HASAN PULUR 10 OCAK GAZETECİLER GÜNÜ'NÜN TARİHİNİ YAZDI

“10 Ocak” Çalışan Gazeteciler Günü'ymüş, gazeteciliğimizi hatırladık, hele “10 Ocak”ı çok daha iyi hatırladık.

Gazetecilik ve cemiyet...

Belirli günleri, haftaları isimlendirmek iyi oluyor. Mesela “10 Ocak” Çalışan Gazeteciler Günü’ymüş, gazeteciliğimizi hatırladık, hele “10 Ocak”ı çok daha iyi hatırladık.
Neden “10 Ocak?”, neydi “10 Ocak?”
* * *
“27 Mayıs”ı yapan askerler son gün bir kanun çıkardılar, çalışan gazetecilerle, gazete patronlarını ilgilendiren kanun: 212 sayılı kanun...
Kanunun iki maddesi patronları çok kızdırdı.
Bunlardan biri, ödemede aylık gecikme olursa patronlar günde yüzde 5 gecikme cezası ödeyeceklerdi.
İkincisi ise, gazeteci istifa ettiği takdirde kıdem tazminatı alacaktı.
* * *
Patronlar çok kızdılar, gazetelerini üç gün kapadılar, görün der, gibi...
Gazeteciler de karşı atağa geçtiler.
Yürüyüş yaptılar ve kendi gazetelerini kendileri çıkardılar.
Mükerrem Sarol’un “Türk Sesi” matbaasıyla anlaştılar, orada basacaklardı, “sermürettip Haydar Usta” yardıma hazırdı, bayilerden biri dağıtımı kabul etti...
* * *
Hani asker çatışmayı niçin kaybettiklerini anlatırken “önce cephanemiz yoktu!” deyince kumandan susturmuş:
“Gerisini söylemene gerek yok.”
Gazetecilerin hali de buna benziyordu, kağıt yoktu.
Kağıt nerede vardı?
Çırağan’daki şeker deposunda...
Hal Müdürü “Binbaşı Turgut Bey: Nasıl konuşacağız?”
Deniz Yedek Subay Teğmen Orhan Peksayar devreye girdi, depo açıldı, bobinler alındı, gazete basıldı.
* * *
Sonra da “Babıali” yürüyüşü başladı.
Cağaloğlu’ndan vilayete kadar.

Hasan Pulur'un yazısının tamamı için tıklayın