''HEPİNİZ İDRİS NAİM ŞAHİN'SİNİZ''

Yeni Şafak yazarı Salih Tuna, Murat Belge'den girdi Bekir Coşkun'dan çıktı, Orhan Miroğlu'na ise övgüler dizdi!

Hepiniz İdris Naim Şahin’siniz!

AK Parti’nin İstanbul İl Kongresi araya girince, Murat Belge’nin AKP’lilerin bilinçaltını "deşifre" ettiği geçen günkü yazısı bugüne kaldı.

"Deşifre" etti dediğim, yerden yere vurdu.

Müjdat Gezen gibi "Aslında Aziz Nesin kriterlerine göre yüzde 60 çıkması gerekirdi" diyerek, AK Parti’ye oy veren herkesi aptal yerine koymuyor elbette.

Yani...

Ne Bekir Coşkun gibi "göbeğini kaşıyan adam" diyor, ne de Yılmaz Özdil gibi "bidon kafa!"

Adı lazım değil o kadın romancı gibi, "Neyse ki Egeliler balık yiyor da seçeceği partiyi biliyor.." diyerek, AK Parti’ye oy verenlerin beyinsizlikle malul olduklarını da ihsas etmiyor.

Şunu demeye getiriyor sadece: Hepiniz İdris Naim Şahin’siniz.

Çünkü...

İdris Naim Şahin’in Uludere (Roboski) hakkındaki sözlerinin, "AKP’nin bilinçaltı"nı dermeyan ettiğini söylüyor.

Diyor ki: "Bakan olması bir yana, böyle bir ’adam’ olması dahi şaşırtıcı. Ama öbür düzeye inince, durum hiç de böyle görünmüyor. Oradaki insanlar açısından burada ’gaf’ gibi görünen şeyler, hayatın normal dokusunu oluşturuyor.."

Öyle afaki konuşmuyor tabii. Çok çarpıcı, çok bilimsel örnekler de dercediyor:

Adamın biri kahvede ayağa kalkmış (İdris Naim Şahin için) "Bu millet onu seviyor" demiş.

Bu da "genel durumu" yansıtıyormuş.

Bu adamın, dahası bu AK Partili prototipin dünyası da "Bizim amca oğlu vardı. Askerde Mardin’i seçti. PKK vurdu, öldürdü çocuğu.." kadarmış.

Murat Belge’nin dünyası ne kadar geniş peki?

Bir bakanın bir ifadesinden hareketle bütün bir AK Partilileri töhmet altında bırakmakla, "Kürt sorunu"nu, "amcaoğlumu askerde vurdular"a indirgeyen adamın yaklaşımı arasında çok mu fark var?

Murat Belge aklı sıra Sayın Başbakan’la da kafa buluyor: "Genel durum böyle olunca, belli ki Başbakan’ı da ilgilendirmiyor. Zaten Başbakan da, ara sıra ’Acaba yanlış mı yaptım’ diye soran bir kişi değil – ancak dili sürçebiliyor..."

İyi de, senin dilin maşallah sürçmüyor bile!

"Türkiye, beğenmediğimiz yönleri olabilir ama ne İran’dır, ne de Malezya filan.

(...)Türk Ordusu ve burjuvazisi omurgası olan kurumlardır. Laikliği korur. Bu ülkeye Ayetullahlar filan gelemez..." lafını kaç kez yüzüne vurdum; dilim sürçtü bile demeye neden tenezzül etmedin?

Pardon?!..

"Şeriat Gelmez, Ordu Güvencedir" ara başlığı altında Gazeteport’ta yer alan mahut ifaden dil sürçmesi değil miydi?

"Bilinçaltının" ifadesi miydi yoksa?

Sen kalk TSK’nin AB, Kürt sorunu, Ermeni soykırımı iddiası, Kıbrıs gibi son derece netameli meselelere bile burnunu sokmasına demokratik gerekçelerle karşı çık; iç siyasete taalluk eden bir meseleye gelince TSK’nın laikliğe duyarlı burnundan medet um!

Bu nedir?

Daha doğrusu bu nasıl bir bilinçaltıdır?

Bir de, "Militarist Modernleşme" adlı kitabında, "Şimdiye kadar Kemalist milliyetçi ideolojinin elitizm ve pozitivizm yüklü militarizmiyle geldik. Bunun yerini daha aşağıdan yukarıya olduğunu söyleyebileceğimiz bir ’İslami militarizmin’ alması büsbütün imkânsız mı? Bence pekala mümkün.." diyorsun.

Malum eşhasın "sivil dikta" martavalını çağrıştıran "İslami militarizminden" bahsetmeden evvel, kendi bilinçaltında yuvalanmış militarizmle hele bir yüzleş bakalım.

Taraf’taki dünkü yazısında Orhan Miroğlu ne güzel demiş: "Hrant’ı anmaya gelen elli bin kişi, nasıl olur da Ergenekon’u yani Hrant’ın gerçek katillerini bir defa dahi ağızlarına almadan yürür diye bilimsel ve akademik bir merak duymadılar. / Şimdi oturmuş Müslümanların bilinçaltını yazıyorlar.."

Şu satırlar da aynı yazıdan: "Müslümanların vicdanını mola vermeden soluk soluğa sorgulayıp duruyorsunuz da, Kemalistlerin ve en büyük katliamlara, cinayetlere hedef olmuş Kürt halkını yönetenlerin vicdanına dönüp neden bir çift söz söylemiyorsunuz?.."

Sayın Başbakanımız da Orhan Miroğlu’nun "Uludere" konusundaki öneri ve eleştirilerine kulak vermeli.

Sevgili Miroğlu, "Müslümanlar ve üç seçimdir oy verdikleri partiyi alın bir tarafa koyun, Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesinden geriye ne kalır Allah aşkına?" diyen, diyebilen adamdır.

Orhan Miroğlu candır, vicdandır.

Salih TUNA / YENİ ŞAFAK





1120 LİRA TAKSİTLE DAİRE!

2B PASTASINA GÖZ DİKTİLER

DÖNÜŞÜME MADDİ DESTEK VERİLECEK

ÖZEL UÇAĞIYLA GİTTİ, YARIMSAATTE ALDI GELDİ

TAPUDAİRESİNE GİTMEDEN ÖDEMENİZİN YAPILDIĞINDAN EMİN OLUN!

SEDA SAYANDAN SOSYALSORUMLULUK PROJESİ !

KENTSEL DÖNÜŞÜM’DE GERİDÖNÜŞÜM FIRSATI!

GEBZE-İZMİR OTOYOLUNA FİNANSMAN BULUNDU

İSTANBUL FİNANSMERKEZİ 150 BİN KİŞİLİK İŞ YARATIR

MARMARA EVLERİ 3′ÜN MAĞAZALARISATIŞTA

GRAND KANYONEVLERİ’NİN REKLAM YÜZÜ ERTUĞRUL SAĞLAM

BEYKENT PINAR EVLERİ’NDE 99 BİNTL’YE!

SÜRDÜRÜLEBİLİR BİRGELECEK İÇİN: GÖLMAHAL VİLLALARI

İSTANBUL’A 55 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GELİYOR

DÖNÜŞÜM’DE60 GÜN 5 AYA UZAYABİLİR