TECRİT YETMEDİ! MUSTAFA BALBAY'IN KİTAPLARI DA ALINIYOR!

Hücreye kapatılan Mustafa Balbay'dan okuduğu kitapları azaltması istendi

Silivri Cezaevi’nde Birinci Ergenekon davasından tutuklu bulunan Doğu Perinçek’in, kısa bir süre gazetemiz yazarı Mustafa Balbay’ın kaldığı tek kişilik hücreye alındığı, ancak “Ankara çok kızmış” gerekçesiyle başka koğuşa nakledildiği iddia edildi.

Ergenekon ve Balyoz davalarında birçok sanığın avukatlığını yürüten Hüseyin Ersöz, yazılı bir basın açıklaması yaparak 5 Mart Cumartesi günü Ergenekon davası sanığı Levent Göktaş, Poyrazköy davası sanığı Levent Bektaş ve gazetemiz yazarı Mustafa Balbay ile yaptığı görüşmenin notlarını aktardı. Ersöz, olayın gelişimini Balbay’ın şu sözlerle aktardığını kaydetti: “Saat 15.00’te Perinçek geldi. Bundan sonra kendisiyle kalacağım söylendi. Ancak saat 16.30 sularında İnfaz Koruma Memurları yeniden gelerek ‘Perinçek’i alalım. Ankara çok kızmış’ dediler. Perinçek’i Nusret Senem’in yanına yerleştirdiklerini öğrendim.”

Açıklamasında Ersöz, “Koğuşa yeniden gelen memurlar Balbay’ın kitap sayısının çok fazla olduğunu ve bunları azaltmak zorunda olduğunu söylemişlerdir. Kitaplarının elinden alınması ise Balbay’ın yazı yazamaz hale getirilmesi anlamı taşımaktadır” dedi. Ersöz, Balbay’ın kitaplarının elinden alınmasıyla ilgili olarak şu sözlerini aktardı: “Şu an için en zorlandığım şey kitaplarımdan ayrılmak olacak. Çünkü cezaevi yönetimi kitaplarımı azaltmamı istedi. Bir terzinin elinden iplik ve iğnesi alındıktan sonra ‘hadi elbise dik’ denilmesi ne anlama geliyorsa, tutuklu olan bir gazetecinin elinden tek bilgi kaynağı olan kitapları alındıktan sonra ‘sana gazeteye yazı yazma hakkı veriyoruz’ demek de bu anlama geliyor.”

Ersöz, Balbay’ın şu sözlerini aktardı: “Şu an cezaevinde üç şeye yoğunlaşmış durumdayım. Bunlar yeni kitabım, aile hasreti ve 12 Haziran seçimlerine hazırlık. İçinde bulunduğum durumun kabul edilemezliği ortada ancak en ufak bir moral bozukluğu yaşamadım. Tutuklu olduğum 2 yılın sonunda bizlere değerlerimizi yitirtmeye çalışıyorlar. Yaşatılan tecrit ve kimliksizleştirme politikası ile buradan yeni Kuddusi Okkır’ların çıkması kuvvetle muhtemel. Hapis içinde hapis yaratma gayreti var şu an. Sürekli değişen Ankara talimatları ile cezaevini yönetmeye çalışıyorlar. Bunu her konuda ve uygulamada hissetmek mümkün.”