İstanbul Valisi: Hürriyet'e saldırı, evime yapılmış gibi hissettim!

İstanbul Valisi Vasip Şahin'in Hürriyet'e yapılan taşlı sopalı saldırılarla ilgili olarak "Hürriyet'e saldırı yapıldığında evime yapılmış gibi hissettim" dediği belirtildi.

Basın Konseyi'nin davetlisi olarak Türkiye 'ye gelen Kıbrıs Türk Basın Konseyi heyeti İstanbul Valisi Vasip Şahin'i makamında ziyaret etti. Basın Konseyi'nce ziyaretle ilgili yapılan yazılı açıklamada Vali Şahin'in, Hürriyet Gazetesi'ne yönelik saldırı için, "Hürriyet'e saldırı yapıldığında evime yapılmış gibi hissettim" dediğine yer verildi.

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ile Kıbrıs Türk Basın Konseyi Başkanı Doç. Dr. Şule Lokmanoğlu Aker başkanlığındaki heyeti, Vali makamında karşıladı. Basın Konseyi'nden yapılan açıklamaya göre, Valilik binası hakkında bilgiler veren Vasip Şahin, son günlerde basına yönelik saldırılarla ilgili konuştu. Açıklamaya göre Vali Şahin, objektif olunması gerektiğini, etik değerlerin önemli olduğunun altını çizdi, kriterlere tüm basın kuruluşlarının uyması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Etik değerlere uymak, tüm sorunu çözecektir. Bir gazete bir yazı yazdığında 'nasıl yazdı' diye düşünmek doğru değil. Eleştiri herkesin hakkı. Eleştiri dediğiniz şey yönetim sistemi içinde yaşıyorsanız birileri eleştirilmeli. O zaman sistem sağlıklı işler. Eleştirilmezse muhakkak yanlış yapılır. Hürriyet'e saldırı yapıldığında yazar bir arkadaşımız aradı. 10 dakika sonra ekipler oradaydı. Hürriyet Gazetesi, yalan yanlış haber yapsa bile cam çerçeve kırılmamalıydı. Hürriyet'e saldırı yapıldığında evime yapılmış gibi hissettim."

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç'in, "İkinci saldırının güvenlik güçlerinin az ve sonrasındaki yasal işlemlerin caydırıcı olmaması nedeniyle mi yaşanmıştır? diye sorması üzerine, Vali Şahin, "Yeterince ve zamanında müdahale yapıldı. Ancak ikinci saldırı spontan gelişti. Ulusal duyguları fazla kabarmış grubun saldırısı olarak düşünüyorum" dedi.

Nokta dergisine yapılan baskını da hatırlatan ve basın özgürlüğünün korunmasını isteyen Pınar Türenç, "Saldırılar karşısında medya kurumlarının özenle korunmasını, can ve mal güvenliğinin sağlanmasını beklediklerini" ifade etti.

Doç Dr. Şule Lokmanoğlu Aker ise, Hükümetin ve medyanın her yerde olduğunu ancak özgür medyanın yalnızca demokrasilerde var olduğunu belirtti.