SERDAR TURGUT KAFAYI MİLLİYET'E TAKTI; ''NE OLACAK BU MİLLİYET'İN HALİ?''

Beni hiç alakadar etmese bile arada bir ‘ne olacak bu Milliyet'in hali' diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi.

NE OLACAK BU MİLLİYET’İN HALİ

Beni hiç alakadar etmese bile arada bir ‘ne olacak bu Milliyet’in hali’ diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Zafer Mutlu ekolü gazeteye geçince açıkçası umutlanmıştım, bir şeyler yaparlar diye. Ama olmadı. Gazeteyi her elime aldığımda tarihsel bir arşiv belgesi okuyormuş gibi hissediyorum kendimi. Milliyet ana gazetesiyle yaşamını 1972 yılında durdurmuş gibi, aynı hassasiyetler aynı tavırlar var.

Yazarları arasında bir tek Güneri Civaoğlu kendini yeniden yaratmaya çalışıyor hala bir tek onun kafası genç düşünüyor. Yenilikten korkmuyor. Diğerleri ise okuyucuya yeni bir şeyler verme sorumluluğu hiç yokmuş gibi davranıyorlar.

Çetin Altan kendini tekrarlamaya başladı. Halbuki iyi yazardır, biraz çalışsa yazılarına yeni bir renk herhalde verebilir.

Zafer Mutlu ekolünün yaptığı en iyi iş Cadde eki oldu. Cesur başladılar, iyi işler yaptılar ama son zamanlarda magazin haberlerinin rutinine teslim olmuş gibi gözüküyorlar.

Milliyet’ten son aylarda hatırladığım tek iş var. O da Mehveş Evin’in sabaha karşı kız grubuyla balık haline gidip deneyimlerini yazmasıydı. Radikal yazarı sokağa çıkarmaya çalışıyor ya, o iş sokağa çıkmaların babasıydı. Mehveş gonzo habercilik yaptığı zaman iyi yazı yazıyor (Burada bir açıklama, evet benim arkadaşımdır, severim Mehveş’i. Uzun süre de birlikte çalıştık. Değerlendirmem bu hislerin dışında, güzel işe güzel derim. Yoksa ben Hasan’ı da seviyorum, ne yapayım bu medya blogu işinin özünde de bu tür tavırlar olacak)

Serdar Turgut / Habertürk