Ümit Özdağ 'yerel seçim' stratejisini açıkladı

Çanakkale'de 'Zafer Yürüyüşü'ne katılan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, partisinin 'yerel seçim' stratejisini açıkladı. Özdağ, seçime tek başına girmek için hazırlıklar yaptıklarını söyledi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Anafartalar Zaferi'nin 108'inci yıl dönümü nedeniyle 57'nci Alay’ı anmak için düzenlenen 'Zafer Yürüyüşü'nün ardından basın toplantısı düzenledi.

'PARAYI TÜRK HALKI İÇİN HARCAYACAĞIZ'

Toplantıda yerel seçimle ilgili çalışmaların devam ettiğini söyleyen Özdağ, "Zafer Partisi, tek başına Türkiye'nin her yerinde seçimlere girmek üzere hazırlıklarını yapıyor; Çanakkale'de de öyle. Zafer Partisi belediye başkanlarını seçen ilçeler ve iller, işgalci teröründen kurtulacak. Çünkü Zafer Partisi'ne oy verdiğiniz takdirde yaşadığınız ilçede, ilçenin veya ilin belediyesinden sığınmacılara, kaçaklara ekonomik destek verilmeyecek. Bu parayı Türk halkı için harcayacağız. Sığınmacıların, kaçakların açmış olduğu dükkanlara müsaade etmeyeceğiz. Yeni dükkan açılmayacak, açılanlar içerisinde, ruhsatsız açılanların tamamı kapatılacak. Ruhsatla açılanlar da yoğun bir denetim altına alınacak" dedi.

'BU CHP SEÇMENİNE EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile imzaladıkları protokol ile ilgili de konuşan Özdağ, "28 Mayıs'ta seçimleri kazansaydı Kemal Bey; Zafer Partisi 3 bakanlık alacaktı. İçişleri Bakanlığı, bunlardan bir tanesiydi. Konuşmaya gerek yok, durum ortada açık. Kemal Bey de zaten 'Ben böyle bir protokol imzalamadım' demiyor, 'İmzaladım' diyor. İkimizin arasında 28'ine kadar kalması kaydı vardı. Biz de 28'ine kadar, bunun yanlış olduğunu bilmemize rağmen, Kemal Bey'e bir tane ekstra oy getirmeyen ama birçok oy kaybetmesine neden olan ortaklarının baskısından dolayı açıklamadık. Bu ortaklar ki; daha sonra açıkladılar, 'Ümit Özdağ, İçişleri Bakanı olacağına, Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak kalsın' dediler. Bu, aslında vatansever, Atatürkçü CHP seçmenine yapılmış en büyük kötülüktür. 'Erdoğan Cumhurbaşkanı kalsın, yeter ki Ümit Özdağ İçişleri Bakanı olmasın' diyen zihniyet, FETÖ'ye destek veren zihniyettir. Bu zihniyet, saray artığı bir zihniyettir. Ortaya da konuşmuyorum Babacan ile Davutoğlu'ndan bahsediyorum. Her ikisi de saray artığıdır, saray bulaşığıdır. Zerre kadar onurları olsaydı; vatansever seçmenin, CHP seçmeninin oyunu alıp, Meclise girip ondan sonra 'Bu bizim en son tercihimiz' demezlerdi" diye konuştu.