ENGİN ARDIÇ AYDIN DOĞAN'IN KIZI ARZUHAN YALÇINDAĞ'A SESLENDİ: "PEDERİNİZE SÖYLEYİNİZ!.." ARDIÇ, YALÇINDAĞ'DAN NELERİ BABASINA İLETMESİNİ İSTEDİ?

Sabah yazarı Engin Ardıç, "kızım sana söylüyorum babası sen anla" hesabı TÜSİAD Başkanlığı'nı devretmeye karar veren Aydın Doğan'ın kızı Arzuhan Yalçındağ'a seslendi.

Haklısınız hanımefendi


Görevini Ümit Boyner'e devretmek üzere bulunan TÜSİ- AD başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "demokrasi ipine sıkı sıkı sarılalım" demiş...
Haklısınız hanımefendi... İstanbul sermayesinin, Anadolu sermayesi karşısında pabucun pahalı olduğunu görünce aklını başına toplaması bizi de sevindirdi.
Lakin, bu vecizeyi, sebeb-i hayatınız, pederiniz beyefendiye de söylediniz mi?
Sık sık görüşüyor musunuz, bayramlarda elini öpmeye mi gidiyorsunuz bilemem ama, yüzüne karşı mutlaka söyleyiniz.
Örneğin önümüzdeki 28 Şubat günü baba evine yapacağınız bir ziyaret bu açıdan hayırlara vesile olabilir... Anlamlı bir gündür bu!
Pederiniz beyefendinin, devrin koalisyon hükümetinin devrilmesine "çanak" olmayı kabul ettiği günün yıldönümü...


AYDIN DOĞAN KARANLIK GÜÇLERLE KUMPAS KURUYOR!
Elini öpüp hayır duasını aldığınızda, sevgili babacığınızın kulağına "güçlü hükümetlerden kurtulmak için karanlık güçlerle kumpas kurmaya çalışmanın demokrasiye aykırı olduğunu" da fısıldayınız!
Sonra da onu iki yanağından öpünüz.
Kelkit gelenekleri arasında "çocuk lafı dinlemek" var mıdır bilmem ama, ola ki etkilenir...
Etkilenir de, bir daha Anayasa'yı çiğneyen Anayasa hukukçularını desteklemez...
Darbecilerin yargılandığı davaları "sulandırmak" için kasıtlı ve taraflı yayın yapmaz...
Sizin kursağınıza soktuğu lokmayı (ve çok daha fazlasını) kazanmak için de, sahip olduğu yayın organlarını "gerici hükümetle arslanlar gibi mücadele eden Atatürkçü medya" ayağına yatırmaz...
Pardon, argo kullandım, siz hiç duymamışsınızdır, yüksek sınıf üyeleri bilmezler böyle şeyleri.
Eski kamyon sürücülerine ve yedek parçacılara sorun, belki onlar size tercüme ederler.
Hanımefendi, geçen günkü konuşmanızda, "işçilerin demokratik beklentileri olduğunu" da belirtmişsiniz.


YUNAN HÜKÜMETİNE Mİ YANDAŞ OLMUŞUZ?
Haklısınız... Pederiniz beyefendiye rakip yayın organlarında çalışan basın işçilerinin de bu yönde beklentileri var...
Örneğin biz, pederiniz beyefendinin istihdam ettiği tetikçiler tarafından hakarete uğramamayı arzularız. "Hükümetle kavga etmeyen, hükümete düşmanlık gütmeyen" basın emekçilerine "yandaş" yaftasının yapıştırılması demokrasiye uygun değildir.
Pederinize söyleyiniz, yandaşlık kavramının bir tür "ağır suç" olarak gösterildiği sözkonusu hükümet de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'dir.
Hani, sanki Yunan Hükümeti'ne yandaşlık ediliyor gibi bir hava yaratıldı da, o bakımdan yani...
Pederinize söyleyiniz, adamlarına, "bazı arkadaşlarının onların fikirlerinden daha değişik bazı fikirlere de sahip olabileceklerini" anlatsın ki demokrasi yönünde adım atılsın.
Adamlarına, kendi gönlünden kopmayan ücreti başka patronların verebileceğini, diğer patronların işçilerinin kazandıkları yövmiyeyi kıskanmanın "ayıp" olduğunu da mutlaka öğretsin! Adamlarının para açısından sıkıntıları varsa, bunu bize saldırarak değil, pederinizle ya da yöneticileriyle görüşerek çözsünler.
Pederiniz beyefendiye "küçülmeye karar verdiği" yayıncılık hayatında uzun ömür, size de "bundan sonraki çalışmalarınızda" başarı ve mutluluklar dilerim hanımefendi...


Engin Ardıç/SABAH