"MÜGE HANIM İNŞALLAH MAŞALLAH İLE BOŞANILMAZ"!..BURHAN AKDAĞ,MÜGE ANLI'YI NEYLE SUÇLADI?..

Gazeteci Burhan Akdağ,Dobra Dobra ve Orada Neler Oluyor programlarında boşanamamasının nedeni olarak kendisini gösteren Vatan Gazetesi Magazin Müdürü olan eşi Müge Anlı'ya nasıl tepki gösterdi?...

"MÜGE HANIM İNŞALLAH İLE MAŞALLAH İLE BOŞANILMAZ..."

Yılanların korkunç gözlerini bilir misiniz? Avına yaklaşırken gözlerinden biraz sonra parçalayacağının yada parçalayacağını zannettiği o avın getirdiği vahşi hazzı korkunç gözlerinden yansıtırlar.

İşte dün akşam yeni başlattığınız Dobra Dobra programında beyninde parçalamayı kurguladığın ama bu zamana kadar parçalayamadığın av olarak gördüğün benim hakkımda "yürü ya koçum kim tutar seni" sendromu içinde estin gürledin, hatta daha ileriye giderek Allah'a yalvardın, "inşallah" dilekleri içinde boşanmamızı sanki memleket meselesi olmuş gibi ekrandan haykırdın...

Bak Müge Anlı. Sana bir düşünürün sözüyle cevap vereceğim önce...

Der ki: "Hayatta hiç kimse için ağlamaya değmez. Değenler zaten ağlatmaz. Birisi için ağlıyorsan eğer, başını dik tutki; gözyaşların seni ağlatan kadar alçalmasın"

Benim başım her zaman dikti. Ne başım eğildi, nede insani bir duygu olan gözyaşlarım alçaldı. İşte bu yüzden parçalayacağın bir av olmadım. Dün akşam tüm izleyiciler senin beynin ve gözlerinden yansıyanları gördü. Se ne demek istediğimi anlayacak kadar akıllısın. Boşanmak için yaptığın çirkinlikler sana yetmedi. Şimdi ekran başında izleyiciden medet ummaya başladın..Bu hezeyanlarına çok güldüm...Asıl Dobra Dobra programında sen konuk olmalısın ki; bakalım dobra cevaplar verebilecek misin? Hele söylediklerimle, yaptıklarımın arkasındayım masalını birde masanın bu tarafından anlatabilecek misin? Gel seni yıllar arasında bir gezintiye çıkarayım.

Tıpkı iyi günlerde çok iyi yerlerde sayemde iyi geziler yaptığın gibi. Yıllar önce seni tanıdığımda sadece bu işe hevesli biriydin. O zaman insan ölçülerinden ayrı bir tarafın vardı gibime gelmişti. Bu yüzden senin rüzgarına kapıldım ve aslanlar gibi evlendim. Senin ve ailenin onurunu kurtardım. Seni bu piyasadaki insanların, kurumları içine soktum, gazeteci,magazinci yaptım. Bunun için belki bir çok insanı kırdığımda oldu. Seni allayıp pullayıp, kendini nasıl geliştireceğini öğrettikten sonra ekran önüne çıkardım. Yolunu açtım. Onurlu bir erkek olarak yaşamımı paylaştığım sana bu güne kadar ne kazandıysam yoluna döktüm.Tüm mal varlıklarımı üstüne yaptım..Haa..Seninde katkın olmadı değil bunlarda. Sen bir kat çıktıysan o katın üzerine on kat koydum. Bunu inkar edecek dünya da bir kişi var mı acaba.

Sonra sen ne yaptın? Buna yine güzel bir sözle cevap vereyim.."Bazı tepecikler düz ovada kendini dağ zannederler" İşte düz ovada kendini dağ zannettin ve "azgın teke sendromunun"hanımlar için tipik bir örneği olup, ekran gerisinde yaptıklarınla, bulduğun yandaşlarınla,saldırganlık boyutuna varan davranış biçimlerinle güya beni yıldırma yoluma gittin. Yılmadığımı görünce ikimizin ortak en büyük değeri olan kızımı Lidyamı göstermeme yolları gibi tipik zavallılıkların ürünü oldun. Dün akşam ekranda yaptığın boşanma duasını duyunca yine aynı ekranlardan daha birkaç ay önce yine aynı izleyiciye bizzat kendi ağzından ilettiğin mesajı hatırlatayım.

Banu Alkan-Murat Taşdemir gündemde iken.

Murat Taşdemir'in Banu Alkan'a vurmasını kastederek "Kocama teşekkür ederim.Hem çocuğuma iyi babalık yaptı,hem de bir gün olsun bana bu tür davranışların milyonda birini bana yapmadı" diyordun. Bu ne menem çelişki böyle. Ama bir Esra Ceyhan taklidi olduğunu yakında göreceksin.. Bodrum barlarında dolaşmak,o barlarda çıkıp şarkı söylemekmidir çocukla ilgilenmek. Ve y