ŞOK!.. "FARELERDEN ÇEKTİĞİMİZ!.." RUHAT MENGİ KİME BEYİNSİZ FARE DEDİ?

"Gerçek gazetecinin tek ölçüsü vardır; okuyucusu ve izleyicisinin ne düşündüğü, farelerin değil. "

Farelerden çektiğimiz...

“Adam olmak” zor iştir ve bunun “vezir olmak”la mevkiyle, makamla hiçbir ilgisi yoktur. Birinin “adam”lığı önce hamuruyla, mayasıyla; yani doğuştan gelen özellikleriyle ilgilidir, sonra da zaman içinde geliştirdiği kişilikle... Örneğin; içinde bulunduğu şartlara göre bukalemun gibi renk değiştiren, rahatlıkla yalakalık yaparak güç sahibi kişilere veya kurumlara paspas olanlar, bununla da kalmayıp çelişkili ifadelerle başka insanları da kendi hatalarına çekinmeden ortak edip harcamaya yeltenenler, kim olurlarsa olsunlar, hangi yaşta ve makamda olurlarsa olsunlar asla adam sayılmazlar. Bugün sayılmadıkları gibi bundan sonra da ağızlarıyla kuş tutsalar sayılamazlar. Çünkü adamlık “insanlık”la paralel gider. Çıkarı için insanlığını unutanların, yalan söylerken kendisiyle bile çelişkiye düşenlerin, etek öpüp yalvarma pozisyonuna girenlerin bu kavramla bağlantısı olamaz.

Örneklerini sıkça görüyoruz da söylemeden geçemedim, kim kendine yakın görüyorsa bu sözleri, üstüne alınsın serbesttir. Onların bu hale düşmesinden tüm insanlar utanç duyuyor çünkü...

Tabii utanç duyulacak başka şeyler de var. Örneğin patronlarından emir alan bazı tetikçilerin “patronlarının kızdığı gazeteciler”e mesleki yönden saldıramıyorsa o küçücük beyinleriyle ve yine insanlıktan uzak, her tür omurgasızlığa müsait ruhlarıyla kişisel saldırıya geçmeleri... Meselâ kadın ise karşılarındaki, kadınlık yönüyle vurmaya çalışmaları. Bunu köşelerinde ve internette yapanlar karşılarındaki kadının (veya kadınların) kendilerinde olmayan bir iradeye sahip olabileceğini de akıl edemedikleri için yaptıklarının işe yarayacağını sanırlar. Oysa patronlarına yaranmaktan başka işe yaramadığını, çöplüğe lâyık yazıların oraya gideceğini bilmeleri iyi olur.

Gerçek gazetecinin tek ölçüsü vardır; okuyucusu ve izleyicisinin ne düşündüğü, farelerin değil. Gazetecilikte gerçeklerin ne ölçüde ve nasıl bir mesleki dürüstlükle aktarıldığı önemlidir, farelerin görüşleri değil... Bunu anlamak için bile “beyinsiz bir fare olmamak” gerekiyor o da başka mesele!

Ruhat Mengi/Vatan