''KRAL ÖLDÜ, YAŞASIN KRAL!'' YILMAZ ÖZDİL'DEN KURULTAY'A DAİR ÇARPICI TESPİTLER!

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil, CHP'nin 33. Olağan Kurultayı'nda yaşanan ilginç gelişmeleri bakın nasıl yorumladı?

Recep açılımı...


“Siyasetin kulisiyle sosis imalatı toplumun önünde yapılmaz, çünkü ikisi de iğrençtir” derler.


Kılıçdaroğlu, “Önder Sav ve 1200 delege tarafından” aday gösterildi...
Pek çok delegenin, gazetecilerin kulağına hiç utanmadan ve sırıtarak söylediği şuydu: “Sekretere yakın olacağına, genel sekretere yakın ol!”

*

Kulis, buydu...

*

Kılıçdaroğlu’nun verdiği ilk mesaj, kravatsız olmasıydı... “Niye?” diye sordular... “Kendimi halka yakın hissettiğim için kravat takmadım” dedi... Geriye kalan herkesin kravatlı olduğunu düşünürsek, o salonda
halka yakın başka CHP yöneticisi
yoktu demek ki!

*

Adı lazım değil, bir televizyon spikeri, altı saat “Şahane, muhteşem” dedi... Mikrofonun kapalı olduğunu zannettiği sırada “Kepazelik” deyiverdi...
Bu detay, Kılıçdaroğlu’nu alkışlayan goygoycu basınımızın ilk fırsatta ne yapacağının da kanıtıydı adeta.

*

Başbakan “Brutus” filan diyor ama, Sezar’ın hakkı Sezar’a... Ermeni açılımı Ermeni kapısını, Kürt açılımı DTP’yi kapattı... “Recep Bey açılımı” da,
Recep Bey’i kapatır.

*

Görünen o ki...

Gandi, indiragandinin hesabını soracak.

*

Ve, son not...

*

(Okurlarla aramız bozuk bugünlerde... Ama, yeminimiz var, okurun canını sıksa da, okura yalan söylemek yok.)

*

O salona asılan afiş yanlış.

*

Evet, yanlış... Çünkü, İsmet İnönü’nün “Bir ülkede namuslular, en az namussuzlar kadar cesur olmak zorundadırlar” diye bir lafı yok... O lafın doğrusu, “Arkadaşlar, eğer bir memlekette erbabı namus laakal, eşirra kadar sabur olmazsa, o memleket behemehal batar.”

*

Meali, “Namuslular, fesatçılar kadar sabırlı olmazsa, o memleket batar!”

*

Üstelik, bu lafı, sanıldığı gibi Demokrat Parti döneminde değil, Atatürk yaşarken, 1931’de söyledi... Her zaman varolan şerefli(!) basın, Mustafa Kemal devrimlerine giydiren yayınlar yapıyordu, İnönü’nün bu gazeteleri kapatması isteniyordu, İnönü de, yukarıdaki lafı söyleyip, ekliyordu, “Basın özgürlüğünün kötüye kullanılmasını önlemek sadece bizim değil, milletin de sorumluluğudur... Milletin görevi, bu meseleyi zihinlere telkin etmektir.”

*

Yani?

*

Sabır, cesaretten önemlidir.

*

“Hobaraa” diye iktidara gelemezsin.

*

Alkışlayıp, evine gitmek yetmez...

Sen de çalışacaksın.

*

Ve, olan oldu ama, “benden söylemesi” serisini noktalarken, bir kere daha altını çizmezsek olmaz... Doğru yazıp, doğru anlasaydın, fesatçının fesatına karşı sadece cesur değil, sabırlı olur, iktidar mücadeleni öyle verirdin.

*

Kral öldü, yaşasın kral.

Aferin de... Katil kim?

Bu soru ortada duruyor.

*

Bak ne diyor çünkü İnönü?

“Savaşın başında yapacağın hata, sonuna kadar seni takip eder...”

Yılmaz Özdil/Hürriyet