"KANDİL ASKERİ GEREKLİLİĞİ YAPSIN!" SİNYAL ÖCALAN'DAN TALİMAT BAHOZ ERDAL'DAN!

Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi Hakkari'de 24 askerin şehit olduğu hain saldırıyla ilgili şok iddialar ortaya attı.

Sinyal Öcalan'dan talimat Behoz'dan

Şehit acısı düştü yine yüreğimize. Önce millet olarak bize büyük acı yaşatan saldırıya ilişkin ulaştığım bilgileri paylaşmak istiyorum. Saldırı talimatı Suriyeli Bahoz Erdal'dan geliyor.

"Hakkari'yi kaybetmemeliyiz" diyor.

Reşadiye baskınından bu yana örgütte etkinliği artan isimlerden birisi Bahoz Erdal kod adlı Feyman Hüseyin.

Karayılan'ın İran tarafından yakalanıp bırakılmasından sonra Feyman Hüseyin, Duran Kalkan ve Murat Karasu büyük ölçüde ipleri ele geçiriyor.

Öcalan'ın da 12 Ekim günü kardeşi ile yaptığı görüşmede, "Kandil askeri gerekliliği yapsın" diye yeni saldırılar için talimat sinyali verdiği belirtiliyor.

Sinyal Öcalan'dan talimat Bahoz Erdal'dan..

Çukurca'ya saldırı haberi Ekim ayı içerisinde geliyor güvenlik birimlerine. Bahoz Erdal'ın, "Çukurca'da uzun zamandır büyük eylem olmadığı, büyük bir eylem yapılması ve ağır silahlar kullanılması"na dair talimatı güvenlik birimlerine ulaştırılıyor.

Ancak eylem hazırlığı Eylül ayından itibaren başlıyor.

Örgüt mensuplarının Çukurca Yapraklı Köyü'nden,Cevizli ve Çeltikli köyleri istikametine 6 katırla bir adet Dokça ve mühimmat dolu çuvallar götürdükleri, her bir katırın yanında 2 kadın teröristin bulunduğu tespit ediliyor.

Yine Eylül sonu itibariyle "Hakkari-Çukurca ilçe merkezinin karşısındaki bölgeye Zap Kampı'ndan 200 adet havan sevk edildiği" bilgisi ile bu durum takviye ediliyor.

Zaten saldırı sırasında yoğun bir şekilde havan kullanıyorlar, ağır makinalılarla yaylım ateşine tutuyorlar, Çukurca'daki özel harekata ve lojmanlara ise roketatarla saldırıyorlar. Emniyet çevresinde 12 adet patlamamış roketatar bulunuyor. Örgüt aynı anda 8 ayrı noktaya saldırmak suretiyle yeni bir konsept ortaya koyuyor. Hem 'ben aynı anda 8 ayrı noktaya saldırabilirim' şeklinde bir güç gösterisi yapıyor hem de bir noktayı hedef alırken, diğer yerleri ateş baskısı altında tutarak yardıma gidilmesini önlüyor.

Saldırıyı Irak'tan gelen 250-300 teröristin gerçekleştirdiği tespit ediliyor. Ancak Karayılan'ın, İran'la anlaşmasından sonra telsiz talimatı ile PJAK militanları da bölgeye sevk edildiği için, örgütte terörist yoğunlaşması yaşanıyor.

Zaten Hakkari-Şırnak hattında halen aktif olarak 5 kampta 700 teröristin bulunduğu biliniyor.

Saldırıda Irak'tan gelenlere ilave olarak Çukurca Kazanvadisi Bölgesinde barınan 100 civarında teröristin de destek verdiği belirtiliyor.

Saldırı gece 01.10'da 8 ayrı noktaya aynı anda başlıyor. Jandarma Genel Komutanlığı'na saat 02.30'dan itibaren Çukurca şehir merkezine yapılan saldırının haberi geliyor.

Saldırı 8 noktaya yapılıyor ama asıl hedefin Keklikkaya olduğu ortaya çıkıyor. Bu mevkiye Keklikkaya Tepe'de deniliyor. Barkandi Tepe ile burası karşı karşıya. 46 askerimizin görev yaptığı Keklikkaya'da 21 şehit veriyoruz. 2'si ağır olmak üzere 14'te yaralımız var. Üzücü olan bir başka nokta ise Keklikkaya ile sabah 06.30'a kadar haberleşme imkanı sağlanamıyor.

İliklerimize kadar şehit acısını hissettiğimiz bir sırada, yine de bazı soruları sormak zorundayız.

