HÜRRİYET'TE GÖRÜLMEMİŞ KAVGA! OKUR TEMSİLCİSİ İLE YAZAR MAHKEMELİK OLUYOR! PEKİ KİM YALAN SÖYLÜYOR?

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici ile aynı gazetenin yazarı Cengiz Semercioğlu arasında patlak veren "hediye telefon karşılığı yazı yazma" kavgasını VAROL ERSOY yorumladı...

Hürriyet’in Okur Temsilcisi Faruk Bildirici tarafından hediye telefon karşılığı yazı yazmakla suçlanan Hürriyet yazarı Cengiz Semercioğlu, bugünkü yazısında Faruk Bildirici’ye ve iddiaları ilk kez gündeme getiren Medyaradar’a çirkin ithamlarda bulundu.
Semercioğlu’nun “Özür dile Faruk Bildirici!” başlıklı yazısı aynen şöyle:
“Faruk Bildirici pazartesi günü şok bir yazı yazdı köşesinde.
Benim ‘hediye karşılığı’ yazı yazdığımı iddia etti.
İnanılır gibi değil!
Kendi gazetemde, okur temsilcisi benim için bunu iddia ediyor.
Gazetenin patronundan yayın yönetmenine; yayın koordinatöründen müdürüne kadar her kademeye taşıdım Faruk’un bu yazısını.
Her kademede tartıştık.
Faruk Bildirici yazısında bana Hürriyet’in yayın ilkelerini hatırlatıyor.
‘Yayına konu edilen veya edilmesi düşünülen kişilerden ve kurumlardan meslek etik ve geleneklerine aykırı hiçbir hediye ve ayrıcalık kabul edilemez’ diyen 4. Madde’yi örnek gösteriyor.
Ve diyor ki;
‘Samsung’tan hediye telefon aldın, bu yüzden ‘iPhone’u bıraktıran telefon’ diye yazı yazdın...’
Yazık, demek Faruk beni gram tanımamış.
Aynı iddialar geçen hafta üç beş çapulcunun yaptığı bazı internet sitelerinde de yer almıştı.
Hiç umursamadım.
Benim hakkımda sürekli yazı yazar bu siteler, inanın dönüp bakmıyorum bile.
Okumuyorum bu siteleri.
Bana Hürriyet ilkelerinin 4. Maddesi’ni hatırlatan okur temsilcisine aynı ilkelerin 16. Maddesi’ni hatırlatıyorum.
Ne diyor 16. Madde Faruk Bildirici? ‘Haberlerin araştırılması, hazırlanması ve yayımlanmasında her zaman dengeli, gerçeğe bağlı ve objektif davranılması şarttır...’
16. Madde’nin a fıkrası ne diyor Faruk Bildirici?
‘Yayımlanan haberde suçlanan tarafın görüşüne yer verilir...’
Beni ‘hediye karşılığı yazı yazmakla’ suçlarken benim görüşüme yer verdin mi? Bunu dün kendisine de sordum...
‘Mail attım ama posta kutun doluydu geri döndü’ yanıtını verdi bana.
Kelebek’teki en ufak detay için bile bize anında ulaşan Faruk Bildirici, benim hakkımda bu ağır ithamda bulunurken işe bakın bana ulaşamıyor!!!
Oysa gazete santralini arasa anında cepten bağlayacaklar beni!
Ben de 21 Haziran’da İstinye Park’tan 2.250 liraya aldığım Samsung’un faturasını anında göstereceğim...
Bunu yapmadın Faruk Bildirici ve beni ‘hediye karşılığı yazı yazmakla’ suçladın. Çakal internet sitelerine malzeme verdin... Mesleki itibarımı zedeledin...
Peki şimdi yandaki faturayı görünce ne yapacaksın... Ben yasal haklarımı saklı tutarak pazartesi günkü özrünü bekleyeceğim.
İşte fatura!
Faruk Bildirici bilmeyebilir ama beni tanıyan, oraya buraya davet eden firmalar, halkla ilişkiler şirketleri çok iyi bilir...
İçime sinmeyen hiçbir yazıyı yazmam.
Parasını ödeyemeyeceğim hiçbir masaya oturmam, hiçbir geziye gitmem...
Allah’a şükür 2000 liralık telefonu da alacak, dünyanın her yerine de gidecek maddi imkanlara sahibim.
Bana bir telefonla yazı mı yazdıracaklar?
Buna inananın da, yapmaya kalkanın da aklına şaşarım.
Bunları söylemek zorunda kaldığım için bile utanıyorum.
Buyrun Samsung Galaxy S3’ün faturası...
Tarih: 21 Haziran...
Yer: İstinye Park’ta Vodafone bayisi...
Ben Samsung yazısını ne zaman yazdım; 27 Haziran’da...
Ben çapulcu internet sitelerinin saçma iddiaları karşısında bunu göstermek zorunda hissetmem kendimi.
Ama kendi gazetemin okur temsilcisinin bana tek bir kelime sormadan bu iddialara inanmasına üzülmemek, şaşırmamak elde değil...
NOT: Faturanın, daha önce aldığım pek çok telefon ve elektronik eşya gibi Güzel Şeyler yani Medyatava adına kesildiğini belirtmeliyim.
***
Cengiz Semercioğlu’nun bu yazısından sonra hem Cengiz Semercioğlu’na, hem de Faruk Bildirici’ye birer sorum olacak:
İlk sorum Bildirici’ye:
Cengiz Semercioğlu “Faruk beni aramadı, görüşlerimi almadı” diye isyan ediyor… Ama siz pazartesi günkü yazınızda, “Hakkındaki eleştiri ve iddiayı Semercioğlu’na aktardım. Özetle ‘Bana test etmem için neredeyse her yeni telefon gelir. Ben de bu tür karşılaştırmaları yıllardır yazarım’ yanıtını verdi” diye yazdınız… Sorum basit:
Hürriyet’in en güvenilir kişisi olması gereken “Okur Temsilcisi” sıfatınızla siz mi yalan söylüyorsunuz? Cengiz Semercioğlu’yla görüşmediğiniz halde görüşmüş gibi mi yazdınız? Yoksa yalan söyleyen Semercioğlu mu?
Ve kolay bir soru da bizi çapulculukla suçlayan Cengiz kardeşime:
“İddialara konu olan yazında, Galaxy S3 modeli telefonu kullanmaya başlamanı aynen şu sözlerle anlatıyordun:
‘Üç gün kullanır, vazgeçerim dedim. Fena halde yanılmışım.’
Sevgili Cengiz sen dolar milyoneri misin ki, ‘üç gün kullanıp vazgeçebileceğin bir telefona’ 2 bin 250 lira veriyorsun?
Diyelim ki verebilecek gücün var, yani paran çok… İyi de o zaman neden ibraz ettiğin faturanın altında telefonun “kredili satış” olduğu yazıyor?
***
Bu iş mahkemelik olacağa benzer.
Eminiz o zaman bu telefonun ve Cengiz’in reklam kokan yazısının perde arkasında yatan bütün nedenler tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacaktır.

VAROL ERSOY