesel filmi seyirciyle buluşmak için geri sayım yapıyor.

Gazeteci yazar Soner Yalçın'ın, Sivas katliamını anlatan “Menekşe'den Önce” adlı belgesel filmi seyirciyle buluşmak için geri sayım yapıyor. Film 20 Eylül Cuma günü beyazperdede seyirciyle buluşacak.

Soner Yalçın’ın Oda TV davasından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmeden önce çekimlerine başladığı, daha sonra isteği üzerine arkadaşları tarafından tamamlanan “Menekşe’den Önce”; 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde açılış filmi olarak gösterildi ve juri tarafından Toplumsal Vicdan Ödülü'ne layık görüldü.

Filmin konusu ise şu şekilde:

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli'nde aydın ve sanatçılara karşı gerçekleştirilen Sivas katliamında, 12 yaşındaki oğlu Koray’ı ve 15 yaşındaki kızı Menekşe’yi kaybeden Hüsne Kaya, hayata tutunabilmek için yine Menekşe adını verdiği bir evlat dünyaya getirir. Menekşe büyüyünce, hiç görmediği abla ve ağabeyini yakından tanımak, yaşananları öğrenmek ister. Menekşe’nin, yazar Lütfiye Aydın’ın, katliamı anlattığı kitabıyla başlayan bilgiye yolculuğu; katliamdan kurtulanları ve olayın tanıklarını tek tek ziyaret etmesiyle devam ederken, izleyiciyi de yaşanan vahşetle yüzleşmeye götürür.

Ünlü müzisyen Fazıl Say da belgesel için bir şiir besteledi. Say’ın, Muhyiddin Abdal’ın şiirinden bestelediği eseri Cem Adrian, Güvenç Dağüstün ve Burcu Uyar seslendiriyor.

14 Şubat 2011 tarihinde gözaltına alınan ve yaklaşık 2 yıl cezaevinde kalan Soner Yalçın belgesel filmini; “İnsanlığın en büyük ve tehlikeli hastalığı bellek kaybıdır. Unutturmamak bir gazetecinin görevleri arasındadır. Madımak katliamını hafızalardan sildirmeyeceğiz. Unutturarak rahata ermek isteyenlere bu fırsatı vermeyeceğiz. ‘Menekşe’den Önce’ bu amaçla hayata geçirildi. Ne yazık ki tam bitiremeden Silivri Cezaevi’ne atıldım. Şaşırmıyorum, Madımak gibi bir vahşeti yapanlar, tarihin her döneminde düşüncenin düşmanı olmuşlardır. Bu büyük yolculuğumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Tek üzüntüm belgeselimin son halini görememek… Ama sevgili dostlarım bu bayrağı benden aldılar ve daha yükseğe çektiler; hepsine teşekkür ederim” şeklinde anlatıyor.