"İSLAMİ HAREKET YÖNETMİYORUM!" FETHULLAH GÜLEN'DEN SERT TEPKİ!

Fethullah Gülen, Herald Tribune gazetesinde Türkiye'de gölge güç büyüyor başlıklı yazıdaki iddialara çok sert cevap verdi.

Fethullah Gülen, International Herald Tribune Gazetesi’nde Dan Bilefsky ve Sebnem Arsu imzalı “Türkiye’de gölge güç büyüyor” başlıklı yazıdaki iddialara avukatı Orhan Erdemli aracılığı ile cevap verdi.

Fethullah Gülen’in avukatı Orhan Erdemli imzasıyla yapılan açıklamada, Gülen’in 70 yıllık ömründe her zaman "farklı düşünce ve inançlara saygı" ve "hoşgörü" gösterdiği belirtilerek, bu hoşgörü ortamından rahatsızlık duyan marjinal çevrelerin hayali senaryolar üreterek, düşmanca bir tutum sergiledikleri iddia edildi.

"GÜLENCİLER POLİSİ KONTROL EDİYOR"

International Herald Tribune gazetesinde yayınlanan yazının da bu tutumun bir yansıması olduğu belirtilen açıklamada, makalede yer alan iddiaların tamamının gerçek dışı olduğu kaydedildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi;

"Esasen iddiaların gerçek dışılığı yazının son bölümünde “Gülencilerin Türk Emniyet güçlerini kontrol ettiği iddiasını ispat etmek neredeyse imkânsız” denilerek ikrar edilmiştir. Ancak devamında “ama bunu çürüten kimseyi de görmedik” şeklindeki ifade ise gerçeklikten uzaktır. Zira müvekkilim aleyhinde yapılan yargılamada Mahkemece, Emniyet Genel Müdürlüğü ve 81 İl Emniyet Müdürlüğü nezdinde yapılan ve yıllarca süren tahkikatlarda iddiaların tamamen asılsız olduğu ortaya çıkmıştır."

"GÜLEN’İN ÖRGÜTSEL BİR GÜCÜ YOKTUR"

Avukat Erdemli imzasıyla yapılan açıklamada, Fethullah Gülen’in iddia edildiği gibi örgütsel bir gücünün bulunmadığı da belirtilerek, "İslami hareket yöneticisi" gibi bir vasfının da bulunmadığı kaydedildi. Makalede belirtilen "gizli ajanda" iddiaları yalanlanırken, Ahmet Şık’ın kitabıyla ilgili de şunlar belirtilti;

"Söz konusu yazıda yer alan “dokunursan yanarsın”, “eleştirdin mi, ya uyuşturucu satıcısı ya terörist olmakla suçlanırsın” şeklindeki iddialar tamamen uydurmadır. Ahmet Şık’dan önce müvekkilim aleyhinde onlarca kitap, yüzlerce yazı yayınlanmıştır. Bu kişilerden bir teki dahi hapse girmemiştir. Türkiye’de yürütülen davaların hiçbiriyle müvekkilimin bir ilgisi bulunmamakta olup, bu hususlar tamamen adli makamların tasarrufundadır. Bu davalar bahane edilerek müvekkilimle “cadı avı”, “intikam” kelimelerinin yan yana getirilmesi de ancak bir insafsızlık olarak nitelenebilir.