GAZETECİ BURHAN AKDAĞ BABALAR GÜNÜ'NDE KIZIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEYİNCE EŞİ MÜGE ANLI'YA İSYAN ETTİ!.."YETER ARTIK,KIZIMI İSTİYORUM"!..

Babalar gününde her gelen telefonun öbür ucunda kızım Lidya'nın sesini duymak için bekledim ama nafile. Teşekkür ediyorum hayatımın en iğrenç pazarını sayende yaşadım müge hanım, sizden başka türlü bir harekette beklemek yersiz olurdu sanırım...

Müge Anlı'nın televizyon ekranlarında eşi hakkındaki şikayetlerine Magazinman.com sitesinden yanıt veren Burhan Akdağ, babalar gününde kızıyla görüşmesine engel olduğu için Müge Anlı'ya yüklendi.



Yeter artık!

Kanal D ekranlarından üç aydır hakkımda söylemediğin kalmadı... Yıllarca ne kadar iyi bir baba, ne kadar müşfik bir koca olduğumu yine aynı ekranda anlata anlata bitiremediğin ben, ne oldu da bir anda "potansiyel katil zanlısı ve hırsız" oldum. Bu hırs nedir, nereye kadar sürecek hiç vicdanın sızlamıyor mu? Adımı karalamaya çalışma 25 yıldır dürüstlüğüm ile anıldım öyle anılacağım. Sakın beni konuşturma! Üstelik birlikte oturduğumuz levent´teki evi apartopar boşaltarak adeta soyarak taşıyan, kızım Lidya´yı benden köşe bucak kaçıran kim ! Yani bu birliktelikte bir hırsız varsa oda sensin. Dünya´nın her köşesinden topladığım evimden çaldığın eşyalar şimdi bir depoda çürüyor..
"Boşanmak istiyorum, boşanamıyorum" diyerek ekranda bas bas bağıran sensin. Boşanmak isteseydin çoktan boşanırdın. Sen boşanmak istedin de, ben mi engel oldum? İnsanlara da benim boşanmamak gibi bir uğraş içinde olduğu empoze etme lütfen. Bu evliliğin bir an önce bitmesini senden daha çok istiyorum. Şu bir gerçek ki, seninle göz göze gelmek, hatta adımın seninle birlikte anılması dahi beni artık rahatsız ediyor.
Nedenini sen çok iyi bilirsin...
Çünkü ben senin gibi "Vicdansız" değilim. Sen çocuk sevgisi, baba sevgisi nedir pek bilmezsin. Bilseydin, Lidya'yı âşık olduğu babası ile görüştürmemek için uğraşmazsın... Sen baban ile 14 yılda 4 kez görüşmüş olabilirsin, ancak Lidya'm babasından hiç ayrılmayacak. Ayırmayı da başaramayacaksın.!Ben hazırım, eğer boşanmak istiyorsan birlikteliğimiz sırasın da aldığımız malları paylaşalım, kızımı alayım sana uğurlar olsun. Dilediğin, özlediğin bir yaşam tarzını sürdürebilirsin. Kimse sana ayak bağı olmaz merak etme.. Lidya ile ilgili bu satırları okuduğunda köpürdüğünü çok iyi biliyorum. Sakın ha Lidya'ya senin baktığını kimseye anlatma komik olursun, "Kızıma benim baktığımı herkese her fırsatta ekrandan anlatmıştın sakın unutma unutma!" üç aydır benimle görüştürmediğin kızımı babalar gününde bile babasından mahrum ettin.İşte sen gerçekte böyle bir annesin. Ekran da ise kızına düşkün rolü yaparak milyonları nasıl kandırmaya devam et..
Aslında boşanmak istediğinden de emin değilim. Sanıyorum ekranda böyle konuşarak reyting almayı amaçlıyorsun. Çünkü Türk insanı mağduru sever, kollar ve sayar. Ekranda sürekli mağduru oynayarak izleyenlerin vicdanı ile oynuyor; bunu reytinge çevirmeye çalışıyorsun. Son zamanlarda hakkında çıkan yazıları sanırım okumuyorsun.. Şunu da unutma 1993'den 2007 Mart'ına kadar... 14 seneyi yaşanmamış sayarak her şeye yeniden başladım. Cennet gibi dünyada, zaman zaman cehennemi yaşamak buymuş, seninle birlikte olmakmış bunu öğrendim. Sana bir konuda çok teşekkür ediyorum, kızım Lidya'yı doğurduğun için. Ancak ona Müge adını koyduğum için, şimdi çok pişmanım, Ama şunu da bil kızıma hiçbir zaman ilk adı ile seslenmeyeceğim. Ben elimi, yüzümü beynimi ve son olarak kalbimi adeta cif ile yıkadım. Senin ile ilgili hiçbir iz dahi bırakmadım. Yolun açık olsum, umarım çok daha başarılı olur, senin sık sık söylediğin gibi "Türkiye'nin en çok konuşan üç kadınından biri değil, dünyanın en çok konuşulan kadını" olursun. Benim Vicdanım çok rahat ya senin ki ! hanımefendi
Babalar gününde her gelen telefonun öbür ucunda