Ama bir kısmı okur yazar olmayan insanlar tarafından yönetilen örgüt, sürekli taktik değiştiriyor.

Kendisini geliştiriyor.

Ama 30 yıldır terörle mücadele eden bir ülke olarak biz kalıcı bir konsept oluşturamadık.

30 yıldır örgüt saldırıda biz savunmadayız.

Bir türlü savunmadan saldırıya geçemedik.

250-300 terörist ağır silahlarla sınırdan geçiyor tespit edemiyoruz.

ABD'nin anlık istihbaratı nerede? Irak tarafından Predatörler, bizim sınırlarımızda Heronlar bunları niye tespit edemiyor?

Teröristler Predatörlerin uçuş süresi üzerine bir keşif yapıyor. Predatör 17 saat havada kalıyormuş. Teröristlerin geçişi tam bu süreye denk getirilmiş. Amerikan Predatörüne muhtaç olursan böyle olur.

Örgüt saldırılarını Eylül-Ekim aylarında yoğunlaştırıyor. Sonrası kış.

Peki Eylül sonu itibariyle katır sırtında 2'şer kadın teröristin kontrolünde taşınan bu silahlar kullanılmadan etkisiz hale getirilemiyor mu?

Bu saldırının planlaması 1 ay önce yapılıyor. Teröristler bir süredir bölgede keşif yapıyor. Hatta krokiler çiziyor, aralarında koordinasyon sağlıyorlar.

Ve Çukurca Kaymakamlığı'nın duvarına kadar sızabiliyorlar. Biz bunun istihbaratını alamıyoruz.

Uzun bir liste duruyor önümde.

Üzümlü Karakolu 20 şehit.

Alan Karakolu 20 şehit

Ortaklar karakolu 15 şehit.

Listeyi uzatıp canınızı sıkmak istemiyorum.

Aktütün, Dağlıca, Ortaklar, Işıklı, Üzümlü gibi karakollar ise birkaç kez saldırıya uğramış.

Keklikkaya ise daha önce 7 şehit verdiğimiz Hantepe'nin hemen 7-8 kilometre batısında yer alıyor. Bir üs bölgesi.

Hani biz sınırlarımızı profosyonel birliklerce koruyacaktık.

Bunların hepsi 8-10 aylık asker.

2008 yılında tüm sınırlarımızda profosyonel askerler olacaktı. Yıl 2011.

Profesyonel birlikler nerede?

Bir önceki Genelkurmay Başkanı Koşaner, internete sızan ses kaydında "Mücadele ediyoruz bilginiz olsun" demişti.

Neyle mücadele ediyorlarmış?

Sınırların profosyonel birliklerce korunmasına.

Saldırıya uğrayan sınır karakollarımız. En fazla kayıp verdiğimiz yerler Bestler-Dereler dediğimiz Hakkari ile Şırnak arasındaki bölge.

Buralardaki karakollar Cumhuriyetin ilk yıllarında kaçakçılığı önlemek amacıyla yapılmış.

Aradan 80 yıl geçmiş, elektronik gözetleme imkanları ortaya çıkmış.

Biz hala kendisi korunmaya muhtaç hale gelmiş Karakollarda direniyoruz.

Sonuç ortada?

Alan savunmasında ısrar edip, karakollara doldurduğumuz askerleri hedef haline getirmek yerine, sınırı elektronik ağla örmeyi, bölgeyi uydu ve insansız hava araçları gibi sistemlerle kontrol etmeyi niye düşünmüyoruz?

Bu ısrar niye?

Bu saldırıdaki mesaj açık.

Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretine karşı yapılan bir misilleme bu. Ama hazırlıkların Eylül sonu itibariyle başladığı dikkate alınırsa, 19 Ekim Habur'un yıldönümünün seçilmesi de üzerinde durulmaya değer bir nokta.

Her saldırının bir stratejisi vardır. Burada Başbakan'ın öfke kontrolünü kaybetmesi ve 90'lı yıllara dönülmesi amaçlanıyor.

MHP lideri Bahçeli'de sanki PKK darbe şartlarında oluşup, sıkıyönetim zamanında eylemlere başlayıp, OHAL döneminde gelişip serpilmemiş gibi OHAL ilan edilmesini önerdi.

Ama Başbakan bir kez daha savrulmadı.

Ama bir şeyler yapılmazsa Türkiye savrulmak üzere...

Abdülkadir Selvi/Yeni Şafak